Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Şinasi KARA

Şinasi KARA

Mail: [email protected]

DAHA FAZLA CUMHURİYET DAHA FAZLA DEMOKRASİ

Tercihimiz, daha  fazla Cumhuriyet mi, yoksa daha fazla Demokrasi mi  olacak?
Cumhuriyet "yasaların egemenliğini öngören devlet yönetim" biçimidir. Demokrasi ise, devlet yönetimini ele geçirmede bir yöntemdir.
Yasaların üstünlüğü, Cumhuriyet idaresinin vazgeçilmez  kuralıdır.  Bu kurala kesin uyulması halinde, siyasal toplumlar istikrar kazanıyor. Tarihi örneği Sokrat ile yaşanmıştır.
M.Ö. 4. Yüzyılda yaşamış olan ünlü filozof Sokrat "toplumun değerlerine karşı söylemleri nedeniyle idama mahkûm" edilmişti. Yöneticiler, bilge bir kişinin idam edilmesini istemediler. Kaçması
için ortam hazırladılar. Ancak, Sokrat  "Cumhuriyetin  yasaları beni idama mahkûm ettiğine göre, infazın yapılması gerekir" diyerek baldıran zehrini kendisi içmiştir.
Yasaların üzerinde kişiler ve  kurumlar etkin olduğu zaman, Cumhuriyet idaresi zarar görüyor. Etkinin derecesine göre sistem bozuluyor. Sözde Cumhuriyetler ortaya çıkıyor.
Halk iradesinin temsiline dayalı demokratik sistemler Cumhuriyet idaresine zarar veriyor. Adına demokratik Cumhuriyet denilen, kulağa hoş gelen ve fakat realitede uydurma bir sistem ortaya çıkıyor. Demokratik Cumhuriyetlerde  "yasaların üstünlüğü" kayboluyor. Yasa yapma erkine sahip seçilmişlerin üstünlüğü, egemen oluyor.
Halk idaresi olarak tanımlanan demokrasi konusunda, ünlü filozof Aristo "Demokrasilerde, eşitlik hâkimdir, eşit olduklarını iddia edenler zenginleri localardan indirir, hiyerarşi kaybolur, kimin baş
kimin ayak olduğu belli olmaz, vergi ve diğer zor devlet görevleri yerine getirilemez, devlette çözülme ve anarşi başlar" diye tenkit ediyordu.
Mahsurları nedeniyle,  Antik Yunan Site Devletlerinde "doğrudan demokrasi"  yönetim biçimi olarak yaşayamadı.
Modern ülkelerde demokratik yöntemler ile Devlet İdaresine egemen olmak tercih ediliyor. Bu amaçla, dolaylı demokrasi uygulanıyor. Seçme ve seçilme işlemi kurala bağlanmak zarureti ortaya çıkıyor. "Kurallı demokrasi" denilen sistem uygulama kabiliyeti buluyor.
Dolaysız demokrasinin" anında anarşiye dönüşeceği"  biliniyor. Halk iradesinin vekâletine  dayanan, dolaylı demokrasin de "anarşiye" meyletmesi önlenemiyor. Siyasal topluma dikkat ediniz. Daha çok demokrasi talep edenlerin, nihai amacının "anarşi" olduğu görülür. Anarşistler, daima daha çok demokrasi talep ederler. Verilen ile asla yetinmezler.
Demokratik sistemde başarılı olmanın yolu, halka daha çok taviz vermekten geçer. Bu nedenle siyasi partiler, halkın ekonomik ve sosyolojik eğilimlerine göre politika üretirler. Adına popülizm denilen sonuç ortaya çıkar. Ekonomik ve mali dengeler bozulur.
Demokratik yöntemler ile "Yasa Yapma Erkini"  elde edenler, Cumhuriyetin değişmez yasaları ile oynadıkları takdirde "yasaların üstünlüğü prensibi" zarar görüyor. Demokrasiyi egemen kılalım derken "siyasal istikrar" bozuluyor.
Modern dünya, daha fazla demokrasi ve daha fazla Cumhuriyet arasındaki tercihin, nerede  dengeye geleceğini kestiremiyor. Denge  noktası deneme-yanılma metodu ile kuruyor.
Daha az zararlısı bulunamadığı için "demokratik sistem" tercih ediliyor.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar