Ordu
DOLAR13.7186
EURO15.5393
ALTIN786.53
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Düş kırıklığı…

Yeni asgari ücret beklentilerin altında kalarak düş kırıklığı yarattı.

Yaklaşık bir ay süren asgari ücret maratonunda hükümet ve işverenin oyları, yani oy çokluğu ile saptanan brüt 2943, net 2324 liralık yeni ücret kuşkusuz günümüz koşullarında oldukça yetersiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “jest yapılabilir” açıklaması ile hayli umutlanan yedi milyonu aşkın emekçi, açıklanan rakam karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Oysa, beklentiler 2500 lira düzeyindeydi. Ne var ki, maliyetleri ve getireceği yükü öne süren işverenlerin kaygısı hükümet tarafından dikkate alınınca net asgari ücrette sadece 304 liralık artış oldu.

Bugüne dek gerçekleştirilen 40 toplantından salt 6’sında oy birliği ile asgari ücret saptandığı anımsanırsa işçi tarafının taleplerinin komisyonda yeterince karşılık bulmadığı açıkça görülüyor. Çok da sözü geçmiyor masaya işçi temsilcisi olarak oturan Türk-İş’in. Yapabilecekleri tek şey karara muhalefet edip, toplantıyı terk etmeleri. Bu yılın dördüncü toplantısında da aynısı oldu. Bazılarının “asgari ücret tiyatrosu” demesi buradan kaynaklanıyor.

Toplantıyı terk etmeleri de son derece doğal. Aylık 304, günlük 10 liraya denk gelen bir artışı hangi işçi sendikası kabul edebilir ki? Sahi, bu asgari ücretle kararın altına imza atanlar bir ay yaşamını sürdürebilir mi?

 Aslında, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı ile saptanma kriterlerinin baştan aşağıya değişmesi gerekiyor. Komisyona, Türk-İş’in yanı sıra DİSK ve Hak-İş, TİSK’in yanı sıra da diğer işveren örgütlerinin katılımına olanak tanıyan yeni yapı geliştirilmeli. Asgari ücret de toplu pazarlık ile belirlenmeli. Tabii, bunun gerçekleşmesi şu aşamada olası görünmüyor.

Emekçilerin eline yüksek ücret geçmesinin bir diğer yolu da yıllardır söylenen asgari ücretin vergi dışı bırakılması. İşçi sendikalarının sürekli dile getirdiği bu öneriye artık işverenler de sıcak bakıyor. Nitekim Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir geçen günlerde yaptığı açıklamada ücretten alınan vergi, SGK primi işçi payı ile işsizlik sigortası primi işçi payının kaldırılarak ücrete eklenmesini istedi.

Her ne denli işverenler yüksek tutarlı asgari ücrete karşı çıksa bile belirlenen düşük rakamların yetersiz olduğuna inanıyor ki vicdan muhasebesi yaparak asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını dillendirmeye başladı. Tabii, bu konuda son sözü söyleyecek siyasi iradeden başkası değil. Bu arada, işverenlere 2020’de de asgari ücret yardımı yapılacak. Hükümet, önümüzdeki yıl işverene her işçi adına 75 lira yardımda bulunacak. Mevcut 100 liralık yardımın 75 liraya düşmesi sanırım patronları hoşnut etmeyecek.

Aslında, asgari ücrete daha yüksek oranlı zam yapmak olası. Bazı gereksiz yerlere aktarılan paradan, harcamadan kısılarak emekçinin beklentilerini karşılayacak artış rahatlıkla yapılabilirdi. Hükümetin eleştirilere, “enflasyonun üzerinde yüzde 15.03 oranında zam yaptık” yanıt vereceği aşikâr. Ancak, her gün iğneden ipliğe sürekli zam geldiği ortamda emekçi ailesi ile birlikte 2324 lira ile nasıl geçinebilir Allah aşkına?

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar