Ordu
DOLAR13.6687
EURO15.5116
ALTIN784.55
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Bir bu eksikti…

Vatandaş kabarık elektrik faturasını nasıl ödeyeceğini düşünürken, şimdi de  faturalara eklenecek temsil ağırlama yükü ile karşılaştı.

Hayat pahalılığıyla cebelleşen, salgın döneminde her şeye her gün gelen zamlar karşısında kıt kanaat geçinmeye çalışan, kış mevsimiyle artan elektrik, doğal gaz ve su faturalarını ödemekte zorlanan dar ve sabit gelirli milyonlarca kitleye bir ek ödeme daha geldi.

SÖZCÜ gazetesinde Erdoğan Süzer’in haberine göre, elektrik dağıtım ve tedarik  şirketlerinin temsil, ağırlama ve seyahat gibi keyfi giderlerin faturalara yüklenmesine yönelik tebliğ yayınlandı. Tebliğe göre, elektrik dağıtım şirketlerinin yıl içinde yaptıkları temsil ve ağırlama giderleri, üye oldukları derneklere ödedikleri aidatlar, verdikleri ilanların giderleri gibi tüketiciyi hiç ama hiç ilgilendirmeyen birçok harcama  5 yıl daha yurttaşın ödeyeceği elektrik faturalarına yansıtılacak, yani cebinden çıkacak. Keyfi giderler arttıkça ödenecek fatura da şişecek.

Dağıtım şirketlerinin konut ve işyerlerine gönderdiği yüksek faturadan bunalan tüketici, kendisini ilgilendirmeyen keyfi maliyetleri 5 yıl daha üstlenme karşısında emin olun çıldıracak. Zaten güçlükle ödediği elektrik faturasında yer alan TRT payı, sayaç okuma gibi gereksiz paraların alınmasına isyan eden vatandaş,  bunlar yetmezmiş gibi yine ek ödemelerle karşı karşıya.

Elektrik üretimi, dağıtımı ve tedarikinin özelleştirilmesiyle kabaran faturaları ödemekte zorlanan tüketici bu kış günlerinde kombisini, elektrik sobasını, termosifonunu ve temel gereksinimi olan elektriği kullanmak zorunda. Elektriğin yanında doğalgaz faturaları da cep yakıyor. Her iki faturada da kendisinin harcamadığı, sorumluğu olmadığı bedeller bulunuyor. Elektrik  ve doğalgazı iyiden iyiye soğuyan bu günlerde kullanmak zorunda. Eskisi gibi kömürlü veya odun sobasına dönmesi zor. Gerçi, yüksek faturalardan bunalan çok sayıda vatandaş ve aileler evlerinde zorunlu olarak sobaya dönüş yaptı. Ama bu durum nüfusun çoğunluğu ve büyük kentlerde oturanlar için söz konusu değil. Aslında büyükşehirlerin yoksul semtlerinde kömür ve odunun yakacak olarak kullanımının yaygınlaştığı medyaya yansıyor.

Ne yapsın gariban bu insanlar? Onlar da istemezler mi, temiz yakıt olan elektrik ve  doğalgaz kullanmayı? Ama bütçeleri, olanakları elvermiyor, yüksek faturaları ödeyemiyor. Zorunlu olarak oduna ve kirli kömüre yöneliyor.

İşçiye, memura, emekliye, çiftçiye ve esnafa yüzde 3,4,5 gibi son derece düşük zam. Buna karşılık temel tüketim maddesi elektrik, doğalgaz ve suda inanılmaz artışlar. Bir bu eksikmiş gibi şimdi de elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin noter giderleri, personelinin yol harcırahları, ilan ve haberleşme harcamaları, temsil ve ağırlama giderlerini  5 yıl boyunca yoksul vatandaşa yükle. Hiç adil değil, vicdanlara aykırı.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), bu harcamaların elektrik dağıtım ve tedarik hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli harcamalar olmadığı gerekçesiyle tebliğin durdurulması için Danıştay’a dava açtı. Umarım yargı tüketicinin lehine karar verir. Ayazlı günlerde yargıdan gelecek sevindirici haber tüketicinin hem cebini hem evini ısıtır.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar