Ordu
DOLAR15.5059
EURO16.1597
ALTIN901.86
Nalan TÜRKELİ

Nalan TÜRKELİ

Mail: [email protected]

reader

CANIM YAVRUM…

Canım yavrum, bugün 14 Şubat, senin doğum günün.

Yarın 15 Şubat, sonsuzluğa gittiğin gün!

Acının ve çaresizliğin, bütün hücrelerimi esir aldığı gündür, yarın ki gün!

Nasıl akıp gittiyse zaman, sen gideli, yarın 15 yıl oluyor yavrum...

Bu aralar yine ölüm haberleri var her yerde. Tanıdık olmasalar da, sevenlerinin nasıl bir acıyla boğuştuklarını çok iyi bildiğimden, aynı an iç burkan sızılarla kalakalıyorum.

Canım yavrum benim, nereye gidersem gideyim, hangi şartlarda yaşarsam yaşayayım, yüreğim ve beynim hep sende kalıyor. Ölene kadar da öyle kalacak ya!

Biliyor musun, bu yaz memleketime kesin dönüş hazırlığındayım.

Çocukken gelmiştim bu şehre. Büyükşehirler artık bizleri barındırmak istemiyor. Ne yoksulluk bırakıyor yakamızı, ne de hastalık! Öyle yaralar açıyor ki, onca insan seli içinde kaybolabiliyorsun.

Senin de doğup büyüdüğün İstanbul'a veda edecek olmam değil, beni kahreden!

Beni kahreden, mezarına uzun zamanlar gelemeyeceğim ya yavrum!

Seni yetim bırakacak olmanın düşünce ve duygusuyla, nasıl dayanabilirim hasretine, hep onu düşünüyorum.

Dağlar tepeler aşıp, istediğimde sana gelememek, bu yarayı daha da mı derinleştirir?

Henüz gerçekleşmemiş bir ayrılığın acısı büyüyor içimde, şimdiden.

Biliyorum orada da yoksun artık. Hem de çok iyi biliyorum. Yine de, cansız bedeninin en son bırakıldığı o çevrili toprağa eğilip, sana sarılır gibi sarılmak istiyorum, o kara toprağa. Sarılıyorum da!

Doğada var olan kaç canlı türü uğradı toprağına?  Üzerinde yeşeren otlar ve çiçeklere kaç kelebek,  kaç kuş kondu kim bilir!

Kaç börtü böceğin, karıncaların hücrelerinde hayat buldun yavrum!

Sattığım yeşil sebzeler arasından hani bazen uğur böcekleri çıkıyor ya, aynen çocukluğumda ki gibi, sevinçle karışık bir heyecan sarıyor içimi.

Taş kaldırımlarda ölmesin diye, tee akşama kadar korunaklı bir yerde saklayıp, akşam eve vardığımda, pencereden bahçeye uçuruyorum.

Mutlu oluyorum öyle. Ruhumun dinlendiğini hissediyorum. Çünkü her canlıda senden bir parça var sanıyorum.

Yavrum benim, yağmurlardan sonra açan güneş, o yağmur damlalarını buharlaştırıp hani yeniden bulutlara yükseltir ya, buralardan gittiğimde, senin yattığın topraktan yükselen yağmur yüklü aynı bulutlar yağsın istiyorum, memleketime...

Sen şimdi hem her yerde olsan bile, en çok bendesin yavrum.

Sen benim içimde en derin yara, vurgun yemiş en sessiz çığlığımsın.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar