Ordu
DOLAR12.369
EURO14.0093
ALTIN713.05
O.Rüştü BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mail: [email protected]

Dünya Kadınlar Günü

Dünya siyasal tarihini doğru okumak istiyorsanız; sınıfsal mücadeleleri yok sayamazsınız. Bunu görmediğinizde, boşluklar oluşur.

Fazla derinlere gitmeden sıralayalım:

İlk sınıfsal mücadele köle isyanlarıdır.

İkincisi, köylü isyanları,

Üçüncüsü, sanayi devrimiyle paralel gelişen işçi (isyanları) hareketleridir.

***

Bizim konumuz,  8 Mart “Dünya Kadınlar Günü”nün ne anlama geldiğidir.

Önce Sanayi devrimiyle (Batı da) yeni bir sınıf ortaya çıktı. Bu ne alınan/satılan kölelerdi, ne de topraklarından edilmiş, köylülerdi.

Üretimleri artı değerle sınırlı değildi. Katma değer yaratıyor, yarattığı bu katma değerin karşılığında, çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyordu.

Şöyle de söyleyebiliriz: Fındık üreticisi, artı değer elde etmek için çalışıyor.  Fındıktan katma değer yaratanlar ise,  fabrikada mamul, yarı mamul ürün yapanlardır.

Burada, ara sınıflar yoktur. Bir patron vardır. Birle/bin arasında çalışan vardır.

Unutmayalım, getir götür işleri yapan “hizmet sektörü”; üretime direk katılmaz. Fakat o hizmet kolunda çalışanlar da patronlar (burjuvazi) sınıfından değil, işçi sınıfındandır.

Bilmiyorum anlatabildim mi! Fabrikada üretileni, tüketiciye ulaştırmak için ara katmanlar vardır. Bunların sınıfsal bir varlığı yoktur. Kamu sektöründe çalışanlar (bürokrasi)  işçiler gibi haklarını örgütlenerek talep ederler.  

Kazançları ile -ne alt ne de üst- sınıfa girmeyenler(ara tabakalar) günümüz sanayi toplumuna, entegre olmuş, feodal düzenin artıklarıdır; “Orta sınıf” değildir! Siyasette ya sermaye (sağ) partisine, ya da emeği yücele yen (sol) partiye oy verir.

***

Konumuza dönersek:

18 Yüzyıl -buharlı makinelerin icadı- çok hızlı bir sanayileşme başlattı… Makine yapan makineler dönemi başlandı. İnsan emeği tek tek üretimden koptu, toplu üretime geçti.

ABD’nin New York kentinde 8 Mart 1857’de 40 bin dokuma işçisi “daha iyi çalışma koşulları sağlanması için sokağa döküldü. Fabrikalar polis barikatlarıyla çevrildi.

Bir fabrikada yangın başladı “kilitli kapıları açılmadı-polis barikatlarını geçilemedi” 120 kadın işçi o gün yanarak can verdi.

***

1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde “Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı”nda (Enternasyonal) 8 Mart, Dünya Çalışan Kadınlar Günü olarak kabul edildi. Almanya ve Türkiye sosyalistleri ise (III. Enternasyonal)”1921 yılında ilk 8 Mart Dünya Çalışanlar Kadınlar Günü’nü kutladı.

Türkiye’de, askeri darbeler sonrası 1984 yılından sonra 8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar Günü  meydanlarda kitlesel olarak kutlanmaya başladı.

***

Şunu kabul etmeliyiz; amacından saptırılan, ya da sulandırılan her şey de olduğu gibi; kadın mücadelesini yok sayan bir kutlama, kutlama sayılmaz.

8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar Günü “sınıfsal mücadeleler tarihi” yok sayılarak okunamaz.

Dünya Çalışan Kadınlar Günü’nü, bu amaçla kutluyor; kadınlarımızın çalışma hayatımızın bir parçası olarak daha önemli kazanımlar elde etmesini umuyor, istiyorum.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar