Ordu
DOLAR18.5813
EURO18.3718
ALTIN1020.6
Zati ÜRER

Zati ÜRER

Mail: [email protected]

reader

BATAKLIKTAN KURTULMAK İÇİN

Ciğerimi bilen bir müdürüm siyasî davamı eleştirdikten sonra inşallah pişman olmazsındemişti.Aday adaylığı propaganda sürecimde de tanımadığım ama belli ki hakkımda bilgi sahibi biri şu mesajı atmıştı: Ey Cumhuriyet Öğretmeni şairi! Tepede kimin var da aday adayı oldun, ahkâm kesip duruyorsun, kim dinler ki seni; ağzına, diline, çenene yazık değil mi? Boşuna çene felci olursun, itibarına da vahlanıp durursun! Bir profesör dostum daşöyle demişti: Siyasete girmişsin, inşallah sözü geçer bir yere gelemezsin. Yoksa sarar seni sinsi cemaatler, örgütler, havada vurup tavada yiyen itibarı çok kişiler; baş edemezsin, yiyip bitirirler kimliğini, duam bu sana!

Hocanın duası tutmuş olacak ki eğitim, kültür, sanat faaliyetlerim bilinmesine rağmen kimse bir göreve davet etmedi. Erdemliler haraketi, millet için halka dayalı siyaset yolu diye girmiştim ya mesaj atan da haklı çıktı. STK temayülü bile yapılmıştı ama yine tepeden indi listeler, demek ki göstermelikti. Müdürümün tahmini pişmanlığı duyuyor muyum? Hayır! Merhum İnönü namuslular siyasete girmezse vatan felah bulamayacaktır demişti. Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu da siyaset erdemli işi diyor. Öyleyse erdemli diye girdiğim siyasetin üst yönetimi sarılıp sarmalanmış, çıktığı ocağın Merhum Hocasının tabiriyle gömlek değiştirmiş, başka bir deyimle ak diye diye kapkara gömleklerle milletin geçim derdine göre göre ahkâk kesmeyi sürdürüyorsa benim suçum ne?

Halk algılarını ölçe yaza, halka dayalı siyaset diye diye yoluma devam ederim ben, günün birinde erdemliler güçlenir de halkı kalkındırma kısa adıyla HAK yoluna çıkarız diye Allah’ıma dua eder, bir köşede beklerim. Beklerken de ışığımı ülkemde en azından kendi yöremde saçmaya devam ederim. Değmez bu dünya hiçbir günaha! Önemli olan hesap gününde üstüme düşen sorumluluğu yerine getirdim ama olmadı Allah’ım; gücüm yetmedi, beceremedim, şerri yenemedim; sana sığınırım diyebilmek değil mi? Samimi mesajını atan dostum, itibarıma da vahlanmıyorum, kaybetmedim şükür! Çünkü doğruları konuştum hep. Reis Destanı’nı da efendin değil hizmetkârınım dediği halkının feryadını da yazdım, yazmaya devam edeceğim. Halkçı dürüst tanınmış merhum Ecevit de bataklığa savruluşunu fark edememişti. Siyasetine bukalemunca girenler, Samsun’da adil olmasını engelledikleri için genç yaşımda emekli olmak zorunda kalmıştım. Haberi yoktu tabi. Ama siyaset halka dayalı olsaydı konuşulanları duyar, kulak kesilir, incelerdi. Tepeden listeye koydukları doğru bilgi götürmediler.        

Cumhurun Reisine vicdanların sorusu şu: Medyalarda atılan çamurlarla bataklığa savruluşunu aklı gözünde milletin görür oldu. Kim, nereden bilecek iyi niyetini? Yargı, banka, spk , vekil, mafya, danışman…diye diye çamur fışkırtılırken sessiz kalmak doğru mu? Yok mu çamuru durduracak ve bataklığı önleyecek devletin yasal gücü? İhanetleri gördünüz; kendi seçtiklerinizdi. Halka dayalı siyaset diye çıktığınız yola dönmeniz gerekmez mi? Listelemede halk, atamada ilgili çevre temayül ve denetimiyle siyaset olası yolsuzlukları önlemez mi? Toplumsal takdirle iş başına gelenler ve seçilenler kitlelerden çekinmez mi? Hangi birini aldatacak, susturacak, ikna edecekler? Kendi seçtiğinizin hatırı için kitlesel tepkiye veya oy kaybına ne gerek, değer mi? Dinlersiniz dinlemezsinz, bilemem ama bataklıktan kurtulmak için sorumluluk adına son şiirimi de arz ediyorum:  

 

HALKA DAYALI SİYASET

Siyaset halka dayansın,
Adalet haktan donansın,
Hizmet neye, nasıl, niye?
Semt semt sorulup onansın.

Kuvvetin oy, milletim oy!
İşin gören istersen oy!
Sorun çözen Meclis dersen
Emrin olur, verirsen oy!

Tepeden parti olmasın,
Listeden yergi almasın;
Kendi versin vekilin halk,
İlgiden yoksun kalmasın.

Kuvvetin oy, milletim oy!
İşin gören istersen oy!
Sorun çözen Meclis dersen
Emrin olur, verirsen oy! 

 

  
  

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar