Ordu
DOLAR12.4052
EURO13.9914
ALTIN715.05
Av. Cansın ÖZEL

Av. Cansın ÖZEL

Mail: [email protected]

AĞIR ELEŞTİRİ

Bu aralar malumunuz siyasilere ağır eleştirinin sınırları tartışılıyor. Oysa ki; bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin görüşü tartışmalara son verecek nitelikte ve oldukça net.

AİHM ‘nin Erbil Tuşalp/TÜRKİYE kararında, konuya ilişkin olarak:

“…kabul edilebilir eleştiri sınırlarının özel şahıslarla kıyaslandığında siyasiler açısından daha geniş olduğu…” denmektedir.

Ve yine ifade özgürlüğünü en ayrıntılı biçimiyle ele alan 1976 tarihli AİHM’nin ünlü  Handyside kararında:

“… İfade özgürlüğü, 10. Maddenin sınırları içinde, sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenmeye değmez görülen “haber ve düşünceler” için değil, ama ayrıca Devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğinin gerekleridir; bunlar olmaksızın demokratik toplum olmaz…” denmek suretiyle ifade özgürlüğünün toplumun sadece bir kısmının ya da çoğunluğunun takdir ettiği fikir ve düşünceleri değil; esas itibariyle toplumu büyük ölçüde rahatsız eden, çarpıcı, şoke edici, (ve hatta) incitici fikirleri korumayı amaçladığı açıkça ifade edilmiştir.

Diğer bir deyişle, siyasiler açısından “özel şahıslara” kıyasen, eleştiri sınırlarının daha geniş yorumlanacağı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince kesin olarak belirlenmiş olup; bu kararlar zannedildiğinin aksine ülkemizi ve hukuk sistemimizi bağlamaktadır.

Yani: “Avrupa’dan bize ne!” deme lüksümüz yok. Zaten halihazırda Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları neticesinde çoğu zaman tazminat ödemeye mahkum ediliyor. Tüm bu tazminatların hepimizin ödediği vergilerden karşılandığını da bu noktada hatırlatmakta fayda var.

Bu yüzdendir ki, siyasiler rahatsız olsalar ve katılmasalar dahi, ağır eleştirilere tahammül göstermek ve düşüncelerinden dolayı kimselerin soruşturulup/kovuşturulmayacağını kabul etmek durumundalar.

Zira bu, siyasilerin sürekli dillerinden düşürmediği “demokrasi”nin de olmazsa olmazıdır.

Bu sebeple, şahsi fikrim ülkemiz siyasilerinin de bu konuda daha toleranslı olmaları gerektiği yönünde.

Bilinmelidir ki; bir siyasi için en büyük tehlike, çevresindeki goygoyculardır.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar