Ordu
DOLAR13.3273
EURO15.1055
ALTIN765.03
Hüseyin Ağaoğlu

Hüseyin Ağaoğlu

Mail: [email protected]

Bastır parayı al adaylığı.!

Sistem hep aynı, her seçim de millet vekilliği aday adayı olabilmek her siyasi partinin belirlediği bir ücrete tabii.
Hadi bu parayı verdik aday adaylığına başvurduk diyelim,peki ya sonrası... Sıradan bir vatandaşın bu başvurudan sonra aday olarak seçile bilmesinin kriteri nedir? 
Üniversite mezunumu olmalı?
Yabancı dil mi bilmeli?
Çok parası mı olmalı?
Yada birilerinin adamı mı olmalı?
Nedir bu durum da belirleyici olan kriter?
Aday adaylığı süreci, yoksa sonucu belli olan,o siyasi partiye bağış toplama kampanyası mıdır?  
Tabiki bu konuda bir sınırlama bildiğim kadarıyla yok! 
Kesinleşmiş aday belirleme konusun da tek sınır o ilin millet vekili  çıkaracak  sayısı kadar olmasıdır.

Netice kalbur üstü kişiler mecliste...

Sorarsanız bu memleket meselesi,bir  adaylık hadisesi değil, yani hiç bir menfaat paydası içermiyor esasen niyetler...

Peki nedir? Bu işin aslı astarı...

Ben söyleyeyim...

Bunların hepsi öncelik ama en önemliside, birilerinin adamı olmak ve aday olarak seçildiğin partiye yapacağın yüksek meblağlar da ki bağışlar...
Maalesef bu tablo;ülke deki siyasetin, daha seçimler olmadan kazananın bizi hangi zihniyetle yöneteceğini aslın da  belli eder nitelikte...
Bu milletin makus kaderi, kurtuluş savaşı sonrası kurulan büyük millet meclisinde alınan kararlarla çıkarılan yasalarla ve bu yasaları çıkaran vekillerin özverili çalışmalarıyla bu ülke, ilk on yılda büyük ekonomik atılımlar yapmış, fabrikalar kurmuş, üretmiş, ihraç etmiş ayaklarının üzerinde tek başına durabilmiştir.

O dönemlerde millet vekilliği yapmak pekte havalı bir iş değil, çileli bir iş,çünkü sorumluluk çok,zaman yok...Hata yapmak yok kavga etme gibi bir lüksleri hiç yok...
Üstüne üstelikte bunu para için, makam için,kişisel ikbal için değil sadece vatan için,gelecek güzel günler için gece gündüz demeden çalışarak bu cennet vatanı bize bıraktılar...
Yaptıkları iş büyüktü,aldıkları maaş bir öğretmen maaşının üç  katı kadardı.
O meclisi her meslek gurubundan vekiller temsil ederdi.

Günümüzde ise siyaset pek havalı bir iş, maaşı dolgun ve asla kendilerine dokunamazsın.  

Vekilliğin durumu buyken cazibesi olan bu işe elbette parası olan talip oluyor. Çünkü işci,köylü, emekçi parayı bulsa da başvuru yapsa da adete Cv niteliğinde bir müracaatla formu doldurmak durumunda, bu başvuru formunu doldururkende  aday olma şansını artırmak içinde nüfusu olan tanınmış birilerini kendine referans göstermek durumunda...

Şaka gibi değil mi! Ama gerçek bu,şimdi; Bu kadar elemeden sonra bir bakın bakalım mevcut mecliste hiç işci millet vekili gördünüz mü? Çiftçi millet vekili gördünü mü? Esnaf millet vekili gördünüz mü?

Göremezsiniz! Görseydiniz bugün esnafın sorununu bilen, çiftçinin derdini dinleyen,işçinin emeğine değer veren bir ülke olurduk...

Bir söz vardır”tok acın halinden anlamaz”

Yani meclisi yüksek meslek guruplarından insanlarla doldurursanız, mecliste vekillerin kendi ile ilgili beklentileri elbette  yüksek olacaktır.

Her siyasi parti meslek guruplarıyla ilgili mutlaka zorunlu olarak kota koymalıdır. Yani işci, köylü,çiftçi,esnaf meslek guruplarının vekil adaylığı ile ilgili kotası olmalıdır.

Geldiğimiz bu noktada çıkılan  bu yolda illa ki ülke menfaatleri olacaksa ön planda, halkın gerçek temsilcileri vekil olmak zorunda...

Bu durum mecburi bir gerekliliktir.Yoksa biz millet olarak kime oy verirsek verelim gelen kendini gören olacaktır.

Bu bugünün siyaseti ve bu günün sistemi ve bu sistemin doğurduğu iyi yada kötü sonuçların   siyasi partilerin seçim sonrası halkın tercihiyle birinci parti olarak seçilen  yada seçilemeyen siyasi partilerin işte durumu...

Mesele olmak yada olmamak. Bakıyorumda günümüzde amaç,ne haktan yana olmak nede halktan yana olmak, illede herşeyin kendisinde ait olmasını arzulamak...

Tek çare;Acilen biran evvel,fabrika ayarlarımıza geri dönmemiz olacaktır. 

Saygılarımla.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar