Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

 Dolardaki Düşüşün Yansımaları

Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifasını takiben Dolar kurunda neredeyse 1 Türk Lirası (TL) düşüş gerçekleşti ve kısa sürede TL önemli ölçüde değer kazandı. TL’deki bu düşüşün temelinde, eski ekonomi yönetimine olan güvensizliğin ve yeni ekonomi yönetimine dair güvenin ve de gelecekle ilgili olumlu beklentilerin yattığını söylemek pek yanlış olmaz. Çünkü dışa bağımlılığı ve dış borcu yüksek olan bir ülkede, en üst perdeden söylenen “Döviz kuru bizim için önemli değil” biçimindeki bir ifadeye piyasaların pek itibar etmesi beklenemez. Etmedi de…

Peki, döviz kurlarında yaşanan bu düşüşün Türkiye ekonomisi üzerindeki olumlu yansımaları neler oldu?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, 2020 yılının 2. çeyreği itibariyle toplam dış borç stokumuz 421,8 milyar Dolar civarlarında görünüyor. Bu toplam dış borcun yaklaşık 163 milyar Dolar’ı kamu sektörüne; 20 milyar Dolar’ı da TCMB’ye ait. Geri kalanı ise özel sektöre ait dış borçlardan oluşuyor.

Dolar kurunun gerileyerek TL’nin değer kazanması, bu dış borcumuzun TL cinsinden değerinin düşmesine yol açıyor. Başka bir ifadeyle, Dolar veya Euro borcumuzun o para cinsinden miktarı değişmiyor; ancak Dolar veya Euro borcumuza ödeyeceğimiz para TL cinsinden azalıyor. İşte, kur düşüşlerinin ülkemize olan kısa vadeli en büyük katkısı da bu oluyor.

TL’nin değer kazanmasının bir diğer olumlu yanı da, milli gelirimizin Dolar cinsinden yükselmesine yol açmasıdır. Örneğin, Türkiye’nin 2019 yılında milli geliri (Gayri Safi Yurt İçi Hasılası/GSYİH) yaklaşık 4,3 trilyon TL gerçekleşmiş. TL cinsindeki bu milli gelir, aynı yılın ortalama Dolar kuruna bölündüğünde, o yılın Dolar cinsinden milli geliri (GSYİH’si) hesaplanmış oluyor. Bu bağlamda, 2019 yılında Türkiye’nin Dolar cinsinden milli geliri de yaklaşık 754 milyar Dolar gerçekleşmiş bulunuyor. Dolayısıyla döviz kurlarının düşüşü, Türkiye’nin milli gelirinin Dolar cinsinden artmasına yol açıyor. Bu da olumlu bir gelişme…

Bu noktada bir hatırlatma yapayım: “Dolar cinsinden milli gelirimiz bizi çok mu ilgilendiriyor?” gibi bir soru aklınıza gelebilir. Evet, çok ilgilendiriyor; çünkü ülkelerin dünya ekonomisi içindeki milli gelir sıralaması ve dolayısıyla ülkelerin ekonomik büyüklüğü Dolar cinsinden hesaplanıyor. Dünya sıralamasında önde olmak ise, ekonomik gücünüzün ve yatırım potansiyelinizin bir göstergesi oluyor. Örneğin, 2014 yılında Türkiye milli gelir bakımından dünyanın 16. büyük ekonomisi iken, 2018 ve 2019 yıllarında 19. sıraya gerilemiş görünüyor. Bu gerilemede, 2015 yılından sonra büyüme oranlarında yaşanan düşüşlerin payı kadar, özellikle son yıllarda döviz kurlarında yaşanan sert yükselişlerin de payının olduğu çok aşikâr.

Döviz kuru düşüşlerinin ekonomiye olan bir diğer olumlu yansıması da enflasyon oranları üzerinde gerçekleşiyor. Başta enerji maliyetleri olmak üzere, ithal ettiğimiz ara ve yatırım mallarının fiyatları TL cinsinden ucuzluyor. Böyle bir gelişme ise enflasyon oranının düşmesine katkı sağlıyor. Ancak hemen belirtelim; kur düşüşlerinin enflasyon üzerine olumlu yansıması için, kamu ve özel sektörün bu kur düşüşlerini mal ve hizmet fiyatlarına yansıtması gerekiyor…

Son söz; Türkiye ekonomisinin son dönemlerinde yaşanan hızlı kur artışları ve takip eden dönemde hızlı kur düşüşleri ekonominin bir anda düzeldiği anlamına gelmiyor. Kur düşüşlerinin ekonomiye olumlu yansımaları olsa da, döviz kurlarında yaşanan bu hızlı değişim, piyasalarda istikrarsızlık ve belirsizlik yaratıyor. Belirsizlik ise, yatırımları ve piyasa beklentilerini olumsuz etkileyen en önemli faktörlerin başında geliyor…

 

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar