Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Ali KUTLU

Ali KUTLU

Mail: [email protected]

Çek O Pis Ellerini Memleketimin Üzerinden

Rahmetli anneannemin birkaç gün görmeden duramadığı koluma grip hadi beni ona götür dediği yarım asırlık dostu, can kuşu…

Büyük halamın altlı üslü komşusu kiracıdan da öte sırdaşı sanki bedeninin diğer yarısı, gölgesi…

Yıllarca Adalet Partisi ve Saadet Partisi saflarında siyaset yapan rahmetli dedemin 47 numara ayakkabısına bakıp her seferinde  gevrek gevrek gülerek bu ne lan çocuk mezarı gibi diye şaka yaptığı, nadir senli benli olduğu insanlardan biri, kadim arkadaşı…

Onların çocukları, torunları çocukluk arkadaşlarım, komşuları…

Meğer Aleviymişler...

Yıllarca bilemedim, ancak 30’lu 40’lı yaşlarımda öğrendim…

Ne dedemden, ne ninemden ne başka büyüklerimden bu insanların Alevi olduğuna dair en ufak bir ima kaş göz hareketi uyarı duymadım.

Sonradan bir şekilde birilerinden duydum.

Bu satırları neden mi yazdım?

Geçenlerde büyük tirajlı bir gazetenin adı büyük kendi küçük sözüm ona araştırmacı gazetecisi saçma sapan, ipe sapa gelmez bir yazı kaleme aldı.

Üstelik şehrimizin acıları tap tazeyken ve herkes yaşanan olayın sebebini ve tekrar yaşanmaması için çözüm yollarını araştırırken.

Değil yarı açık ceza evinde kalmak, tam güvenlikli bir hapishanede tek kişilik hücrede geberip gitmesi gereken cani çocuk katili  polise;

Hapisteyken mutlaka birilerini öldürmeliyim  diye kafamda tasarladım. Birçok bayanı öldürmek için takip ettim ancak çevrede başka insanların olması nedeniyle olayı gerçekleştiremedim. Bir bıçak darbesinde öldüre bileceğim kişiler aradım gözlerimle. Ceren’i farklı noktalarda öldürmek istedim daha fazla darbe vuracaktım ama etrafta birileri vardır, diye korktum. Ölmesi nedeniyle pişman değilim, üzülemiyorum, elimde olmadan öldürüyorum ve mutlu oluyorum. Ben İstanbul’dayken sevdiğim kedilerin başını taşla eziyordum, hatta bir tanesinin kalbini çıkarmıştım” diye ifade vermişken, sen ne maksat ve hangi kafayla

'' Cerenin katledilmesindeki ana gaye Ordu'daki güvenlik zafiyetini tartışmak mı? Bale öğrencisi Alevi ailenin çocuğu Ceren toplumsal hassasiyetleri harekete geçirmek için özel olarak mı seçildi'' diye yazabiliyorsun?

Üstelik yerel adli ve güvenlik makamlarınca en ince ayrıntısına kadar bilinen, mahkeme süreci bitmiş bir dava üzerinden (Savcı Öz'ün Gürcistan'a kaçışı) olaya gizem katmaya çalışarak, oldukça zorlama ve sahte bir araştırmacı gazetecilik yapıyorsun.

Şu yazdığım bilgilere açık kaynaklardan kolayca ulaşabilecekken ve gerçekler bu kadar ayan beyan ortadayken bu yazdıkların art niyet ile kafaları bulandırmak değil midir?

Bir gazeteciye düşen bu olay üzerinden kadına yönelik şiddete ve ceza, infaz sistemimizdeki hataları tartışmak değil midir?

Bu şahsın nasıl bir kafa yapısına sahip olduğunu burada uzun uzadıya anlatacak değilim. Sadece uzmanı olduğum bir alanda, yer yer biz doktorları da hedef göstererek modern tıp, aşılar ve ilaç sanayi konusunda yazdığı bir kitap (Kara kutu) üzerinden her işin altında bit yeniği arayan paranoyak kişilik yapısından veya komple teorilerinden ün ve kazanç sağlamaya yönelik ahlaki zaaflarından ipuçları vermek istiyorum. 

Bu köşede defalarca yazdım. Paranın söz konusu olduğu her sektörde yolsuzluk yalan  ve suiistimal söz konusu olabilir.

Ülkemiz şüphesiz bu suiistimallerin en yoğun yaşandığı (Örneğin bitkisel kökenli ilaçlar üzerinden halkı aldatıcı reklamlar, yerli ve milli kan ürünlerinin milli kaynaklarla üretimi konusunda yaşanan yolsuzluk söylentileri ve son günlerdeki tartışmalar) ülkelerden biri.

Batı tıbbı ve etik değerleri bu suiistimalleri en aza indirecek çok sıkı önlemleri almıştır.

Yeni bir ilacın eczane rafında yerini alabilmesi her biri çok sıkı kontrol edilen; ilacın etki mekanizması, güvenirlik ve klinik yararlarının araştırıldığı 3 fazlı araştırma basamakları sonrasında olmaktadır.

Firmalar ilaç çalışmaları öncesi yürüyen çalışmalar hakkında kamuoyunu İnternet üzerinden bilgilendirmekte, çalışma sonuçlarının olumsuz olması durumunda verileri kamuoyuyla paylaşmak zorunda bırakılmaktadır.

İlaçlar konusunda en ufak bir yanıltıcı reklam milyar dolarlık tazminatlarla cezalandırılmakta, bezen yüz milyonlarca dolar tutarındaki yatırımlar ortaya çıkan şüpheler yüzünden çöpe gitmektedir.

Modern tıbbın kafası bu anlamda hile, hurda ve sahtekarlığa çalışmaz. Çünkü zaten işe yararlığı ispatlanmış olan ilaçlardan yüz milyarlarca dolar kazanırlar. Asla güvenilirliklerini bir kaç milyon dolar için çöpe atmazlar.

Bu gibi adamların  saçma sapan komple teorilerinden etkilenip doktorları ilaç firmalarının gönüllü ortağı, ilaçları da ilaç firmalarının aldatması olarak görüp tansiyon ve kalp ilaçlarını bırakan, yerine ot kök kullanan ve bu yüzden hayatını kaybeden ve yoğun bakıma kaldırılan birçok hasta biliriz.

Aşılar konusundaki fikirlerine gelince bu konuda o kadar çok yazdım ki, aşılar konusunda yazdıklarıyla temelde fesli amcayla aynı kafa yapısına sahip bu adam için fazladan bir cümle bile kurmayacağım...

Birçok doğrunun arasına yanlış bilgileri yerleştirerek kafaları karıştıran ve popüler olma peşinde koşan bu adam insanlarımızın hem halk sağlığını hem de ruh sağlığını tehdit etmektedir.

Uzaktan oturduğun yerden sallayıp durma.

Gel Ordu'ya sokaktaki insanlarla sohbet et...

Burası memlekette Alevi-Sünni gerginliğinin, mezhep ayrımı fitnesinin çıkarılabileceği en son yer.

Kışın yağmurlu havada fındık bahçesinde yangın çıkarmak ne kadar zorsa, Alevi-Sünni gerginliği bu coğrafyada o kadar zordur.

Amacın ne neyin peşindesin açıkça söyle...

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar