Ordu
DOLAR9.782
EURO11.3961
ALTIN561.78
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

Döviz Kuru Artışlarının Avantajları ve Türkiye Örneği

Türkiye’de takip edilen belki de en önemli göstergelerin başında döviz kurları fiyatları gelmektedir. Özellikle son bir yıl içinde Dolar ve Euro’nun fiyatında yaşanan hızlı artışlar, Dolar’ın 8 TL’ye, Euro’nun ise 9,5 TL’ye kadar yükselmesine yol açmıştır. Dışa bağımlı olan ve yüksek dış borcu bulunan bir ülkede hızlı kur artışları istenmeyen bir gelişmedir; maalesef Türkiye de bu konumda bir ülkedir.   

Peki, kur artışlarının ekonomi üzerine hiç mi olumlu katkıları yoktur? İzah etmeye çalışayım.

Ekonomi literatüründe genel kanı şudur: Ülke parasının yabancı paralar karşısında değer kaybetmesi (örneğin Dolar kurunun artışı) ülkenin dış ticareti üzerinde olumlu etkiye yol açar. Döviz kuru artışları ithalatın pahalanmasına neden olacağı için ithalatın azalmasına; ihracatın ise göreli ucuzlamasına neden olacağı için ihracatın artışına yol açar. Dolayısıyla, dış ticaret dengesini ifade eden ihracat ile ithalat arasındaki fark olumlu yönde seyreder ve dış ticaret açığı kapanır.

Örneğin, yurt dışından 100 Dolar’lık ithalat yaptığımızı ve döviz kurunun da 1$=5 TL olduğunu varsayalım. İthalatımızın karşılığı ülke parası cinsinden 500 TL’dir. Eğer Dolar kuru 8 TL’ye yükselirse, bu sefer ithalatımızın TL karşılığı 800’e yükselecektir. Böyle bir gelişme ise, ithalatımızın TL cinsinden pahalanmasına ve ithalatın azalmasına neden olur. İhracatta ise tersi durum geçerlidir. Kur artışları ihracatçıların TL cinsinden daha çok para kazanmasına yol açacak ve bu da Dolar cinsinden ihracat fiyatlarının düşürülebilmesine ve rekabet avantajı sağlanmasına imkan sağlayacaktır. Dolayısıyla ihracatımız artacaktır. Sonuç; döviz kuru artışları neticesinde ülke parasının değer kaybı, dış ticaret dengesini olumlu etkileyecektir. Ekonomi teorisinin dediği budur…

Peki, iktisat teorisinin bu analizi Türkiye’de geçerli midir?

Maalesef Türkiye’de kur artışlarının dış ticaret dengesi üzerine olan olumlu etkisi sınırlı düzeyde gerçekleşmektedir. Çünkü Türkiye’nin ithalatının yaklaşık %90’ı, ekonominin üretmesi ve büyümesi için gerekli olan ara ve yatırım mallarından oluşmaktadır. Hatta toplam ithalatımızın neredeyse %25’i sadece enerji sektörüne harcanmaktadır. Dolayısıyla, kur artışları nedeniyle ithalat pahalı hale gelse de, ithalatımızı düşürmek pek mümkün olamamaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin ithalatını düşüren en önemli gelişme ise büyüme oranında yaşanan keskin düşüşlerdir.

Kur artışları neticesinde Türkiye’nin ihracat kaleminde bir miktar artış gözlense de, bu artışlar istenilen düzeyde gerçekleşmemektedir. Çünkü Türkiye’nin ihracatının sadece %2 ile %3’ünün yüksek teknoloji içeren ürünlerden oluşması, daha çok montaj sanayisine dayalı üretim yapısı ve uluslararası çapta markalaşmanın yetersizliği, ihracat artışımızın önündeki önemli engeller arasındadır.

Döviz kuru artışlarının, ülkelerin iç borcunun ve borsa endeksinin Dolar cinsinden değerini düşürmesi gibi olumlu etkileri de mevcuttur. Bu olumlu etkiler, özellikle yabancı yatırımcıların o ülke ekonomisini değerlendirmesi açısından önemlidir. Hatta TL cinsinden hesaplanan BIST 100 endeksinde son aylarda yaşanan artışların temelinde de, kur artışları nedeniyle endeks değerinin Dolar cinsinden ucuzlaması önemli rol oynamıştır, denilebilir.

Son söz: Döviz kuru artışlarının önemli dezavantajları olmasına rağmen --üst paragraflarda vurguladığım biçimiyle-- bazı avantajları da mevcuttur. Ancak, Türkiye’de bu avantajlar çok sınırlı düzeyde gerçekleşmekte; kur artışlarının ekonomi üzerine olan olumsuz etkileri, olumlu etkilerinden çok daha ağır basmaktadır. Hele de, dış borcu ve dışa bağımlılığı yüksek olan ülkelerde döviz kurlarında yaşanan sert yükselişlerin ekonomi üzerine olan yıkıcı etkisi çok daha güçlü olmaktadır…

 

 

 

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar