Ordu
DOLAR13.6551
EURO15.5186
ALTIN783.56
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Defineci

“Tankerle Su” başlıklı yazıya son noktayı koymadan önce şöyle bir tespitte bulunmuşum:

“Mesel mesel üstüne deyip geçiyoruz! İnananlar var ki; elinde kazma her yerde define arayanlar gündem oluyor.”

Konu “Dipsiz Kuyu”ya tankerle su taşımanın da ötesine geçti, birçok arkeolojik alanda yapılan tahribatların listesi yayımlanmaya başladı.

Dolayısıyla “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” müdahil olunca, olayın boyutları büyüdü, büyüdü ülke sınırlarını aştı, internet sitelerinde dolaşım başladı.

***

 Define arayıcılarının tahribatları üzerinde durmayacağım. Geçmiş yıllarda başımızı ağartan bir olaya  -“Kazı yaptılar suçlamasıyla hâkim karşısına çıktığımız için- değinip geçeceğim.

Bugünkü Bayadı Köyü hudutları içinde bulunan Kurul Yerleşkesi -birçok definecinin “izinsiz” kazı alanı olmuştur.

Güzel Ordu Gazetesi Sahip ve Başyazarı Bilal Köyden bu konuyu kamuoyuna şöyle durmuştu;

“Başta Temel Sağra olmak üzere dört arkadaş ellerimizde fener gizli geçitten içeri girdik. Yuvarlanan taşlarla daralan bir alana kadar indik. Orada, sağ ve sol tarafta iki kapı vardı.”

***

Güzel Ordu Gazetesindeki bu bilgiyi, yeniden gündeme getiren bir yazı kaleme aldım. Enis Ayar, Baki Musabaşoğlu, İsmet Baş ve Rüştü Baş -dörtlü çete- Kurul Yerleşkesi’ne gidip gelmeye başladık. Her gittiğimizde orada piknik yapan birkaç aileye mutlaka rastlardık. Piknik yapanların çoğunun o yöre insanları olduğunu, Hıdrellezde buraların insanlarla dolup taştığını da öğrenecektik... Demek ki Kurul’a kutsallık atfedenler de vardı.

 400-500 metrekare diyebileceğimiz, bir alan SİT sayılıyor. Sadece burasının etrafı profil kazıklara bağlanmış ince bir telle çevrili idi. Gerisi vatandaşın fındık bahçesi...

***

Gazeteci duyarlılığı işte... Kurul’un koruma alanının genişletilmesiyle ilgili haberlerle, köşe yazılarıyla kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştık.

- SİT alanı, sadece gizli geçidin girişi ile su toplama kuyusu mu!?

Kurul’un Melet Vadisi’ne inen cephesinin - Hazineye ait, yaklaşık 100 hektar - SİT alanı olması konusunda daha sonraki yıllarda da dosyalar hazırlandı, davalar açıldı.

 Gel gör ki orada bir taşocağı açılmasının önüne geçilemedi.

Bugün, Kurul’daki tahribatın bir tedavisi var mı; onu da bilemiyorum!

***

Ordu genelindeki göller, çağlayanlar, ören yerleri hepimizin ortak malıdır. Onlar bizlerin kültür zenginliğidir.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un, bu konuda da duyarlılık göstermesi, 2300 yıllık Kurul yerleşkesinin daha fazla  altının oyulmasına son  verebilir.

***

Sayın okur;

Her ören yeri için halk arasında değişik söylentiler çıkarılır. Söylentileri burada alt alta sıralasam “ya onu da mı duyacaktık?” diyeceğinizi biliyorum.

Yazıyı şöyle bir soru ile bu bitirelim:

-Kurul Yerleşkesi’nden çıkarılan 130 ton altını kimin cebinde?

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar