Ordu
DOLAR15.9513
EURO16.9098
ALTIN945.20
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

reader

Demek ki Neymiş!

Demek ki neymiş; Merkez Bankası döviz rezervlerinin sıfırlandığı bir ortamda, enflasyon oranı ve döviz kurları yükselme eğiliminde iken faizlerin düşürülmesi, döviz kurlarında çok sert hareketlere yol açıyormuş:

 

Tarih 23 Eylül 2021 (faiz oranı düşürülmeden bir gün önce): Merkez Bankası’nın politika faiz oranı %19, dolar kuru 8,70 TL, yıllık TÜFE enflasyon oranı %19,5.

Tarih 1 Nisan 2022 (sadece 6 ay sonra): Merkez Bankası’nın politika faiz oranı %14, dolar kuru 14,70, yıllık TÜFE enflasyon oranı Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre %55, Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre %123,8! (Şubat ayı enflasyon oranı)

 

İktisat bilimine göre, bir ülkede enflasyon oranları ve döviz kurları artma eğiliminde ise, ülkenin uygulayacağı temel ekonomi politikası sıkı para politikasıdır. Yani, faiz oranlarının yükseltilerek talebin kısılması ve aynı zamanda da döviz kurları üzerindeki baskının hafifletilmesi... Buna en yakın örnek ise yaklaşık on beş gün önce ABD Merkez Bankası FED’in artan enflasyon oranlarını gerçekçe göstererek politika faizini 0,25 puan artırmasıdır (artırmaya da devam edecektir).

 

Demek ki neymiş; yakın tarihte Türkiye’de enflasyon oranlarını artıran temel unsur faiz oranları değil, döviz kurlarıymış:

 

Çünkü Türkiye’nin ithalatının yaklaşık yüzde 10’u tüketim mallarından, yüzde 15’i sermaye mallarından ve yüzde 75’i ise ara mallarından oluşmaktadır. Sermaye ve ara mallarının toplam %90’lık payı, ekonominin üretmesi/büyümesi için gerekli mallardan oluşmaktadır. Kaldı ki, Türkiye’nin ithalatının neredeyse yüzde 25’i sadece enerji sektörüne harcanmaktadır. Dolayısıyla döviz kurlarında yaşanan yükselişlerin enflasyon oranına yansıması çok güçlü ve kısa sürede gerçekleşmektedir. Özellikle 2017 yılından sonra döviz kurlarının ve enflasyon oranlarının seyri de bu durumu tevsik etmektedir.

 

Demek ki neymiş; enflasyonun artış eğiliminde olduğu bir dönemde, Merkez Bankası’nın bankalara ödünç verdiği politika faizini düşürmesi, sadece politika faizinin düşmesine, piyasa faizlerinin ise artmasına yol açıyormuş:

 

Tarih 23 Eylül 2021: Türkiye’nin iki yıllık tahvil faiz oranı yaklaşık yüzde 17.

 

Tarih 1 Nisan 2022: Türkiye’nin iki yıllık tahvil faiz oranı yaklaşık yüzde 25.

 

Tahvil faiz oranı, Hazine’nin piyasaya ödediği faiz oranıdır. Başka bir ifadeyle, devletin piyasadan aldığı borcun faizidir. Bu faiz oranının yaklaşık 8 puan artması, kamu maliyesi üzerine binen ciddi bir yüktür. Tahvil faizinin yanı sıra, ihtiyaç, konut ve otomobil gibi tüketici kredilerinde de önemli faiz artışları yaşanmıştır.  

 

Demek ki neymiş; “faiz neden, enflasyon sonuç” bakış açısı doğru değilmiş. Faiz oranlarını düşürmek istiyorsanız, enflasyon oranlarını düşürmeniz gerekiyormuş:

 

 Esasında bu son duruma en iyi örnek, mevcut Hükümetin 2002-2005 dönemidir. Enflasyon oranının 2004 yılında tek haneye (yüzde 9,8) düşürülmesi, tahvil faizlerinin 2001 yılında ortalama yüzde 90’lardan 2005 yılında yüzde 15’lere gerilemesine neden olmuştur.

 

Demek ki neymiş; döviz kuru artışlarını tutamayan ekonomi yönetiminin “Çin modeli” olarak ortaya attığı yüksek kur-yüksek ihracat-yüksek dış fazla hedefi gerçekçi değilmiş:

 

2022 yılı Ocak-Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 21,4 artarak 37,5 milyar dolara; ithalat ise yüzde 49,7 artarak 55,9 milyar dolara ulaşmış. Dolayısıyla yılın daha ilk iki ayında dış ticaret açığı 18,4 dolar gerçekleşmiş.

 

Türkiye ekonomisi, Asya ülkelerinin ihracata dayalı kalkınma modelini uygulamak istiyorsa; eğitime, beşeri sermayeye, liyakate, Araştırma-Geliştirmeye (Ar-Ge) ve teknolojiye ağırlık vermesi gerekmektedir. Çünkü Asya ülkelerinin ekonomik mucizesinin temelinde bu beş faktör çok önemli bir rol oynamıştır.

 

Demek ki neymiş; Türkiye’nin, piyasa koşullarını dikkate alarak iktisat biliminin temel kurallarına göre politika uygulaması, artık çoktan gelmiş de geçiyormuş.

 

Not: Verdiğim rakamların çoğu Şubat 2022 tarihine aittir. Savaşın etkisini içermemektedir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar