Ordu
DOLAR9.543
EURO11.1037
ALTIN549.53
Birol ÖZTÜRK

Birol ÖZTÜRK

Mail: [email protected]

BU VATAN KİMİN!

Mustafa Kemal Paşa, kısacık ömründe ekseriyetle kâh tarifeli, kâh özel sefer trenle ve de Bandırma Vapurundan hâllice vapurlarla tüm yurdu tırnak tırnak gezmiş; evvela Ankara’nın kıracına akabinde tırnak tırnak gezdiği o yurt topraklarına hep ağaç diktirmiş ve o ağaçları gözünden ziyade sakınmıştır.


Zerre yalanım varsa gözüm çıksın.


Örnek eylemeyenin önce gözü sonra da çırpına çırpına canı çıksın.


Neyse!

Ata, Mersin’e gider. Şu günlerde ormanları cayır cayır yanan Mersin’e… “Yanan” dedim, peh! Yakılan yakılan! Koca bir coğrafik bölge günlerdir yanıyor; sebep olanın, sebep olanı koltuklayanın kursağı kurusun.



Gayet şık, bakımlı, ekâbir takımı, boncuk gibi dizilir Ata’nın karşısında. Amanın bir hürmet, bir “devletlüm” dalaveresi, sorma gitsin.

 

“Buranın çiftçisi, çubukçusu, eli nasırlısı yok mu?” der Ata.

 

Ata’nın niyetinden bihaber yalama taburu;


“ Vardır Paşam” der.


“Makul bir mesafeden seyreylerler Paşam” derler.


Ata, mavi gözlerini makul mesafeye diker, sarı saçlarında sarı sıcak bir rüzgâr dolanır. Yarılanmış cigarasından dolu bir nefes çeker ve ağzından duman sızarak;

“Yanıma, yakınıma buyursunlar” der.


Üst baş perişan, kırk yama üstüne kırk yamalı, avurtları çökmüş, âdemelması pörtlemiş, eli nasırlı köylüler gelir Ata’nın huzuruna. Çoğu, cepheden tanımaktadır zaten Ata’yı; öyledir ya hep, askerimiz fakirdendir.


“Buyur Paşam” der, dilinin damağının kuruluğu geçip de heyecanını azıcık yenen bir fukara köylü.


“Nasılsınız?” der Ata.


“Şükür” der fukara köylü.


Az biraz daha hasbihâlden sonra;


“Şu konak kimin?” der Ata.


O konak falanca ağanın, şu yapı falanca beyin, şu arazi falanca zenginin… Bu minval üzere sayılıp dökülür o envanter.


Sizin neyiniz var dünyalık?” diye sorar Ata.


İki kolunu iki yana ve nasırlı avuçlarını Mevla’ya açar fukara köylü.


“Heeeeç” der.


İnce dudaklarında acı bir gülümsemeyle devam eder Ata.


O ağalar, beyler bu varidatı yaparken siz neredeydiniz?”


Dimdik dikilir fukara köylü. Göğsü tank gibi kabarır.


Biz o vakit cephede sizinle beraber vatanı kurtarıyorduk  Paşam” der.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar