Ordu
DOLAR9.4921
EURO11.0501
ALTIN546.94
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Dünya kurtuldu…

ABD, aksiyonu bol seçim sonuçlarının bu denli uzadığı ve çokça tartışıldığı bir başkanlık seçimini bugüne dek yaşamadı sanırım.

Başvurduğu yargıdan eli boş dönen, yitirdiği günler sonra belli olan mevcut ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimi kendi lehine etkileme çabalarını, sonuçları kabul etmeyeceğine yönelik açıklamalarını, hele hele silahlı yandaşlarının sokaklarda cirit atmasını dünya şaşkınlıkla izledi. ABD bunu yaparsa, az gelişmiş ülkeler ne yapar? Varın siz düşünün.

Dünyanın sözde en ileri düzeyde demokrat ülkesi olduğu belirtilen ABD’nin başkanlık seçimlerini elini yüzüne bulaştırması, kepazelikleri kuşkusuz seçimi yitireceği günler öncesinden belli olan çıldıran Trump’ın tutumundan, akıl dışı açıklamalarından kaynaklandı.

ABD tarihinde dört yıl önce oturduğu Beyaz Saray’ın en zayıf, çılgın, tutarsız başkanı olan altın sarısı saçlı Trump’ın dünyayı etkileyen korona salgınına karşı son derece duyarsız davranması on binlerce yurttaşının ölmesine yol açtı. Kaba dili ve davranışları, siyahilere karşı ayrımcılığı ile dünyanın tepkisini toplayan ABD’nin 45. Başkanı’nın koltuğundan olacağı aslında aylar öncesi belliydi.

Polisin boğazına diziyle ile bastırdığı siyahi Floyd’un yalvararak, “Bırak boğuluyorum, ölüyorum” yakarışlarını dünya nefretle izledi. Çılgın Trump,’ın bu görüntülere ve Floyd’un ölümüne duyarsız kalması demokrasi ve insan haklarına ne kadar önem verdiğinin göstergesiydi.  Yeri gelmişken belirtelim,  ABD’nin “demokrasi götürüyoruz”  sloganıyla  birçok ülkeyi işgal ederek emperyalizmin boyunduruğu altına aldığına tüm dünya tanık. ABD, çıkarları gereği gözüne kestirdiği ülkeler üzerinde her türlü kumpası, askeri ve ekonomik baskıyı kuran emperyalist bir devlet sonuçta. Son yıllarda Çin ve Rusya karşısında yürüttüğü politikanın başarısız olduğunu ekleyelim. 

Yine de Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın direnmesine ve akıl dışı tutumuna  karşın Demokrat aday Joe Biden karşısında kaybetmesi hem ülkesi hem de dünya adına iyi oldu. ABD’nin dış politikasında büyük ölçüde değişiklik olmasa bile yeni başkanın daha demokrat bir tavır takınacağı, siyahi vatandaşlara baskı uygulamayacağı, koronayı ciddiye alıp mücadele edeceğini açıklaması iç politikada değişimin ip uçlarıydı. Biden, dünya barışı adına demokrat tavrını dış politikada da göstermeli.

Türkiye açısından Biden’ın koltuğa oturması ne anlama gelir. ABD’nin bilinen dış politikasının radikal şekilde değişmeyeceği aşikar. Biden da Suriye’de baş belası olan PKK’nın uzantısı YPG/PYD’yi destekliyor. Onların amacı Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt devletinin kurulması. Ancak, Türkiye’nin kararlı direnci ve mücadelesi bunu önlüyor. Bu açıdan baktığımızda Suriye ve PKK konusunda “Al birini vur ötekine” diyebiliriz”. Rusya’dan alınan S-400 füze sorunu elbette Biden’ın masasında olacak. Yine Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Libya konularında da Biden mevcut politikayı sürdürecek gibi. Aslında, Türkiye haklı olduğu her üç başlıkta ABD’nin yeni Başkanı’nı ikna edebilir. Yunanistan’ın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta AB ve diğer ülkelerden aldığı destekle nasıl şımarık ve sorumsuz davrandığı  enine boyuna anlatılır. Bunun yolu da güçlü ve etkin diplomasiden geçiyor.

Hükümetin, ülke çıkarları gereği ABD’nin 46. Başkanı seçilen Joe Biden ile daha sıcak ilişkiler kurması kaçınılmaz. Zaten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu yönde açıklama yaptı. Hiç olmazsa, Biden Trump’a göre daha aklı başında.

Dünya ve ülkesi Trump’ın çılgınlığından, şımarıklığından kurtuldu. Umarım, Biden Trump’ı aratmaz.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar