Ordu
DOLAR9.767
EURO11.4151
ALTIN563.37
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Çarşı pazar yanıyor…

Yurttaş bir yanda korona belası ile uğraşırken, diğer yanda her geçen gün artan çarşı pazar fiyatlarına yetişmeye çalışıyor.

Bazı fırsatçıların da etkisi olmalı ki, temel ürünlerden tutun da sebze ve meyve fiyatına varıncaya kadar çarşı pazar adeta yangın yerine döndü. Hiç kuşkusuz bu yangından en olumsuz etkilenen kitle dar ve sabit gelirli işçi, memur, emekli, esnaf, çiftçi ve öğrenci.

Hükümetin yaptığı yardımlarla bir ölçüde soluklanan milyonlarca insan, zor günlerde sürekli artan hayat pahalılığına direnmeye çalışıyor.  Maaş ve aylıkları yükselen fiyatlar karşısında satın alma gücünü yitiriyor. Dediğim gibi virüsü fırsata çeviren bazı açgözlüler utanmadan fiyatlarla oynuyor, halkın ekmeğinden çalıyor.  Böyle bir ortamda hükümetin vatandaşa ödediği yardım tutarlarını artırarak yinelemesi onları bir kez daha soluklandıracaktır.

Türk-İş’in araştırması çarşıda ateşi büyüyen yangını net olarak gösteriyor. Araştırmaya göre, 2020 Nisan ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 374, yoksulluk sınırı ise 7 bin 733 liraya çıktı. Açlık sınırı bir önceki aya göre 29, yılın ilk dört ayına göre 155 lira arttı. Yılbaşında net 2 bin 324 lira olarak saptanan asgari ücret açlık sınırının gerisinde kaldı.

Sosyal devlet olmanın gereği salgın döneminde ücretlerin korunması ve gelir desteklerinin sağlanması gerekiyor. Siyasi iradenin dar gelirli kitlenin ekonomik durumunu iyileştirmeye yönelik yeni düzenlemeyi hayata geçirmesi açıkça  kendini gösteriyor.

Bu arada, maddi durumu güçlü olan işçi ve memur sendikaları salgın atlatılana kadar aidat almayarak üyelerine destek vermeli. Ekonomik önlemlerin ardı ardına uygulamaya konulduğu bu zor günlerde sendikalar en az 3 ay süre ile aidat kesintisine son verebilir.

Salgından ötürü ateşi yükselen çarşı pazar fiyatlarına yetişmekte zorlanan  milyonlarca işçi ve memuru sahiplenmek sendikaların temel görevleri arasında. Emekçi, fedakarlık sırasının aylıklarından yapılan aidat kesintileriyle kasaları dolan sendikalara geldiğini düşünüyor. Üye sayıları açısından metal, otomotiv, genel hizmetler, bankacılık, büro, enerji ve ulaşım iş kollarında örgütlü sendikaların ekonomik durumu hayli iyi, bazıları beş yıldızlı otel niteliğinde tesislere bile sahip. Buna karşılık üye sayıları az olan gazetecilik, deri, nakliye, basın iş kollarındaki sendikaların kaynakları yetersiz, kasaları neredeyse boş. Zor günlerde ayakta kalmaya çalışıyorlar.

Memur sendikaları konfederasyonları da ekonomik anlamda güçlü. Özellikle son yıllarda üye sayısını artırarak hızla büyüyen hükümete yakın konfederasyonun Ankara’daki lüks Genel Merkez binası dudak uçuklatıyor.

Maddi durumu iyi olan sendikalar kötü dönem geçene kadar özveride bulunarak üyelerinden aidat  almamanın yanında, belirli tutarda nakit yardımında bulunmaları da gerekiyor. İşçi ve memurun parası asıl bugünlerde onlara geri dönmeli. Sendikalar toplu iş sözleşmesi bağıtlamanın yanı sıra sosyal dayanışmaya öncelik veren kurum olduklarını unutmamalı.

Memur, maaşına göre sendikaya en düşük 16, en yüksek 135 lira aidat ödüyor. İşçi sendikalarına ödenen aidatlar genel kurullarında saptanıyor, yüksek ücretlilerde 300 liraya kadar ulaşıyor.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar