Ordu
DOLAR9.8193
EURO11.4686
ALTIN566.07
Av. Cansın ÖZEL

Av. Cansın ÖZEL

Mail: [email protected]

BENMERKEZCİLİK

İnsanın yaratılış olarak bencil olduğunu iddia eden görüşler hepimizin malumu. Bu noktada, toplumumuzda da yerleşik olan bazı algı ve anlayışların temelinde bu bencillik mevcut olsa da, var olan bencilliğin üzerinin sinsice örtüldüğü sürekli olarak tartışılmaktadır. Öyle ki, ” ileride bana bakar” motivasyonu ile çocuk sahibi olanlardan  tutun da, yaptıkları iyilikleri “toplum beni onaylasın ve sevsin” diye ifşa edenlere kadar, bu benmerkezci anlayışın tezahürlerine şahit olmaktayız.

İnsanlığın kendini evrenin merkezinde görme eğilimi, “ yok olup gitme, tükenme” endişesi ile birlikte ortaya çıkıyor, kanaatimce. Bu bağlamda,  kendilerinden başka tüm diğer canlıların, doğanın yalnızca insanlığa hizmet etmek amacıyla yaratıldığı inancı da işte tam da bu sebeple benimseniyor. Bu yüzdendir ki, çocukların yalnızca geleceğimizi oluşturacak potansiyel yetişkinler oldukları hasebiyle korunması, engelli bireylerin ise yalnızca “her insanın engelli adayı olduğu” varsayımı ile toplumda etkin ve aktif bir yer edinmesi gerektiği fikrini taşıyoruz. Ne var ki, bu bakış açısı çok sağlıklı değil. Zira, çocuklar sadece toplumu şekillendirecek potansiyel yetişkinlerden ibaret değillerdir. Nitekim engelli bireyler de, her an bizim de engelli olabileceğimiz varsayımından bağımsız olarak empati ve saygı görmeyi hak ederler.

İşte “iyi niyetli” tüm bu cümlelerin ardında da insanların bencilliği, çevrelerinde olup biten her şeyi kendi merkezlerinden yorumlamaya yönelik eğilimleri bulunmaktadır. Buna karşın, evrenin yalnızca insanlardan ibaret olmadığını, doğayı, hayvanları korumak gerektiğini, toplumda dezavantajlı konumda bulunan grupların acıma, merhamet duygusuna değil; empati göstermeye ve saygı duyulmaya ihtiyacı bulunduğunu idrak etmek önem arz etmektedir.

Aksi ihtimalde, bireyin karşısındaki insanın ya da diğer canlıların hakkına saygı duyduğundan bahsedilemeyecek, bu yaklaşımın esasında kendini diğer tüm canlılardan üstün görme duygusunun bir tezahürü olarak ortaya çıktığı iddia edilebilecektir. Oysa, hak ve saygı temelli anlayışın benimsendiği toplumlarda, başkalarına keyif bağışlar gibi merhamet göstermek, , onların  insanlığa hizmet etmek için yaratıldığı ya da ilahi bir sınavla sınandıklarını iddia etmek gibi davranış ve düşüncelere yer olmadığı vurgulanmalıdır.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar