Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Mail: [email protected]

Ekonomik Türbülansın Nedenleri

Türkiye, 22 Mart 2021 tarihinde yine bir ekonomik türbülans ile sarsıldı, döviz kurları yaklaşık %8 oranında arttı ve Türk Lirası önemli ölçüde değer kaybetti; Borsa İstanbul (BİST) %9,8 oranında düştü. Bütün bu olumsuz gelişmeler de, son yirmi ay içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) 4’üncü Başkanı’nın atanması sonrasında gerçekleşti. Ekonomide nelerin olup bittiğini soru cevap şeklinde kalemim yettiğince özetlemeye çalışayım:

1) Türkiye’de döviz kurları neden sürekli istikrarsız?

Bu sorunun en basit cevabı, yeterli dövizimizin olmamasıdır. Türkiye ekonomisi 1947 yılından beri sürekli dış ticaret açığı veriyor ve bu kronik sorunu da bir türlü çözemedi. Eğer bizim de sadece 5,7 milyon nüfuslu Singapur gibi yaklaşık 300 milyar dolar döviz rezervimiz olsaydı, döviz kurlarımız çok daha istikrarlı olurdu.

2)   TCMB’nin temel görevi nedir?

TCMB, 1930 yılında kurulmuş, 1931 yılında faaliyetine başlamış ve 2001 yılında da yasal düzenlemelerle bağımsızlığı güçlendirilmiştir ekonomi yönetiminin en önemli kurumudur. TCMB’nin temel amacı, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Fiyat istikrarı ise, enflasyon oranının %1-3 aralığında gezinmesi olarak tanımlanabilir.

3) Hükümet, faiz oranlarının yüksekliğine öteden beri neden karşıdır?

Yüksek faizler maliyet artışlarına yol açtığı için yatırımları olumsuz etkilemekte; bu da üretimin düşmesine ve işsizliğin artmasına yol açmaktadır. Hele de işsizliğin arttığı ve büyüme oranının düştüğü bu pandemi ortamında yüksek faizler istenmeyen bir gelişmedir. Yüksek faizlere karşı hükümetin eleştirisinin temelinde bu gerekçeler yatmaktadır. Ekonomide her şeye rayında iken bu eleştiriler doğrudur. Ancak, tek bir göstergeyi dikkate alarak ekonomiyi yönetmek ise mümkün değildir.  

4) Yüksek faizler iyi bir şey değilse, o zaman TCMB faizleri neden yükseltti?

Merkez Bankası’nın temel görevi fiyat istikrarıdır. Merkez Bankası, sıkı para politikası uygulayarak %15’leri aşan enflasyon oranlarını kontrol altına alabilir. Sıkı para politikası, aynı zamanda döviz kuru artışlarının da önlenmesini kapsamaktadır. Dolayısıyla TCMB, piyasaya ödünç verdiği faizi ifade eden “politika faizini” son 6 ay içinde %8,25’den %19’a kadar yükselterek, bir yandan döviz kuru artışını önlemeye, diğer yandan da enflasyonu kontrol altına almaya yönelmiştir. Bu da olması gereken bir politikadır. Çünkü TCMB’nin temel görevi fiyat istikrarıdır ve bu istikrar için de bankanın en güçlü silahı faiz politikasıdır. Kaldı ki, enflasyon oranının %15’in üzerinde olduğu bir ekonomide faiz oranlarının da %15’in üzerinde olması beklenen bir durumdur.

5) TCMB Başkanı’nın sıklıkla değişmesi piyasalarda hangi algıya yol açtı?

TCMB’nin bağımsızlığı demek, fiyat istikrarını sağlamak için, bankanın, siyasi otoriteden bağımsız olarak karar alabilmesi demektir. Bağımsızlığın en büyük ölçütü ise, Merkez Bankası Başkanı’nın uzun süre görevde kalmasıdır. Dolayısıyla, 20 ay içinde 4’üncü Başkan’ın göreve atanması, bankanın siyasi otoritenin beklentilerinin ötesinde kararlar aldığını ve bu kararların da yine siyasi otorite tarafından onaylanmadığı anlamına gelmektedir. Oysaki TCMB bağımsızdır ve aldığı kararlar da bugünün ekonomik şartlarına göre doğrudur. TCMB üzerinde oluşan bu siyasi baskı ise, ekonomi yönetimine ilişkin algının ciddi bir biçimde bozulmasına yol açmıştır.

6) Bundan sonra döviz kurları nasıl bir seyir izler?

TCMB’nin şu anki politika faiz oranı olan %19, döviz kuru artışlarını ve enflasyon oranını dizginlemek için “iyi” bir faiz oranıdır. Eğer yeni Merkez Bankası Başkanı, faiz oranının bu seviyelerde belirli bir süre daha kalacağına veya faiz oranının düşürülmeyeceğine dair bir açıklama yaparsa (veya ima ederse), döviz kurları hızla eski seviyelerine gerileyebilecektir. Buna karşın, faiz oranının yüksek oranda düşürülmesi (örneğin 3, 4 puan) ya da bu yönde yapılacak herhangi bir açıklama, döviz kurlarının istikrarsızlığını ve seviyesini ve de ekonomide oluşan belirsizliği daha da fazla artırabilecektir.

 Görünen o ki, piyasalar tarafından ikinci olasılık daha güçlü algılandı ve döviz kurlarında da sert yükselişler yaşandı.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar