Ordu
DOLAR13.5421
EURO15.4644
ALTIN790.94
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

reader

DERELİ

Giresun’un Dereli ilçesi yeni bir sel felaketi ile yaygın medyanın gündeminde. Karadeniz’in dereleri Regülatör Tipi Elektrik Santrallerin (HES) baskısı altında. Bu biliniyor.

Taşkınlarda ne yapılacağı bilinemiyor.

İlk çağlarda insanlar taban arazilere değil de tepelere ev yapmışlar. Günümüzde ise herkes düz ovaya indi, önce tarım alanları yok oldu sonra yaşamın kalitesi düştü. (Karbon salınımı, oksijenden ağır olduğu için daima aşağıya çöker. Siz bunu tepelerde oksijen düz ovada –çöküntülerde- ise karbon gazı vardır, diye okumalısınız).

Karadeniz’in şu bölgesi heyelan, şu bölgesi sel yatağıdır. Bilinmez değil!

Kırsaldan kentlere göç, çarpık yapılaşma ile altyapının yetersizliği doğal felaketlerin tetikleyicisi oldu.

Dereli, iki derenin birleştiği -dere içinde- bir ilçe… 1953 yılında ilçeye Kaymakam, derme çatma ilkokulu’na da aileden biri: öğretmen Halit Baş atanıyor.

İlçe sık sık taşkınlarla boğuşuyor. Sahilden başlayıp, dere boyunca uzanan yol zaman zaman uçuklar meydana geliyor, bir süreliğine de olsa ilçeye araçla ulaşım duruyor.

Uzatmayalım yıl 2020’i ve Dereli ve dereli yolu hâlâ taşkınların tehdidi altındadır.

Son selde,11 kaybımız var.  2’si jandarma olmak üzere 5 yurttaşımızın cansız bedenine ulaşıldığı söyleniyor. Havadan ve karadan selde kaybettiğimiz canlarımızın aranmasına devam ediliyor.

Bu arada, iki bakanın sel bölgesine gelip, felaketin büyüklüğü hakkında açıklamalarda bulunduğunu, yaraların kısa sürede sarılacağını, vatandaşlarımızın zararlarının en kısa zamanda karşılanacağını söylüyorlar.

***

Giresun ve Ordu’da selle giden fındık miktarı hakkında doyurucu bir bilgi edinilmiş değil!

Ürünü sigortalı olanın zararı mutlaka karşılanacaktır. Ürününü sigorta yaptırmayan üreticimiz için yapılacak bir şey yok… Yalnız Dereli Belediye Başkanı Yaşar İbaş’ın “İlçelerinin Felaket Bölgesi ilan edilmesi” talebi var. Mevcut iktidar, bu talebe bakalım ne diyecek?!

***

Efendiler!

Bir metre kareye,  60 dakika gibi kısa bir zamanda 135 litre yağış düşmesi üzerine biraz kafa yormalıyız.

Sahi,  biz evimize 19 litrelik 7 damacana su alıp - bir metre kareye- bu kadar kısa zaman aralığında döktük mü?

***

Buradan iklim değişikliği tartışmasına da girebiliriz. Nitekim yağışın yoğunlaştığı sırada Ordu sahillerinde iki hortum vakası, kameralarla tespit edilmiştir.

Suyun deniz  yüzeyinden hortumlanarak taşınması “çevrede” şaşkınlık yaratmıştır: Neler oluyor???

***

Doğal afetler önlenemez, tartışmasına girmeyeceğim… Şu kadarının bilinmesini istiyorum… Ben yaptım oldu, bu çağın bilimine aykırı. Planlı, programlı yerleşime geçilmesi zamanı çoktaaaaan geldi.

Bir jeolog, tepelerdeki yerleşimde 5,5 şiddetinde bir depremin yıkım yapmadığını, 35 ve 50 kilometre uzakta iki yerleşiminde ise yıkıma sebep olduğunu söylemesi düşündürücü... Demek ki, yamaçlara ya da tepelere ev yapmak ovalara yapmaktan daha güvenli…

(Karbon salınımı, oksijenden ağır olduğu için ovalara iner, Boztepe gibi biraz yükseklerde ise oksijen vardır).

4 milyar yıldır bu -güneş enerjisi dâhil- biliniyorsa, bizler de öğrenir, düz ovada ev yapmaktan vazgeçeriz.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar