Ordu
DOLAR15.8393
EURO16.7382
ALTIN926.25
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

reader

Dış Güçler, Ekonomi ve Terör

Bu aralar da “dış güçler” lafı dilimize dolandı gidiyor. Dış güçler, dolar kurunu yükseltip veya istikrarsızlık yaratıp bizim ekonomimizi mahvetmek için elinden geleni yapıyormuş. Sizce de bu ön yargı doğru mu?

Hani bir laf vardır ya “paranın dini imanı olmaz” diye; ulusal ve uluslararası piyasalarda sanırım en geçerli sözlerden biri de budur. Çünkü para, paranın ve kazancın daha fazla olduğu yere yönelmektedir. Ulusal ve uluslararası piyasalardaki yatırımcıların temel motivasyonu da zaten budur. Hatta bırakın piyasaları, konunun daha iyi anlaşılması bakımından kendimizden örnek verelim: Türkiye’de döviz mevduatlarının toplam mevduatlar içindeki payı neden %60 seviyelerindedir?  Devletin yeni yürürlüğe koyduğu “kur korumalı mevduat hesabı” uygulamasını takiben halkın bir kısmı neden dövizini bozdurup bu mevduat hesabına yönelmiştir? Cevap çok basittir; enflasyon karşısında TL cinsi varlıkların getirisi erimesin ve daha yüksek kazanç sağlansın…

İşte, uluslararası piyasalar da bu mantıkla hareket eder. Eğer Türkiye’de döviz kurunun yükseleceğini bekliyorlarsa --bizim de yaptığımız gibi-- dövize olan talepleri artacak ve döviz almaya yöneleceklerdir. Böyle bir gelişme de pek tabii ki kurlar üzerinde yukarı istikamette bir baskıya yol açacaktır. Dolayısıyla, buradaki amaç Türkiye ekonomisini mahvetmek değil, yüksek kazanç sağlama güdüsüdür. Yoksa dolar kurunun 9 TL’lerden 18,5 TL’ye hızla yükselmesini ve yaklaşık 10 dk. içinde de 11’li rakamlara düşmesini dış güçlerle açıklamak mümkün değildir.

Bir diğer önemli soru da şudur: “Dış güçler” sadece son yıllarda mı ortaya çıkmıştır? Mesela 2004-2008 döneminde bu “dış güçler” neredeydi? Size çok çarpıcı rakamlar vererek konuyu derinleştireyim: Örneğin, 2005-2008 döneminde Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye (net) girişi yılda ortalama 16-17 milyar dolar, toplam da ise yaklaşık 66 milyar dolar gerçekleşmiştir. Türkiye’nin 1980-2000 dönemini içeren yirmi yılda aynı rakamın toplam 8 milyar dolar gerçekleştiği dikkate alınırsa, 66 milyar doların ne büyük bir sermaye girişi olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Bu yoğun sermaye girişi (döviz girişi) ise bir yandan Türkiye’nin döviz rezervlerinin 2000’li yıllarda hızla artmasına, diğer yandan da 2003 yılının başında 1,65 TL olan dolar kurunun 2008 yılının başlarında 1,15’lere kadar düşmesine yol açmıştır. Çünkü Türkiye’de artık döviz bollaşmış ve döviz fiyatları da haliyle düşmüştür. 2005-2008 döneminde Türkiye’ye yönelen yoğun yabancı sermaye girişinde ise; 30 yıl süren yüksek ve kronik enflasyonun 2004 yılında tek haneye düşürülmesi, 3 Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerinin başlaması, önemli yapısal reformların gerçekleştirilmesi ve 1990’lı yıllarda sürdürülemez boyutlara ulaşan bütçe açığının 2005 yılında sorun olmaktan çıkartılması önemli bir rol oynamıştır.

Aklınıza şu soru gelebilir: Peki hocam, “dış güçler” bizi hiç mi olumsuz etkilememiştir? Bana göre “dış güçlerin” bizi olumsuz etkilediği en önemli gelişme teröre verdikleri destek olmuştur: 1991 yılının başlarında yaşanan I. Körfez Savaşı’nı takiben Türkiye’de PKK terörü özellikle 1992-1995 döneminde hızla tırmanışa geçmiştir. Benzer şekilde, Şubat 1999’da terörist başının yakalanmasını takiben durma noktasına gelen terör olayları, 2003 yılının başlarında gerçekleştirilen II. Körfez Savaşı sonrası tekrar yükselme eğilimine girmiştir. PKK terörünün hız kazandığı son dönem ise 2010’lu yıllar olmuştur. Çünkü bu sefer de Suriye’de iç savaş ortaya çıkmış ve sıkı müttefikimiz! ABD ve yandaşları sözde barışı sağlamak için sorunlu bölgeye yeniden gelmiştir. Bilmem kaç bin tır dolusu silah ve cephane PKK ve türev terör örgütlerine bu ülkeler eliyle verilmiştir. Bütün bu gelişmelerin sonucu ise artan şehit sayıları, ağlayan analar, düşen yatırımlar ve teröre harcanan onca paralar olmuştur.

Özetle; Türkiye’nin son yıllarında ağırlaşan makroekonomik sorunları “dış güçlerle” açıklamak, ekonominin yanlış yönetilmesine bahane bulmaktır. Eğer “dış güçlerin” Türkiye üzerine olan olumsuz etkisinden bahsetmek isteniyorsa, öteden beri terör örgütlerine verdikleri desteğe bakmak yeterlidir. Teröre verilen bu destek, Türkiye’nin son döneminde artan ekonomik sorunları açıklamakta yetersiz kalsa da, bu desteğin 1980 sonrası Türkiye’nin kalkınmasını önemli ölçüde olumsuz etkilediğini söylemek de yanlış olmayacaktır.

 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar