Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Barış’ın serveti…

Geçen gün içimin acıdığını hissettim Ordu Olay’ın birinci sayfasındaki o fotoğrafı gördüğümde. İçerlendim, “Başın öne eğilmesin, aldırma Barış aldırma,” diye mırıldandım içimden.

Ne yazık ki dedikoducular kazanmış, SMA hastası 11 aylık bebeği Mirza’nın yurtdışında tedavi olabilmesi için evini ve arabasını satış çıkardığını açıklamıştı Barış…

Zaten Mirza için başlatılan yardım kampanyasının ardından sökün etmişti dedikodular! Hatta yardımda bulunmasını istediğimizde, “babası varlıklıymış,” diye geri durmayı tercih etmişti kimi tanıdıklarım!

Oysa ailesinin mal varlığı ya da kim olduğu değil, Mirza bebeğin sağlık durumuydu önemli olan. Melek yüzlü bir bebek vardı ve eğer tedavi olamazsa veda edecekti yaşama. Üstelik milyon değil, milyonlar gerekiyordu tedavi olabilmesi için…

Zaten artık sizler de çok iyi tanıyorsunuz onu; Türkiye’de ölümcül kas hastalığı olarak bilinen SMA’nın kurbanlarından biri, üstelik de 4 çeşidinden en şiddetlisi onunkisi;  “tip 1” yani...

İlk doğum çığlığını Ordu’da atsa da, dört aydır Ankara’da yaşama tutunmaya çalışıyor Mirza bebek. Annesi Aslı yanı başında, babası Barış ise gece gündüz demeden ona nefes olabilmek için bir iki saatlik uykuyla, bir yardım kampanyası sürdürüyor gece gündüz demeden..

Sadece Ordu’da, sadece Türkiye’de değil, Almanya’sından ABD’sine dek ünlü, ünsüz yüce gönüllü bir avuç insan Mirza’nın kurtulabilmesi için kenetlenirken, ne yazık ki tüm acımasızlığıyla dedikodu mekanizması da çalışıyor dur durak bilmeden.

Yok efendim babası evini, arabasını, işyerini satsın, işini gücünü de elden çıkarsınmış, falan filan… Hatta kimileri hafiyeliğe soyunup ailenin mal varlığını  araştırmaya başlamışlar bile!.. Bunlar bir yana Barış’ın üzerindeki çakma tişörtteki timsah amblemine odaklanıp, “Mirza’nın babası Lacosttan giyiniyor,” diyenler bile olmuş!..

Şaşırıp kalmıştım bunu duyunca. Nasıl oluyordu da kimi insanlar biri burnuna, diğeri boğazına saplanmış iki ayrı boruyla yaşam mücadelesi veren 11 aylık Mirza bebeği görmüyordu da, minicik timsah amblemine odaklanabiliyordu sinsice? Nasıl insanlardı bunlar?

Elinde bağış kutusu, yoldan geçen insanların 1 liralık yardımına talip olan bir baba, çocuğunun tedavisi için nasıl feda etmezdi ki evini ve arabasını? Ama zamanı vardı her şeyin. Ancak yıkıcı propaganda Barış’ı, eşi Aslı’yı ve ailesini üzmek bir yana kampanyaya da olumsuz etki yapmaya başlayınca daha fazla dayanamadı ve evi ve arabasını satışa çıkardığını açıkladı Barış…

Ne yazık ki yaşadığımız süre boyunca, yıkıcı ve insafsız dedikodu peşinde koşan kötücül insanlarla solumak zorundayız aynı havayı. Tüm dedikodulara rağmen yine de bir avuç iyi insan sayesinde yüzde 56’yı aştı Mirza bebeğin kampanyası.

Kötülüğe karşı giriştiği savaşta bir kez daha iyilik kazanacak ve yeni kanat çırpan bir yavru kuş gibi tedavisi için hep birlikte yurtdışına uçuracağız Mirza bebeğimizi.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar