Ordu
DOLAR9.5192
EURO11.0575
ALTIN546.88
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Bu kafa değişmedikçe…

Toplumun duyarsızlığı, virüsü hafife alma anlayışı değişmediği sürece salgının yakın sürede sönümlenmesi pek olası değil.

Yaz rehaveti ile birlikte önlemlerde birden esnemeye gidilmesinin faturasını çok ağır ödemeye başladık. Tatil beldelerine akın edenlerin, fındığını toplamak ve Kurban Bayramı için memleketlerine gidenlerin asıl ikamet ettikleri yerlere dönmeye başlamasının ardından başta Ankara olmak üzere birçok kentte ölü ve vaka sayılarında ciddi artışlar meydana geldi. Hasta sayısı fazlalığından ötürü Başkent Ankara’ya “Türkiye’nin Vuhan’ı” nitelemesinde bulunuldu. Eh haksız da sayılmazlardı bu yakıştırmayı yapanlar. Sorumsuzluk öyle boyutlara ulaştı ki. Yasaklanmasına karşın sokakta düğün, nişan töreni, sünnet kutlaması, asker uğurlaması yapanlar sorumsuzca halay çektiler. Bırakın aralarında mesafe olmasını, yüzlerinde maske bile yoktu. Bu tablo, bu anlayış, bu kafa yapısı karşısında nasıl artmaz virüslü hasta sayısı.

Salt Ankara değil, yurdun her yanında böylesi üzücü ve iç karartıcı görüntülere medya aracılığı ile tanık oluyoruz. Topluma bu konuda örnek olacaklar bile önlemleri ıskalıyor, duyarsız davranabiliyor. AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman’ın oğlunun yemekli düğününde 1500 davetli bir araya geldi. Görüntülere baktığınızda ürpermemek elde değil. Oysa İçişleri Bakanlığı yayınladığı genelge ile 4 Eylül’den itibaren kır ve sokak düğünlerini yasaklayıp, sadece nikah töreninin gerçekleştirileceğini duyurmuştu. Vekil oğlunun düğünü genelgeye aykırı açık havada toplu katılım şeklinde yapıldı.  Cemil Yaman, “gelene gelme diyemem” diyerek kendini savundu. Neyse ki, yazılı basın ve TV’ler düğün görüntülerini öne çıkararak haklı sitemlerini kamuoyuna duyurdu.

Bu düğün , “Vekil böyle yaparsa halk ne yapmaz?” dedirtti. Yine de olumsuzlukları bünyesinde taşıyan düğün örnek alınmamalı. Yönetim kadrosunda olanlar olumlu  “ rol model” olarak öne çıkmalı. Yasaklara, kurallara uyacak,  öncelik edecek onlar.  

Asıl temel sorun, bazı yurttaşların hala tehlikenin ciddiyetine varamaması. Maske takmayan, mesafeye uymayan, temizliğine özen göstermeyen öyle çok vatandaş var ki.  Bu üç kuralı sürekli yetkililer dile getirmekten biz yazmaktan usanmadık, usanmayacağız.  Çünkü “havucun büyüğü heybede” misali asıl tehlike ekim ve kasım ayında bizi bekliyor. Eğer bu kafa değişmez, sorumsuzluk, şımarık tutum devam ederse birincisi sonlanmadan ikinci büyük vaka ile karşılaşmamız kaçınılmaz. Zaten bilim insanları da karamsar açıklamayı sürekli yineliyor. Tabii ne kadar üzerine alan varsa.

65 yaş üzeri ve kronik hastalığı olanlara zatürre ve grip aşısı yaptırmaları konusunda uyarılar yapılıyor. Güzel de, aile hekimliklerinde yeterli aşı bulunmuyor, olsa bile sıraya giriliyor. Eczaneden alsa pahalı, parası yetmiyor emeklinin. Devletin, daha çok aşıyı hekimliklere göndermesini bekliyor vatandaş. 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar