Ordu
DOLAR9.3103
EURO10.8614
ALTIN532.13
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Egomuz şiştikçe…

Biliyorsunuz ünlü sanatçımız Haluk Levent geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla, iki ay boyunca SMA hastalarına destek olacağını açıkladı ve Ordulu SMA hastası bebeğimiz Mirza ile başlattı yardım kampanyasını.

Hayli etkili oldu onun yardım çığlığı ve bir anda hızla artmaya başladı bankaya yatan paralar. Mirza’nın babası Barış da doğruladı bunu.

Hal böyleyken birilerinin 25 yıldır insanlara yardım elini uzatan, Türkiye'nin 80’e yakın ilinde 40 bine yakın gönüllüyle çalışan yüce gönüllü sanatçı Haluk Levent’i sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla yıpratmaya çalışması tuhaf gelmişti bana.

Üstelik senli benli bir dille güya küçümsenmeye çalışılmıştı Haluk Levent. Bunun üzerinde bir yazı yazmış ve bu itici anlayışı doğru bulmadığımı anlatmaya çalışmıştım dilim döndüğünce. Zaten kişilerden ziyade sakat anlayışları eleştirme daha doğru geliyor bana.

Neyse, birileri alınmış olacak ki siyah bir bant çekerek paylaşmış yazımı. Bununla da yetinmemiş, telefonla sağı solu arayarak beni şikâyet de etmiş üstelik. Çağımızın hastalığı deyip, gülüp geçtim bu çocukça davranışlar karşısında.

Bunu yapan kişinin benim için hiçbir önemi olmasa da, bu davranış kalıbına dikkat çekmekte fayda var diye düşünüyorum. Çünkü giderek yaygınlaşıyor bu anlayış…

Zaten alternatifler artıp kullanımı yaygınlaştıkça, daha fazla görünür olmanın, daha çok fark edilmenin en önemli mecrası oldu sosyal medya. Tabii aynı zamanda yeni bir ölüm nedeni de!..

2011 ile 2017 arasında fark edilmek uğruna tam 259 kişi hayatını kaybetmiş selfie çekmeye çalışırken. Sanırım son yıllarda katlanarak artmıştır bu sayı.

Tabii dikkat çekmeye çalışmanın tek yolu değil selfie. Zaten ben de varım, demek uğruna neler yapmıyor ki insanlar. Ünlülere saldırmak, sürekli paylaşımlarda bulunmak, farklı pozlar vererek kendini göstermeye çalışmak da görünür olmanın bir başka yolu. Rakı masası fotoğraflarından dikkat çekici pozlara dek neler paylaşılıyor neler!

Oysa daha çok özsaygısı olmayanlar sosyal medya aracılığıyla şişirmeye çalışıyorlar egolarını. En ufak bir eleştiriye de tahammülleri yok üstelik. Çünkü bir balon gibi üfleye üfleye şişirdikleri egolarının, en ufak bir darbede patlayacağından korkuyorlar sanırım.

Üstelik beraberinde nefreti de körüklüyor şişkin egolar. Farklılığı zenginlik değil düşmanlık olarak algılıyorlar ne yazık ki. Kendilerine benzemeyeni linç etmeye çalışıyorlar adeta. Üstelik farkında bile değiller nefretleri büyüdükçe sevgilerinin küçüldüğünün.

Kimileri ise egolarını şişirmeye çalışanların gölgesinde büyümek istercesine, “Helal be nasıl da giydirmiş ablamız,” ya da “bravo abimize yine yapmış yapacağını,” türü yorumlarla gaz vermeye çalışıyorlar ego mahkûmlarına. Bozacının şahidi şıracıdır, misali birbirlerini gazlayarak ünlenmeye çalışıyorlar samimiyetsiz paylaşımlarıyla…

Bir asırdan fazla oldu Lenin’in “Sol” Komünizm, Bir Çocukluk Hastalığı, adlı kitabı yazalı. Ancak çok şeyi değiştirdi zaman; artık sağa sola saldırarak fark edilmeye çalışıyor günümüzün çocukluk hastalığına yakalananlar. .

Ne diyelim, bu günleri de görecekmişiz meğer.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar