Ordu
DOLAR13.8231
EURO15.6178
ALTIN790.63
Mümin SARI

Mümin SARI

Mail: [email protected]

Altyapı gerçeği

Futbolcu üretiminin fabrikası anlamında kullandığımız altyapı, üretim tarzının yapılanmasının değer bulduğu ya da ifade edilmesinin anlamıdır. Sporun bütün dallarında yerli üretimin daha başka deyişle kendi sporcusunun yetiştirilip yarışma ortamında mücadeleye katılımın en düşük maliyette ifade edilmesidir altyapı gerçeği. Özellikle futbol endüstrinin olağanüstü pahallılaşması bu yapının öneminin daha da ön plana çıkmasının ön koşulu olmuştur. Her platformda alt yapının çok önemli bir olgu olduğundan bahsedilir. Fakat bu tanım doğru dürüst gerçek anlamda ülke gerçeğinde yerini almadığını birkaç takımın bu noktada çok gerçekçi olmasa da çaba gösterdiğini görmek mümkün. Şu artık yadsınamaz bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır ki; özellikle ekonomisinin kendi iç dinamiği ile hareket etmeyen ülke, şehir ve takımlarının kesinlikle bu yapıyı harekete geçirmek zorunda olmalarını artık anlamak durumundadırlar. Zamanın değişen koşullarını anlayıp algılayamayan ve bu değişime göre planlama yapamayan kulüplerin ekonomik durumları artık saklanamayacak kadar açıkta çıplak kalmışlardır. Ülkemizin futbolda lokomotifi olan büyük kulüp dediğimiz kulüplerden başlayarak için de bulundukları ekonomik çöküntüyü ne yazık ki görmenin acısını çekmekteyiz. Bu konuda defalarca yazı yazılmasına ve olumsuz örnekleri görmemize rağmen sonucun ortada duruyor olması kulüp yönetenlerimizin hala hiçbir şey yokmuş gibi davranması işin diğer bir acı tarafını oluşturuyor. Etrafımızda o kadar çok kötü örnek var ki; hangisinden bahsedelim. Defalarca söyledik ve yazdık fakat gene değişen bir şeyin olmadığını görüyor olmakta üzüyor insanı.

Bir kere daha yazmak istiyorum ki; alt yapı örgütlenmemiz olmadığı sürece bu hüsranları çok daha defalarca yaşayacağız. Alt yapı dediğimiz şeyin bir üretim merkezi, yetiştirme alanı olduğundan hare ketle gerekli tarlaları oluşturmak başlamalıyız. Bu ilimizde çeşitli platformlarda bu gerçek her defa dillendirilir ve tek çözüm kaynağının da alt yapıdan geçtiğini teorik olarak söyleriz. Bu gün geldiğimiz noktaya baktığımızda, hep boş konuşmuş olduğumuz sonucu ortaya çıkmıştır. Yani ‘kral çıplak’ saklayacak bir şeyimiz kalmamıştır. Bu ülkede, bu şehirde futbolun bir oyundan öte bir endüstriyel olgu olduğunu düşünen yönetenlere ihtiyaç olduğunu büyük harflerle söyleyip uygulamaya geçmemizin zamanın çoktan geçtiğini, zararın neresinden dönülürse kar sayılarak harekete geçilmeli diyorum. Bunun ilimiz özelinde yansımasının da bir an önce ortaya çıkmasını somut adımların atılma sının bugünden başlayarak atılması gerektiğini üstüne basarak yazmak istiyorum.  Alt dediğimiz terimin gerçek anlamda hayata geçirilmesinin ön koşullarının devlet tarafından yapılıp kulüplere bu ortamın hazırlanması gerekmektedir. Özellikle olmazsa olmazı olan antrenman ve maç alanlarının yani futbol sahalarının yapımının ve bu sahalarda yetiştirilmeye aday oyuncuların fiziki yaşam şartlarının oluşturulup kulüplerin kullanımına hazırlanması lazım. İlimiz(merkez) ölçeğinde baktığımızda karşı yaka spor kompleksinde bulunan iki saha ile ancak müsabaka sorununa çözüm getirilmiş olundu. Fa kat biz eğer alt yapı yapalım ve bu gerçekle büyüyelim diyorsak en asgari şartlarda takım sayısının dörtte birini kapsayacak futbol sahalarına ihtiyacımızın olduğunu bilmeliyiz. Bu gün mevcut futbol alanlarından dört tane daha olmalı ki; birazcık olsun nefes alınsın. Eğer yatırım yapmazsanız kazanamaz küçülür kaybolursunuz. Dünyayı yeniden keşfetmenin gereği de olmadığı açık. Bu işin doğrusu nu yapan örnekleri doğru uygulasak bile bu bataktan çıkabileceğimizi düşünüyorum. Bu doğrultuda gerçekçi ve planlamacı olunması gerekmektedir. Ülkemizde bu gerçeğe uygun olarak yapılanmasını yapan birkaç örnekte yok değil, örneğin İzmir Altınorduspor Kulübü bir şahsın bu noktalara getirdiğini düşünürsek bir ilde böyle bir sorunun halledilememiş olunması gerçekten çok önemli bir ayıp gibi duruyor bence. Gene üstüne önemle basıyorum ki; yönetenlerin çağı hiçbir biçimde izlemeden de den kalma çözümlerle meseleyi halledebileceklerini zannedip bu kadar sorunu biriktirmişlerdir. Her şeyde olduğu gibi futbolcu ve diğer branşlarda ithalatın önceliği bizi üretmez miras yedi bir yapıya mahkûm etmiştir. Hani bir gerçek vardır ‘hazıra dağlar dayanmaz’ işte sporda da deniz bitti, daha neyimiz kaldı ki; satacak. Bütün spor kulüplerimiz, ülkemiz gibi gırtlağımıza kadar borç batağı içinde iflasın içine düşmüş imdat diye bağırıyorlar. İMDAT ALT yani Ü R E T İ M…

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar