Ordu
DOLAR18.6455
EURO19.6842
ALTIN1078.0
H. Naim GÜNEY

H. Naim GÜNEY

Mail: [email protected]

reader

ÇAMBAŞI YAYLASINA KAMYONUYLA ÇIKAN İLK ŞOFÖR “MUSTAFA EREN”

(Foto-46)

19. yüzyıl sonlarında Çambaşı yaylası yol olmadığı için atlı olarak Ordu kazası on saat mesafesinde idi.  Çambaşı denizden bin sekiz yüz metre yükseklikte ve geniş bir arazisi bulunuyordu. Çambaşı yaylasında o eski yllardabir çok cami, rüştiye mektebi, kilise ve üç yüz yetmiş dükkân ve bin sekiz yüz hane, sekiz han ve on yedi kahve ve on beş fırın bulunmaktaydı. Temiz havası ve soğuk suları nedeniyle her sene Ordu ahalisinin büyük çoğunluğunun hayvanlarıyla Çambaşı yaylasına çıkarlardı. Yaylada alış verişle uğraşırken yine rahatsızlığı dolayısıyla temiz havaya muhtaç bulunanlar yaz mevsiminde burada vakit geçirerek bedenen faydalanmaktaydılar. Bu şekilde yaz mevsiminde yaylanın nüfusu otuz- kırk bini bulmaktaydı.

 

MUSTAFA EREN’İN HAYALİ

Yüz yıl öncesine kadar Çambaşına Ordu kazasının tüm hükümet birimleri ve memurları da taşınmaktaysa da daha sonra sadece gerekli olan zaptiye ve zabıta memurları görevli olarak gönderilmekteydi. Yaylada yaz aylarında hayvan ürünlerinden ve diğer işlemlerden kırk-elli bin civarında bir alışveriş de gerçekleştirilmekteydi. Sürmene’li Osman efendide birçok esnaf gibi Çambaşı yaylasında kasaplık yaparak, ailesinin geçimini sağlardı. 1914 yılında Sürmeneli Osman efendinin Mustafa bey adlı bir oğlu da doğmuştu. Mustafa’nın çocukluğu, Çambaşı yaylasında  kasaplık yapan babasının yanında tahta arabalar ile oynayarak geçmişti. Mustafa Eren, çocuk yaştan itibaren arabalara ve şoförlüğe çok ilgili ve meraklıydı. Ordu’da motorlu araçlar tarihi hakkında araştırmalar  yapıldığında  muhakkak ” EREN” ailesinin ayrı bir önemi ve yeri ortaya çıkar. Mustafa’nın arabalara ve şoförlüğe olan bu merakı yüzünden ileriki yıllarda Ordu’nun ilk ehliyetli şoförü olacaktı. Ayrıca kafasına koyduğu ve hayalini kurduğu gibi motorlu bir otomobil ile Çambaşı’na ilk çıkan sürücü olarak tarihe geçecekti.  Mustafa Eren, genç yaşta İstanbul’a giderek ehliyet okulunda eğitim almıştı. Netice olarak girdiği ehliyet imtihanlardan başarı ile çıkmıştı. Araç kullanma konusunda yetki belgesi olarak düzenlenen koca diplomayı sevinçle alıp, hemen Ordu’ya dönmüştü. Mustafa Eren, çok kullanmak istediği otomobillerden o yıllarda sadece birkaç zengin ailenin kapısında vardı. Onlardan biri de Furtunzade Mustafa Efendinin lüks otomobiliydi. Mustafa Bey, Furtunların otomobilinde şoför olarak bir süre çalışmıştı.

TARİHİ TARİH: 17 TEMMUZ 1934

Çalışırken de, Atatürk, 19 Eylül 1924 Cuma günü, öğleden sonra Hamidiye Kruvazörü ile Ordu’ya gelmişti. Dönemin Vali Vekili Rıfat Bey, Atatürk’ü Furtunzadelerin bu lüks otomobili ile Ordu’da gezdirmeyi planlamıştı. Otomobil de iskele başına kadar çekilmişti. Ancak  işlerinin yoğunluğu yüzünden Atatürk, Ordu’yu yaya olarak dolaşmıştı… Belediye, CHP, Vilayet ve İdmanyurdu Kulübünü ziyaret eden Atatürk, iki saat kadar kaldığı Ordu'dan Mustafa Eren’in kullandığı otomobile binemeden vapurla ayrılmıştı. 17 Temmuz 1934 tarihi unutulmaz bir gün olarak Ordu yerel tarihinde kayda girecekti. Mesudiye tarafından gelen bir motorlu vasıta, 17 Temmuz 1934 tarihinde ilk kez  Çambaşı yaylasına ulaşmayı başarmıştı. 1934 yılından 20 yıl sonra, Ordu-Kabadüz yolu da motorlu vasıtalara açılmıştı. 1954 yılından itibaren Çambaşı’na arabalarla düzenli bir şekilde gidilip, gelinmeye başlanacaktı. 1934 yılında Çambaşı’na ulaşan ilk kamyonla birlikte halk, gerçekten bir şenlik içine girmişti. Her tarafta silahlar atılıyor, davullar çalıyordu. Bu inanılmaz ve büyük olaya o dönemin yerel basınında da geniş bir şekilde yer verilmişti.

 

ÇAMBAŞI SABAHA KADAR BAYRAM YAPTI

 

19 Temmuz 1934 tarihli  “Tekâmül Gazetesi”  bu tarihi olayı okurlarına şöyle duyurmuştu: “Koyulhisar, Mesudiye kazalarından ceviz kütüğü nakliyatı yapmakta olan şoför Mustafa Efendi, içinde dört kişi bulunan idaresindeki kamyonla Pazartesi günü saat 17.30’da Çambaşı yaylasına gitmeye muvaffak olmuşlardır. Kamyon düdüğünü işiten halk hayret ve sevinçle arabayı karşılamışlar, ölüm tehlikesini göze alarak Çambaşı’na giren şoför Mustafa’yı takdir ve taltif etmişlerdir. Çambaşı halkı bir asırdan beri atla gidip gelmekte oldukları yaylalarına ilk giren medeni vasıtanın şerefine, o gece muhtelif eğlenceler tertip ederek, sabaha kadar bayram yapmışlardır. Gazetemize (Tekamül) yazılan şu mektubu, hadisenin ehemmiyetini tebarüz ettireceği için, olduğu gibi neşrediyoruz. “17 Temmuz 1934 günü Ordu’dan Mesudiye yolu ile hareket eden şoför Mustafa efendinin idaresindeki kamyon Çambaşı’na geldi. Hattı zatında basit görünen bu iş, çok mühimdir. Bu hadise, hem yolun küçük bir himmetle ıslah edilebileceği gibi, otomobilin işlemesinin ne kadar elzem olduğunu anlatmakta, aynı zaman da Türk azmi, Türk cesareti ve zekâsıyla akla sığabilecek işlerin yapılabileceğini ifade etmektedir. Bu kamyon Mesudiye’nin Zile köyünden Horu Obası’na geçerek Çambaşı’na gelmiştir ki; bu arada atla bile güçlükle geçilebilen pek çok yerler vardır. Kamyon, içten doğan bir heyecan ve fevkalade merasimle istikbal edilmiş, yürüyebilen çocuklara varıncaya kadar herkes kamyonu görmeğe koşmuştur. O gün ve akşamı Çambaşı sevinç içerisinde coşmuştur.”

 

 

AKÜ VE KORNA KARAKOLA NEDEN GÖTÜRÜLDÜ

Yaylaya ilk çıkan Şoför Mustafa Efendi, bu kamyonun annesinin evinin önüne kadar götürmüştü. O gece, şoför Mustafa’nın yanına o kadar gelen giden olmuştu ki, küçük evde sabaha kadar heyecandan kimse uyuyamamıştı. Sabahı zor eden Çambaşı ahalisi, sanki kamyonu oradan başka bir yere götüreceklermiş gibi, büyük bir gururla kamyonun çevresinde birikmiş, kimisi kamyonun üstüne çıkmış, öğleye kadar kimse kamyonun yanından ayrılmamıştı. Şoför Mustafa Eren, kendisine yapılan ikramlardan ve ilgiden pes düşmüş, yorgunluktan öğleye kadar evden çıkamamıştı. Daha sonra Çambaşı yaylasına otomobil ile çıktığını Ordu’daki arkadaşlarına inandırmak için, kullandığı otomobilin aküsü ile kornasını söküp, elinde jandarma karakoluna kadar götürmüştü. Karakoldan Ordu’ya telefon açılmış ve kornasını tanıyan dostlarına ahizeden uzun uzun kornasını dinletip, Ordu’dan Çambaşına çıkan ilk motorlu vasıta şoförü olarak tarihe geçmişti.1964 yılının Ağustos ayına kadar Çambaşı yaylasına kötü yol şartlarından dolayı ancak kamyon, jip gibi vasıtalar gidebiliyordu. 1964 yılında Çambaşı yolu Bayındırlık (Nafıa) müdürü Sadullah Karadeniz ve ekibince bazı kesimleri esaslı olarak iyileştirmişlerdi.  Mustafa Beyin oğlu Yılmaz Eren’de  (52 AC 293) plakalı taksi ile ilk kez çıkmayı 1939 yılında Çambaşı’na bir kamyonla ilk çıkma şerefinin baba Mustafa Eren’e nasip olduğu gibi başarmıştı...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar