Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

EĞİTİMDE SINAV KARGAŞASI

Türkiye’de eğitim sistemi, ilkokuldan başlayarak üniversite sonrasına kadar, kelimenin tam anlamıyla sınav merkezlidir. Eğitim sistemimiz, öğrencileri eğitmek, gelişimlerini sağlamak yerine yarış atı gibi koşturan bir yapıya bürünmüştür. Her yönüyle sınavlara endekslenen eğitim sisteminin mutlaka sorgulanması gerekir. Sınavların ölçme değerlendirme amaçlı olduğunu kim söyleyebilir? Öğretmen öğrenciden, öğrenci öğretmenden bihaber. Öğrenmeyi sınav baskısıyla gerçekleştirmeye çalışıyorsa o eğitim sistemi ‘’nalları dikmiştir’’.

Buyrun size birkaç soru! Ülkemizdeki 209 üniversite ve yüksek okul sayısının fazlalığının hiçbir önemi yok. Türkiye, dünya eğitim liginde hangi basamakta? Ortada övünülecek bir başarı var mı? “Sayılara” odaklanmayın, nitelik ve kalite ne alemde? Tüm çocuklar aynı eğitim imkanlarından yararlanabiliyor mu? Bakanlık liyakat esasına dayalı atama sistemi yapıyor mu? Devlet okullarının donanımı, deney gereçleri yeterli mi?

Söyleyin şimdi, bu hazin tabloya bakarak ortada bir başarı olduğunu kim iddia edebilir? Hiçbir öğrenci başladığı sistemle mezun olamadı! Ne eğitim ne de sınav sistemi rayına oturdu! Defalarca bakan, sistem, müfredat ve sınav değişti. LGS, 2005 senesinde kaldırıldı, yerine OKS getirildi. 2008'de bu sefer de OKS kaldırıldı, yerine üç aşamalı SBS getirildi. Bu değişiklik de kısa ömürlü oldu. 2010 yılında yeniden tek sınav sistemine dönüldü. MEB, 2013 sezonunda bir kez daha ''makas değiştirdi''. Ortaöğretim kurumlarına giriş sınavının adı TEOG oldu. 2017'da müfredat yine sil baştan değişti. TEOG ve YGS-LYS kaldırıldı. Üniversite giriş sistemi YKS oldu. 2004-2013 arasında ortaöğretime geçişi sağlayan sınav sistemlerinde tam beş defa değişiklik yapıldı. 2009; Üniversite giriş sınavları tek aşamadan iki aşamaya çıkarıldı. 2010; Düz liselerin Anadolu lisesine dönüşüm süreci başladı. 2012; 8 yıllık kesintisiz ilköğretim, 12 yıla dönüştürüldü. Böylece ilkokul 4 yıla düştü, ortaokul kademesi geri geldi. Eğitim Hint saçına döndü!  Karmaşık ve dağınık…

                  

Yükseköğretim seçme ve yerleştirme sınavları asla gerçek manada başarı ya da başarısızlığı gösteren bir araç değildir. Başarısızlığı defalarca kesinleşmiş bir sistemin içerisinde yuvarlayıp duruyoruz… Öğrenciye düşünmeyi, problem çözmeyi değil, sadece seçenekler arasında dolaşmayı öğretiyoruz. Çağımızın ihtiyaçlarına cevap vermeyen bu köhnemiş sınav sistemi derhal terk edilmeli. Testler bildiğini tekrarlama ve ezber soru kaynaklar üzerine. Yani, hafızayı ölçüyoruz. Bilgiyi kullanma, sentez yapma yok. Sınav hiç olmasın değil ama, mesele sınavların niteliği. Öğrenciler sınav odaklı bir eğitim labirentinin içinde kayboluyor. Sınav sonucundaki eleme ve yönlendirmeler zaten eşit olmayan eğitim sisteminde yeni adaletsizlikler oluşturuyor.          

Eğitimde yerimizde saymak bir yana hızla gerilere düşüyoruz. Problemleri doğru tahlil edememek başka sorunların kapısını da aralıyor. Eğitim, ilim yolculuğu değil, diploma avcılığına dönüştü! Üniversiteler puanı yettiği için başvurulan okullardan çıkarılıp, mesleğe gönül verenlerin tercih ettiği nezih kurumlar haline getirilmelidir. Mezun öğrencinin, işsizler kervanına katılma endişesi, meslekteki gelişimlere engel olmaktadır. Kamu Personeli Seçme Sınavından yeterli puan kapma hayaline kavuşamadığında, iyi bir meslek erbabı olma önceliği, KPSS 'celladına' kurban edilmektedir. Gençlerimizi KPSS kabusundan kurtaracak alternatif çözümler üretilmelidir.

 

Her öğrencinin yapısı ve yeterliliği farklıdır. Hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz! Bu nedenle öğrencideki başarısızlığın tek sebebi yoktur. Bir öğrencinin başarısı diğerinin başarısızlığına bağlı değildir. Çocuğu başkalarıyla rekabete sokmak öğrenciyi hedefinden uzaklaştırmakta ve psikolojisini bozmaktadır. Eğitimin amacı; öğrencinin ilgi ve kabiliyeti doğrultusunda yetiştirmektir. Öğretmenlerin niteliği, yetiştirilmesi, hizmetiçi mesleki gelişim süreçleri başarısızlıkta sorgulanması gereken diğer ana başlıklardır.                   

Yurt savunmasının en güvenilir ve ucuz yolu eğitimdir. Modern toplumun ve toplumsal gelişmenin temeli olan eğitim, insanların eşitliğini, temel haklarını ve çocukların yararını gözetecek şekilde baştan aşağı yeniden düzenlenmelidir. Tüm okulların nitelik ve niceliği eşit seviyeye getirilmediği sürece problemler hep yerinde kalacaktır.

*

Benden söylemesi…

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar