Ordu
DOLAR15.9211
EURO16.8833
ALTIN944.93
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

reader

Aman Dikkat!!! Yap İşlet devret

Değerli okur;

Şu, “Yap İşlet Devret” (*) modeli epey zamandır, Türkiye gündeminin ilk sırasında.

Önce, biliyorsunuz Şehir Hastaneleri ile medyanın gündemine geldi.

Bendeniz, 12 Mart Çanakkale otoyol ve köprüsüne gelmeden, bunun tarihi süreci içinde, ne zaman başladığına bir göndermede bulunarak başlayacağım.

Bizde, yani Türkiye’de ilk yap işlet devret modeli İstanbul Gezi Parkı arazisinin bir bölümü ayrılarak yapılan 500 yataklı 5 yıldızlı Hilton Oteli’dir.

Bugünkü gençler hatırlamazlar; o zaman ki (1952-55) söylem, ABD’li Hilton Ailesi 10 yıl süre ile Hilton Oteli’ni yapıp işletecek daha sonra (küçük iştirakçisi) Emekli Sandığı’na işletme hakkını devredecek!

Nitekim İstanbul Hilton, Emekli Sandığı’na -yıllar içinde- devredildi. Otel özelleştirme kapsamında 2005 yılında Doğan Medya Grubu patronu Aydın Doğan’a 256 milyon dolara satıldı.

Dikkat ettinizse bu modelde, şu kadar müşteri, şu kadar hazine garantisi yok.

Paran varsa yap, işlet, devret!

***

AKP, bu sistemi tam bir yaşam seçeneği olarak sundu.

Birkaç yerli işbirlikçi, pardon sermaye grubu, dünyada ortak arayışına giriyor; ve sonunda tak tak “devlet” kapısını çalıyor.

Yol mu, köprü mü, hastane mi yapmak istiyorsunuz, ben talibim!

Yalnız, yabancı ortaklarım yatırımlarının güvencesi olarak; “Londra Mahkemeleri yetkilidir” ibaresinin sözleşmeye konulmasını istiyor.

Nitekim prosedür böyle, böyle işliyor, işletiliyor.

Gel gelelim, 12 Mart Çanakkale Köprüsü… Günlük 45 bin araç garantili! Şu an bu sayıda bir araç geçişinin olmayacağı, olamayacağı -Afyon’daki Zafer Havaalanı örneği, gibi- Hazineye büyük bir yük getireceği varsayılıyor.

***

Erenler:

Siz varsayılıyor dememe bakmayın, lafın gelişi öyle!

Dahası, hazine garantili bu fazladan ödemelerin, cebinizden alındığından haberiniz olmayacak; hele hele nereye, hangi yap, işlet, devret modeline gittiğini gideceğini zinhar bilemeyeceksiniz.

***

Yıllar yıllar önce eli kalem tutan bizler, Devletin (siz hükümetlerin okuyun) borçlanma politikasını eleştirirken; “bu borcu sadece çocuklarımız ödemeyecek, onların çocuklarının çocukları da ödemeye devam edecek, şerhini not düşerdik.

Şimdi tüm bunlar unutuldu:

“Borç yiğidin kamçısıdır” diyenden geçilmiyor.

Benim anam “oğlum, ayağını yorganına göre uzat” derdi.

Bir, bir de “el parasıyla şeye girilmez” derlerdi.

Öğüt, öğüt, öğüt!

Türk dilinde ne de çok “öğüt” var…

Yaz yaz bitmiyor!

***

MEDYA NOTU:

Türkiye çok hızlı bir şekilde tarım politikasını gözden geçirmek zorunda.

Gıdaya ulaşmak, bu savaş ortamında zor.

Herkes buğday ambarlarının kapısını kapattı, kapatıyor.

***

 

(*)Telekom ve Tank Palet Fabrikası gibi özelleştirmeler bu konunun dışındadır.

 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar