Ordu
DOLAR9.5095
EURO11.0893
ALTIN546.2
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

AZ EŞYA ÇOK HUZUR

Yukarıdaki başlık daha sakin ve sade bir alanda yaşamanın insandaki iyileştiricisi etkisini özetleyen bir sözdür. Çoğumuzun evi ihtiyaç duymadığımız lüzumsuz eşyalarla doludur. Evdeki bu eşya kalabalığı yaşam alanımızda rahat hareket etmemizi engellediğinin çoğu kez farkında bile değiliz. Mevcut eşyaları üç kısma ayırarak fazlalıkları eleme yöntemini seçebiliriz.

Birincisi, mutlaka elimizin altında bulunması gereken faydalı eşyalar. İkincisi, bize kendimizi iyi hissettiren, güzel eşyalar. Üçüncüsü ise, bizde hatırası bulunan seçkin eşyalar.

Pekala neden en kıymetli yaşam alanlarımız olan evlerimiz özellikle mobilya işgali altında hiç düşündük mü? Cevap aslında çok zor değil. Tüketim alışkanlıklarımız bizi ‘’köleleştirdi’’.

Her köşeyi kapatmak için kullanılmış halılardan, kapı arkasına gizlenmiş eşyalardan, çekmeceleri dolduran abur cuburlardan, odayı küçük gösteren kaba aksesuarlardan, mutfak raflarını kalabalık gösteren tabaklardan kurtulamıyoruz. Oysa evimizi refah ve ferah bir yaşam sahasına dönüştürmek tamamen elimizde. Tüketim dünyasının bize sunduğu hayallerle, hayatın gerçeklerini ayırt edemiyoruz. Bilinçli tüketici değiliz. Bir malı satın alırken temel gereksinimi ön planda tutuyor muyuz? Kaliteyi, güvenliği, bütçeyi, sağlığı ne kadar araştırıyoruz? Yoksa yalnızca reklamların etkisinde davranış mı gösteriyoruz? Herkes bu belirttiğimiz tarifeye uygun olup olmadığına kendi karar versin.

Her bireyin tüketim alışkanlıkları farklıdır. Biri için 'olmazsa olmaz' bir tüketim maddesi, diğerinin ihtiyaç listesinde bulunmayabilir. Bu fark kişinin kazancı, kültürü, sosyal statüsüne göre değişebilir. Bu saydıklarımız içinde tüketimle bağlantılı tek unsur paradır. Alışveriş ve tüketim birbirini takip eder. Kazanç arttıkça, harcama alışkanlığı da aynı oranda yükselir. Günümüzde neyi, ne zaman, nerede pazarlama konusunda satıcı daha fazla söz sahibi. Artık çeşitli tanıtım araçları tüketiciyi eline geçirmiş durumda. Tüketici artık kolay bir lokma! Her gün tüketicinin tercihini belirleyen yeni taktikler geliştirmekte zorlanmıyorlar.

 

Bütçesine uygun seçimleri terk edip, alışverişlerinde genellikle markalara yaklaşan Türk tüketicisi gereksiz harcamalar bataklığına saplanmış durumdadır. Çünkü istatistikler, çoğu sefer ihtiyaçtan değil haz duygusuyla kazançtan bağımsız olarak aşırılığa gidildiğine işaret etmektedir. Arzuları dizginleyebilmek noktasında sağlam irade sergileyemeyenlerin, kredi kartı kullanımında kontrolsüz davranışları da bu duruma en büyük etkenlerdendir. Şuur, hayatın kabul görmüş gayeye uygun şekilde gitmesini sağlama çabasıdır. Hangimiz gerçekten bilinçliyiz? Reyonda öndeki ürünü mıncıklayıp, arkadaki ürünlerden birini almak mı bilinçli tüketici! 

*

Ürettiğimizden daha çok harcıyoruz. Tüketime iten bir medya sektörü var. Sadece maddeyi değil, insanı da tüketip çöpe atan bir toplum var. Yazık!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar