Ordu
DOLAR15.8769
EURO16.8435
ALTIN942.55
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

reader

Cıdanın Halis

Herkesin hayatında iz bırakan bir, iki olay,  ya da o olayların kahramanı insanlar vardır. Cıdanın Halis de onlardan biri.

Cıdanın Halis’le kırsaldan kentlere göç başladığı 50’li yıllarda tanıştım. Daha doğrusu ortak mekânlarda arada bir göz göze gelmişliğimiz var. Bir gün sokakta karşılaştık. Köyden/Kente inmek istediğini söyledi. Kentte ne yapacaktı? İnşaatlarda iş bulabilirim. Harç yoğurmasını biliyor musun dedim: hayır dedi. Gerçekten mi dedim: evet dedi. 45 yaşına kadar tarla kazmaktan başka iş yapmadığını, söyledi.

***

Cıdanın Halis aynı yıl -taşı toprağı altın- olan İstanbul’a gitti. Orada kazma ile yapabileceği bir iş buldu. Yalnız bu defa eline iki ağızlı kazma vermişlerdi. 30/40 kişilik asfalt kazma ekibinin sıradan bir çalışanı olmuştu. Cıdanın Halis her ne kadar İstanbullu olsa da, bir gün memleketine geri döneceğini biliyordu. Nitekim uzun yıllar sonra köyüne geri döndü. Babadan kalma üç/beş dönüm arazi üzerinde 45-50 m2 bir evde yaşamını sürdürdü. Zayıf bedeni, “ince” hastalıklar yakasını bırakmadı. Kısa bir süre sonra da sonsuzluğa, uzun bir yolculuğa çıktı.

***

Yüz yıldan fazla yaş almış; ilerleyen yaşında bile fındık çubuklarından cıda çeken ve o cıdalarla sepet, sele yapıp satan bir babanın oğlu olduğu için O, Cıdanın Halis’ti.

Cıdanın Halis geride ne bırakmıştı?

Bir cenazede, yanıma yaklaşan genç bir adam: Beni tanıdın mı dedi. Hayır, dedim. Ben, Cıdanın Halis’in oğluyum. Sevindim! Babandan geriye ne kaldı dedim? Babamdan geriye emekli maaşı kaldı, dedi.

***

Cıdanın Halis eşine, çocuklarına çok önemli bir miras bırakmıştı. Emekli maaşı.

Köyün ilk sigorta emeklisi Cıdanın Halis’i unutmak mümkün mü?

 

 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar