Ordu
DOLAR9.543
EURO11.1037
ALTIN549.53
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

CARİ AÇIK NEDEN DÜŞMEZ?

            Türkiye’nin en başta gelen yapısal ekonomik problemlerin başında yüksek cari açık gelir. Bazı istatistik rakamlarıyla zihninizi bulandırmak istemiyorum. Kestirmeden gidersek ödemeler dengesindeki gelişmeler ekonominin sağlığı hakkında bize uyarıcı sinyaller veriyor. Türkiye’nin mevcut ekonomik yapısı ile cari açığı kapatması mümkün değildir. Cari açığı düşürmede turizm gelirlerine güvenen Türkiye'nin kazancında ciddi bir düşüş var. Cari işlemler açığının temel kaynağı dış ticaret açığıdır. Dolayısıyla Türkiye, turizme savurduğu parayı tarım, sanayi ve teknolojiye harcasa daha düzgün yol alabilir. Yerli üreticinin sanayide kullandığı makine yurt dışından geliyor. Bu makinenin arızalanması yeni bir cari açık kaleminin açılmasına sebep oluyor. Küresel krizlerden bile etkilenmeyecek, sürekli gelir getirecek sahalara yönelmek gerekir. Tarım bunlardan biridir. Madencilik bir diğeri...

            Dış ticaret dengesinin sürekli açık vermesinin önemli sebebi enerjide dışa bağımlı olunması.

Kaynaklarını gerçek manada değerlendiremeyen 'müflis bir tüccar' konumundaki Türkiye'nin, enerjide dışa bağımlılığı cari 'açık makasını' açıyor. Cari açık verince; başka bir ülkenin kaynağını, tasarrufunu kullanıyorsunuz demektir. Bu durum, ahırda kendi ineği dururken, komşunun sığırından süt sağmaya benzer! Bu sebeple ekonomi politikalarını üretimde yoğunlaştırarak, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmamız gerekmektedir. Yurtdışından devasa ölçekte petrol ithalatı döviz kuru artışını şekillendirir. Çözümün kalıcı düzenlemelerden geçtiği ıskalanıyor. İthalat odaklı ticari politikalar yerine üreticiler ihracata yönlendirilmeli.

            Çok kişinin içine düştüğü yanlışlığı açıklığa kavuşturalım. İhracat fazlalığı tek başına cari açığı kapatamaz. Esas çözüm devletin tasarrufundan geçiyor. Kamu kurumlarının bünyesinde barındırdığı on binlerce aracın yakıt ve diğer masrafları, ülke bütçesinin önemli bir kısmına denk geliyor. Makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtların devlet bütçesine yıktığı yükün kaldırılması cari açığın düşmesine yardımcı olabilir. Ülke politikalarının değişmesini zayıflatan cari açık mevzusu, yeni bir konu değil. Özellikle son dönemlerde döviz kurunda yaşanan kaygan zemin yabancı sermaye çıkışını artırdı. Enflasyon ve cari açık arasında çift yönlü bir ilişki var. Enflasyonu indirmek için faiz artırsanız bu sefer cari açık tehlikeli sulara sürüklenebilir. Üretimi, büyümeyi ve yatırımları destekleyici adımlar gerçekleşirse Türkiye, güçlü bir ekonomik duruş ortaya koyar ve ideallerinin peşinde koşar.

            Türkiye, gelirinden fazlasını harcadığı için açık veriyor. Döviz cinsinden alınan petrol makam araçlarında hoyratça israf ediliyor. Cari açık budur. Sosyal tesisler, lojmanlar ve birçok lüzumsuz kamu binaları elden çıkarılmalı. Geliri kadar harcamayan ülke cari açık sarmalından kurtulamaz. Gelirimiz sınırlı. Tüketimi de sınırlayacağız. Ekonomiyi hızlandırmak için yatırım şart. Yatırım ise ancak tasarrufla yapılır. Sonuç; Bu çarpık ekonomik yapı cari açığı geriletemediğinden, kur ataklarını da frenleyemez. Benden söylemesi...





 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar