Ordu
DOLAR9.4511
EURO10.9795
ALTIN547.65
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

Dolar’ın 8.50 mi, Yoksa 7,30 mu Olması Daha İyi?

Ekonominin temel kurumları ve bu kurumların temel görevleri vardır. Örneğin, Merkez Bankası’nın görevi, para politikası araçlarını kullanarak piyasadaki para miktarını dengelemesi ve bu suretle de fiyat istikrarını sağlamaya çalışmasıdır. Bir diğer önemli kurum olan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın temel görevi ise, kamunun gelir gider dengesini disipline etmesidir. Dış Ticaret Bakanlığı’nın görevi ise, dış ticaretin gelişiminde ve Türkiye’nin rekabet gücünde artış sağlamaktır.

Peki, bütün bu kurumların nihai amacı nedir? İstikrarlı büyümeyi sağlamaktır. Örneğin, bir yıl yüzde 8 büyümek, ertesi yıl ise yüzde (eksi) -4 küçülmek yerine, iki yıl üst üste yüzde 5 büyümek gibi…  Çünkü bir ekonomide, yüksek enflasyon oranları, sürdürülemez boyutlara ulaşan bütçe ve dış ticaret açıkları varsa, o ekonomide istikrarlı büyüme oranlarının gerçekleşmesi zordur. Bu duruma en iyi örnek de, 1980 ve 1990’lı yıllarda Türkiye ekonomisidir. Dolayısıyla, denge ve istikrar ekonominin temel unsurdur.

Esasen, denge ve istikrarın korunması bütün hayatımızda da mevcuttur. Tansiyonun yüksek veya düşük olması istenmez; hatta tansiyonda meydana gelen ani yükseliş ve düşüşler de istenmeyen durumlardır. Sadece birkaç besin ürünüyle beslenmek yanlış; dengeli beslenmek esastır. Az veya çok uyumanın vücuda yararı değil, aksine zararı vardır. Düzenle spor yapmak ne kadar faydalı ise, aşırı spor da o kadar zararlı olabilmektedir. Özetle, hayatın kendisi de denge ve istikrar üzerine kuruludur.

Şimdi gelelim başlıktaki sorumuzun cevabına.

Türkiye’de Dolar kuru Kasım ayının ilk haftasında 8,50’lere ulaştıktan sonra sert bir düşüşle yılın son haftasında 7,30’lara kadar geriledi. Böyle bir gelişme ise, TL’nin önemli ölçüde değer kazanmasına, dış borcumuzun TL cinsinden değerinin azalmasına, ithalatımızın göreli ucuzlamasına ve enflasyon üzerindeki kur etkisinin düşmesine yol açtı. Dolayısıyla sorumuzun cevabı; Dolar kurunun 8,50’lere kıyasla 7,30’larda seyretmesi Türkiye ekonomisi için daha iyidir. Cevap net ve açıktır.

Her ne kadar Dolar kurunda yaşanan bu hızlı gerilemenin olumlu yanları olsa da, böyle bir gelişme olumsuz sonuçlara da işaret eder. Bu olumsuz sonuçların başında, kurlarda yaşanan bu sert salınımların veya istikrarsızlığın ekonominin kısa ve orta vadesinde yaratacağı belirsizliktir. Özellikle büyüme oranı, yatırımlar ve dış ticaret, bu belirsizlikten en fazla etkilenen göstergelerin başında gelmektedir.

Örneğin, Türkiye’de dış ticaret işiyle uğraşan ve bu yüzden de sıklıkla döviz alıp-satan biri olduğunuzu varsayın. Veyahut yurtdışından makine ve teçhizat alarak yatırım yapmak için döviz cinsinden kredi çekeceğinizi düşünün. Dolar kurunun son 4 ay içinde 7,30 seviyesinden 8,50’ye çıktığını ve tekrar gerisin geriye 7,30 seviyesine indiğine de tanık oldunuz. Böyle bir ortamda gelecekte kurların alacağı seyri nasıl tahmin edip yatırım kararı alabilirsiniz? Veya dış ticaret bağlantılı bir anlaşmaya imza atma konusunda içiniz ne kadar rahat olabilir? Yeri gelmişken belirteyim; döviz kuru risklerini azaltan forward, döviz opsiyonları ve futures gibi bazı finansman teknikleri olsa da, bunların uygulama alanları da sınırlı kalmaktadır. 

Özetle; Dolar’ın fiyatının düşük olması Türkiye için elbette tercih edilen bir durumdur. Ancak daha da önemlisi, ekonomide belirsizliğin azaltılması, üretim ve yatırımın aksamaması için döviz kurlarının istikrarlı ve dengeli bir seyir izlemesidir.

Yeni yılın hepimize, sağlık, huzur ve bol kazanç getirmesi dileğiyle...

 

 

 

 

    

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar