Ordu
DOLAR9.5088
EURO11.0918
ALTIN545.9
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Bu kadar mı zor…

İnsanlık ölümcül virüse karşı tarihi dönemden geçiyor. Dünya ile birlikte Türkiye de bu dönemi en az hasarla atlatmak için yoğun mücadele içinde.

Ülkemizde ölümlerin artması üzücü olsa bile tedbiri elden bırakmamak şart. Sanki umrecilerin yurda dönmesi ile vaka sayılarında artış oldu. Devlet, acaba  umrecilerin tümünü karantinaya almakta geç mi kaldı? Aslında virüsün Çin’de ortaya çıkması ile birlikte umre yasaklansaydı doğru olmaz mıydı?  Bu tür sorular elbet bir gün yanıt bulacak.  

Çin’den yayılarak Avrupa’nın merkezine oturan her gün can almayı sürdüren   ölümcül  koronavirüse karşı bilim insanları, hekimler, sağlık çalışanları teyakkuz halinde. Daha fazla can kayıplarının yaşanmaması, vaka sayılarının artmaması, aşı bulunması için gece gündüz demeden özveri ile koşuşturuyor. Tek dertleri, çabaları dünyanın başına bela olan çağın vebasının ortadan kaldırılması.

İlk başlarda ciddiye alınmayan bela artık dünyayı tehdit eder boyuta ulaştı. Her ülke salgının durdurulması, kontrol altına alınması amacı ile bir dizi önlem ve kararları yaşama geçirdi.

Türkiye’de ölü ve vaka sayılarının artması ile birlikte son olarak 65 yaş ve üzeri kişilerin ya sıra şeker, yüksek tansiyon, kalp damar, diyaliz gibi kronik hastalığı olanlara sokağa çıkma yasağı getirildi. Lokanta ve pastanelerde paket usulüne geçildi.

O kadar uyarılara rağmen vatandaşların, özellikle 60 yaş üzerindekilerin sıcak havayı da fırsat bilip kontrolsüzce kendilerini sokağa atmaları, ücretsiz karttan yararlanarak toplu taşıma araçlarında sık seyahat etmeleri “artık yeter” dedirtti. Ve sokağa çıkma yasağı getirildi. Doğru da oldu.

Ne yazık ki, hala vatandaşların çoğunluğu tehlikenin farkında değil. Belki de  yaşamlarına mal olacak, hastalığa yakalanmasına yol açacak virüsün ayırdında, bilincinde değil.  Diyanet cuma namazı için camileri kapadı. Bu rağmen  görüntüler dudak uçuklatıyor. Bazı illerde kilitli cami kapılarını kırmaya çalışan, polisin uyarısına aldırış etmeden toplu halde namaz kılmaya çalışanlar oldu.

Ya Galata Köprüsü’nde,  Boğaz’da olta ile balık tutan, yürüyüş yapanlara ne demeli? Al birini vur ötekine. Eğitimlisi, eğitimsizi aynı kafada.  Bu kadar mı sorumsuz ve duyarsız olabiliyor insan. Cumhurbaşkanı, bilim insanları, Sağlık Bakanı, hekimler bas bas bağırıyor,”sokağa çıkmayın, aranıza mesafe koyun, toplu yerde bulunmaktan kaçının” diye. Yine de bildiğini okuyor duyarsızlar. Otobüs terminallerinde asker uğurlamaları, marketlere yığınla koşmalar aldırmaksızın sürüyor. Neyse ki, otogar ve başka yerlerde toplu asker uğurlamaları yapılmayacak.

Devlet çağrılara, uyarılara, kurallara uyulmadığını görünce 65 yaş üzerindekilere sokağa çıkma yasağı getirdi. Yasağı ihlal edenlere 3 bin 150 lira para cezası verilecek. Eğer yasağa çıkmama kurallarını çiğneyenlerde artış olursa, genel yasağın gelmesi kaçınılmaz olur.

Tehlike belirgin şekilde ortada iken, ölü ve vaka sayıları giderek artarken kurallara, kararlara uymak bu kadar mı zor? Sonuçta insan yaşamı söz konusu. Bela atlatılana dek, sabredin, dişinizi sıkın evinizden çıkmayın. Alınan her karar ve önlemler sağlığınız için.   

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar