Ordu
DOLAR9.543
EURO11.1037
ALTIN549.53
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Banka 

Bizde banka denince, şemsiyeyi güneşli havada veren, yağmurlu havada alan anlaşılır.

Zor bir süreçten geçiyoruz, bir nefeslik kredi için musluklar açılmış. Tabii bizden çok uzakta bir konu…

Banka müdürü, “Vadeli hesabını bozma, ihtiyacın olan parayı kredi olarak verelim,” dedi. Krediyi aldık. Yüzde 30’u (nedense kullandırılmadı) hesapta kaldı, yüzde 70’ini aldık, kullandık. Bozdurmadığımız vadeli hesabımızın vadesi bitince aldığımız faizin tamamını, kullandığımız kredi faizine ödeyince akıllandık. 15 bin lira vadeli hesabın faizini, 5 bin liralık kredi yemiş bitirmişti.

Şimdi rahat rahat anlatıyorum: üç koyup, bir alacaksan paranı faize yatır. 

Böyle günlerde bankacı tanıdıklarıma -genellikle emeklilere-  sorduğum zaman aldığım cevap, : “Müşteriye, valizle getirdiği parayı şu fona yatır, kazanırsın diyoruz. Müşteri, inanın yılın sonunda sadece yatırdığı parayı alıp gidiyor. Tabii ki, enflasyon aldığını götürüyor." 

*** 

Bu konuya girmemin nedeni, Hazine ve Maliyeden Sorumlu Bakan Berat Albayrak’ın, “Devlet Bankaları kredi veriyor, özel bankalar vermiyor,” şeklindeki açıklaması oldu. 

Devlet bankası, adı üstünde sırtını devlete dayadığı için, görev zararına bir çizik çektirebilir, özel banka şemsiyeyi güneşli havada, yani, kâr varsa verir.  

*** 

Bir yabancı bankada müdür olan tanıdığımdan daha önce bahsetmiştim. Özel bankalar için şunu söylemişti:

“Hiçbir özel banka yüzde 6,5 -7 faize para bulup, bunu yüzde 1.9’a kredi olarak vermez, veremez; bu eşyanın tabiatına aykırıdır." 

*** 

Londra finans merkezi (bankerleri) yüksek faizle de olsa “kontrolsüz” para verip veriyor mu bilmiyoruz.

Postacı gibi kapıyı iki defa çalarsın, açmazlarsa IMF’ye gidersin…

IMF, banka değil “FON” toplama merkezi, biz oradan kredi alsak da alamasak da FON ortaklarındanız.

Banka müdürü tanıdığımızın anlatımı gibi söyleyeyim, IMF’den bugün istesek, yüzde 1.5 faizle para alabiliriz. IMF güvencesi ile gelen para “denetlenir!” Nerelere harcadığınızı, kalem kalem göstermenizi ister. Bir başka husus, IMF’nin önceliği “kemerleri sıkmak” politikasıdır. Kemal Devriş Türkiye’de zamanında bunu yapmıştır. AKP bugün onun ekonomide istikar paketinin sağladıkları üzerine oturmaktadır. 

*** 

Son olarak İhsan Altınel’in anlatımında…

Nezih Demirkent’ten önce Dünya Gazetesi sahibi olan İhsan Altınel, Ordu’ya geldiğinde kardeşi Dt. Muzaffer Altınel’in yazlığında bir araya geldik.

Şunu anlattı: Dövizle borçlandım, 18 milyon dolar borcum bir gecede 36 milyon dolar oldu. Holdingin mütevelli heyeti toplandığında arkadaşlarıma şunu söylüyorum, 'Bana 10 yıllık 20 yılık projelerinizi anlatmayın,' briket duvarı göstererek, “Bana şu köşeye kadar proje yapın, arkasını ben göremiyorum, siz nasıl görüyorsunuz?"

*** 

Kıssadan hisse… Korona Virüsü salgını dışında bir şeyler anlatabildim sanırım.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar