Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Bağ-Kur’luya var SSK’lıya yok

Günümüzde emeklilerin yeniden bir işte çalışması, ya da kendi işini kurarak çalışma yaşamında faaliyet göstermesi hayli yaygın.

Evinde oturup, torunu, eşi, dostu ile keyifli günler geçirmesi, seyahate çıkıp yeni yerler tanıması, muhannete muhtaç olmadan yaşamını sürdürmesi gereken emeklinin çoğunluğu günün koşullarına göre son derece düşük aylıklardan dolayı yeniden çalışma hayatına atılıyor.

Emeklinin ortalama aylığı bin 800 lira düzeyinde. 2 bin 20 lira olan asgari ücretin altında aylıkla geçinmeye çalışan yüz binlerce emekli var. Oysa açlık sınırı 2 bin 14 lira. Emeklinin neredeyse yüzde 80’nine yakını açlık sınırının altındaki aylıkla geçinmeye çalışıyor, daha doğrusu yaşamaya çalışıyor. Eşine, torununa gönlünce bir armağan alamamanın, harçlık verememenin ezikliğini, utancını yaşıyor.

Emeklilerden maddi durumu iyi olanlar sağlığı elveriyorsa kendi işinin başında bulunuyor. Ekonomik durumu kısıtlı olanlar ise başkasının yanında ücretli olarak çalışıyor. Kendi işini kuran emekli yetersiz aylıktan çok, kurulu düzenini devam ettirmek için faaliyetini sürdürüyor. Başkasının yanında çalışanlar ise emekli aylığının yetersiz olmasından ötürü zorunlu olarak ikinci kez çalışıyor.

Emekli olduktan sonra çalışanlar ya 4/B’li yani Bağ-Kur’lu olarak kendi işini kuruyor  işinin patronu oluyor, ya da bir işyerinde başkasının yanında 4/A statüsünde işçi, yani SSK’lı olarak çalışmaya devam ediyor.

Daha önce çıkarılan yasa uyarınca emekli olduktan sonra kendi işini kuranların, yani işinin sahibi olanların (Bağ-Kur’lu) aylığından yapılan yüzde 10 oranındaki Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesintisine son verildi. Doğal olarak bu statüdeki emeklinin aylığında otomatikman yüzde 10 artış oldu.

Buna karşılık emekliliğin ardından başkasının yanında ücretli işçi yani 4/A’lı (SSK’ya tabi) olarak çalışanlardan brüt ücretinin yüzde 7,5’i kadar SGDP kesintisi devam ediyor. İşveren de bu kişiler için yüzde 22,5 oranında prim ödüyor.

Bağ-Kur kapsamında çalışan emekliye üç yıl önce tanınan bu hak, SSK kapsamında çalışan emekliye tanınmayarak  ciddi ayrımcılık oluştu. Haksızlığa yol açan bu uygulama emekliler tarafından doğal olarak tepki ile karşılandı. Oysa onlar da bu haktan yararlansaydı düşük emekli aylıklarında bir miktar artış olacaktı. Nedense bu hak SSK emeklilerinden esirgendi.

Yasa ile kendi işini kuran, patron olan emekliler bir anlamda imtiyazlı hale geldi. Emekliler arasında oluşan ayrımcılığın giderilmesi, haksızlığın önlenmesi için başkasının yanında işçi olarak 4/A’lı SSK’ya tabi çalışan emekli adına ödenen SGDP uygulamasından da eşitlik adına vazgeçilmeli.

Bağ-Kur kapsamında çalışan emeklinin aylığından kesintinin kaldırılması ne denli olumluysa, SSK kapsamında çalışan emekliler adına hala prim ödenmesi o denli olumsuz.

Siyasi iktidar tarafında oluşturulan bu mağduriyet ve haksızlık yine siyasi iktidarca çıkarılacak yasa ile giderilmeli.  Önümüzdeki günlerde TBMM’ye gelmesi olası torba yasaya bu yönde bir madde eklenerek hoşnutsuzluk yaratan ayrımcılık rahatlıkla ortadan kaldırılır.

Eğer üç yıldır süren ayrımcılık ve farklı uygulama ortadan kaldırılmazsa SSK emeklisi daha mağdur olacak, yakınmalar sürecektir. Emekli arasında farklık yaratan uygulamanın ortadan kaldırılması aynı zamanda sosyal devlet olmanın gereğidir de.

Birine veriyor, diğerine vermiyorsanız en büyük haksızlığı devlet olarak siz yapmış olursunuz. Umarım, yerel seçimin ardından 23 Nisan’da çalışmalarına başlayacak TBMM’de bu konuda gerekli adımlar atılır. Tabii, öncelik hükümetin bu konuyu ele alıp, yasa tasarısı olarak Meclis’e sunması gerekiyor O yönde bir siyasi iradenin oluşması şart.

Öyle ya, hayat pahalılığından bunalan emeklilerden birine bu hak verilirken, diğerinin yoksun bırakılması hiç adil değil.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar