Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

Adı Gökhan

Ankara Çankaya’da, hatırı sayılır büyüklükteki bir marketin önünde, elinde tuttuğu poşetin içindeki çakmak ve mendilleri satmaya çalışan bir adam var. Dilenmiyor; sadece üç beş kuruş para kazanmaya çalışıyor. Adı Gökhan…

Ben de alışverişi genelde o marketten yaptığım için, Gökhan’ı her gördüğümde kâğıt mendil alıyorum; bazen de bir şey almadan beş, on lira veriyorum. Her seferinde de biraz laflıyoruz. Genelde işlerin kesat olduğundan dert yanıyor. Geçen hafta Gökhan’la yine karşılaştığımızda, biraz mahcup bir şekilde bana şunları söyledi:

-- “Abi, senin evde giymediğin montun var mı? Benim üstümdeki ince, fermuarı da bozuk, bu havalarda üşüyorum biraz.”

Ankara’nın kış aylarındaki ayazını herkes iyi bilir. Benzer şekilde, bu sözlerin insana neler hissettireceğini “vicdanı” olanlar da iyi bilir.

-- “Senin kalıp benimle aynı, giysene sen şunu bakayım, olur sana bu...”

Onu daha iyi tanımak için konuşmayı biraz daha uzattım:

-- “Kaç yaşındasın sen? İşin gücün yok mu senin? Evli misin? Çocuğun var mı?”

-- “Abi, ben 36 yaşındayım. Evliyim; iki çocuğum var. Siteler’de (mobilya sanayi) boyacıydım. Mesleğim var yani. Ama son bir yıldır işsizim. Suriyeliler Türkiye’ye gelip çok ucuza çalışmaya başladıktan sonra birçok arkadaşım işten çıkarıldı. Üzerine bir de Covit 19 salgını başlayınca ben de işten çıkarıldım. Benim gibi çok insan var böyle.”

-- “Hanım çalışıyor mu senin? Sen nasıl geçiniyorsun peki iki çocukla?”

-- “Hanım da çalışmıyor. Bunları satarak günde 100, 120 lira kazanıyorum, o kadar. Çok aradım iş, ama bir türlü bulamadım.”

Kıymetli okuyucularım, Gökhan’ın durumunda olan Türkiye’de birçok insan var, ülkemizin şartlarını az çok hepimiz biliyoruz. Bizim yaptığımız yardımlar ise, onlar için sadece küçük bir destekten öte maalesef gidemiyor. Bu tür sorunların nihai çözüm adresi ise pek tabii ki devlettir.

Her şeyden önce, devleti yönetenlerin Suriye politikasını tekrar gözden geçirmesi yerinde olacaktır. Devletin denetimleri sayesinde ucuz işçi çalıştırılması önlenebilirse, hem Suriyeli vatandaşların ucuz ücretlerle sömürülmesi engellenecek, hem de bizim Türk emekçilerimiz haksız rekabetle karşı karşıya kalmayacaktır. Sizi bilmem ama, her Suriyeli vatandaş yüzünden benim Türk işçimin işsiz kalmasını ben şahsen kabullenemiyorum.

Aklınıza şu soru gelebilir. Madem bu kadar işsiz var, neden bizim işsizlik oranları önemli boyutlarda artmıyor? Hatta TÜİK verilerine göre, 2020 yılı Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre işsizlik oranı 0,4 puan azalarak %12,9 gerçekleşmiş. Size sadece şunu söyleyeyim: Eğer Gökhan arkadaşımız son bir ay içinde Türkiye İş Kurumu’na işsizlik başvurusu yapmamış ise, “işsiz” statüsünde yer almayacaktır. Sizce Gökhan’ın bu pandemi ortamında böyle bir başvuru yapmış olma olasılığı nedir?

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar