Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Emekçinin kafası karışık…

Kıdem tazminatı düzenlemesinin bir kez daha raftan indirileceği konuşuluyor.

Hükümetin hazırlıklarını sürdürdüğü ikinci istihdam kalkanı paketinde işçilerin şiddetle karşı çıktığı kıdem tazminatı fonunun da yer alacağı ileri sürülüyor.

Koronalı günlerin ardından işini, aşını yitiren emekçiler ile işverenlere yönelik iyileştirici önlemlerin ikinci paketle hayata geçirileceğini Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçen hafta açıklamıştı. Medyaya yansıyan bilgilere göre bitme aşamasında olan pakette 25 yaşını doldurmayan veya 50 yaşın üzerindeki çalışanların daha kolay istihdam edilmesi öngörülüyor.

İlgili sosyal taraflarla görüşmeler yapılarak son şekli verilecek pakette, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin uygulama süresinin uzatılması ile esnek çalışma modellerinin yer alması bekleniyor.

Asıl emekçiyi yakından ilgilendiren kıdem tazminatı fonunun istihdam paketinde  yer alıp almayacağı. Yıllardır tartışılan, ancak üzerinde uzlaşma sağlanamayarak rafa kaldırılan kıdem tazminatı fonu her yıl gündeme taşınıyor. Siyasi iktidarın bitmez sevdası olan fona, kazanılmış hakları geriye götüreceği gerekçesiyle emekçi ve sendikalar şiddetli tepki gösteriyor.

Emekçinin “son kale” olarak değerlendirdiği kıdem tazminatı gibi yaşamsal düzenlemede duyarlı davranmak şart. İşçinin, çocuklarının düğün ve çeyiz parası, emekliliğinde muhannete muhtaç olmadan geçinebileceği birikim olarak değerlendirdiği kıdem tazminatını bir çırpıda ortadan kaldırıp, fonlu sisteme geçmek çok kolay değil. İlgili sosyal tarafların, özellikle emekçilerin onayı alınması kaçınılmaz. “Ben yaptım oldu” mantığı ile fonlu sistem hayata geçirilirse uygulamada sorunlar yaşanacağı aşikar.

Henüz belli olmamakla birlikte söylentiler ve medyaya yansıyan haberler emekçinin kafasını karıştırıyor. Eğer bu yönde bir düzenleme yapılacaksa tüm işçi taraflarının görüşleri doğrultusunda karar alınmalı, haklarda geriye gidiş söz konusu olmamalı.

Türk-İş ve DİSK, mevcut kıdem tazminatının kaldırılması halinde kayıplar yaşanacağını sürekli yineliyor. Kıdem tazminatının kaldırılmasını “genel grev” gerekçesi sayıyor. Nitekim, Türk-İş’in geçtiğimiz aralık ayında gerçekleştirilen genel kurulunda bu karar bir kez daha revize edildi. İşçi sendikaları tutumlarında son derece haklı. Emeğinden başka kozu olmayan işçinin satın alma gücü, geliri koronalı günlerde olağanüstü artan fiyatlardan ötürü oldukça geriledi. Eğer, tek güvenceleri olan kıdem tazminatını alabilmeye belli koşullar getirilirse iyiden iyiye zorlanırlar. “Kıdem tazminatı tek kalemiz” demeleri de bundan kaynaklanıyor.

Emekçinin bir diğer kaygısı, olası kıdem tazminatı fonunun önceki yıllarda hayata geçirilen, amacına ulaşamayan konut edindirme ve zorunlu tasarruf fonuna benzemesi. Her iki fona para ödeyen milyonlarca emekçi, değerini yitirdikten çok sonra parasını alabilmişti.

Önceki taslaklarda, kıdem tazminatında fonlu sisteme geçilirse işverenden her ay prim kesintisi yapılması, toplanan prime devletin belli oranda katkıda bulunması, fonda biriken para belli yaştan, örneğin 56 yaşından önce sadece evlilik, konut alımı ve sağlık gibi gerekçelerle çekilmesi öngörülüyordu.

Oysa, mevcut sistemde emekçi bir yıl çalışmanın ardından kendi isteği ve kusuru olmaksızın işten ayrılırsa tazminata hak kazanıyor. Yani, işten ayrıldığında belli süre beklemeksizin çalıştığı yılların karşılığını hemen alabiliyor. Fonlu sistemde ise emekçi hak kazandığı kıdem tazminatını belli süre sonunda ve yaşta alabilecek.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar