Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Artıyor ama yine de yetersiz…

Son 6 ayda sendikalı işçi sayısında artış olmasına karşın, sendikalaşma oranı hala Avrupa ülkelerinin hayli gerisinde.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın “2021 Ocak ayı İstatistiklerine” göre Temmuz 2020’den bu yana geçen 6 ayda toplam işçi sayısı 14 milyon 251 bin 655’ten 14 milyon 371 bin 96’ya, sendikalı işçi sayısı da 1 milyon 946 bin 165’ten 2 milyon 69 bin 476’ya yükseldi. Sendikalaşma oranı da yüzde 13.66’dan yüzde 14.44’e çıktı.

Sendikalı işçi sayısındaki artış, yıllardır kanayan bir yara olarak ortada duran taşeron işçilerin kadroya geçirilmesinden kaynaklandı. Son 6 ayda 123 bin 311 taşeron emekçisi belediye, sağlık, büro-eğitim iş kollarında etkinlik gösteren sendikalara üye oldu. Böylelikle bu iş kollarındaki sendikaların üye sayısında göreceli artış sağlandı.

Yüzde 13.66’dan yüzde 14.44’e yükselen sendikalaşma oranı olumlu olmakla birlikte yine AB ülkelerinin gerisinde. Avrupa’da sendikalaşma oranı yüzde 20 ile yüzde 25 arasında değişiyor. Türkiye, yüzde 14.44 ile ligin alt sıralarında yer alıyor.    

 Yüzde 35 düzeyinde olan merdiven altı kayıt dışı istihdamın yoğunluğu, patronların sendikalaşmaya “öcü” gibi bakması, örgütlenmeye çalışan emekçinin 4857 sayılı yasanın 25. maddesine göre disiplin kurulu kararı ile ahlak kurallarına aykırı eylemde bulunduğu gerekçesiyle haksız bir şekilde tazminatsız işin son verilmesi, sendikaların üye yapmada tembel davranması sendikalaşmanın önündeki en büyük engel. Patronlar, son günlerde iyiden iyiye yaygınlaşan Kod-26 uygulaması ile işyerlerinde örgütlenmeye çalışan emekçiyi, kıdem tazminatı ödemeden kapının önüne koyuyor. İşini yitiren işçiye Kod-26’dan ötürü yeni çalışma alanı da kapanıyor. Ne yapsın ekmeğini, aşını yitiren emekçiler?

Bu haksız ve acımasız uygulamanın en yalın örneği,  geçtiğimiz günlerde Çorum ve Gebze’de yaşandı. Metal işkolunda iki ayrı işyerinde çalışan işçiler, daha iyi ücret ve sosyal hak edinebilmek amacıyla DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş’e üye olmaya başladı. Ne var ki, işyerinde sendika görmekten nefret eden patronlar, Kod-26 uygulaması ile yani iyi ahlak kurallarına aykırı davrandığını öne sürerek disiplin kurulu kararıyla ekmeğinin peşinde koşan gariban emekçileri kıdem tazminatı ödemeden bir çırpıda kapının önüne bıraktı.

DİSK, her iki işyerindeki acımasız işten çıkarmaları günlerce protesto etti. İşçilerle birlikte Ankara’ya yürüyerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önünde seslerini duyurmaya çalıştı. Ne var ki hala olumlu bir sonuç alınamadı, patronun yaptığı yanına kar kaldı. Eğer bir işyerinde sendikalaşma hareketi başlıyorsa, işveren hemen Kod-26’ya sarılıyor emekçinin işine son veriyor.

Sendikalaşmanın önündeki en büyük engel, haksız işe son vermelere karşı Türk-İş, DİSK ve Hak-İş ortak tutum takınarak genişleme alanının önüne set çekmeli.

Anayasa’nın 51. maddesi  ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 87 sayılı sözleşmesine göre, sendikalaşma temel bir haktır. Önceden izin alınmaksızın isteyen her işçi sendikalara üye olabilir. İşçi bu hakkı rahatlıkla kullanmalıdır. Hiç kimse Anayasa’nın öngördüğü sendikalaşmayı engellememeli. 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar