Ordu
DOLAR15.8769
EURO16.8435
ALTIN942.55
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

reader

EMEKLİLER MUTSUZ

Türkiye’deki en büyük toplumsal gruplardan biri olan emekliler dert küpüne döndüler. Bugün kötü ekonomik şartlardan en fazla etkilenen emekliler açlık sınırının çok altında sefalet bir hayat sürdürmektedir. Günlük gazete satın alan, sinemaya giden, keyifli biryaşam süren emekli tanıyor musunuz?Zenginin kesesini genişlettiği, orta direğin ortadan kalktığı, fakirin iyice dibe vurduğu ülkemizde emeklinin aylığı insaf ölçülerinin çok altında. Geçim derdi emeklinin kafasında inip kalkan bir balyozdan farksız. Bu nedenle zengin toprakların ''fakir bekçisi'' Türk insanının vücudunun yüzde yetmişi su falan değil, bildiğin sıkıntı...

Ne merkezi hükümet, ne de mahalli yönetimlerin çile yumağı emeklilerin problemlerinin çözümüne yönelik bir çalışma ve gayreti yok. İlerleyen yaşı nedeniyle çok yönlü kayıplara uğrayan, korunup kollanma gereksinimi daha çok artmasına rağmen yeteri seviyede destek alamayan, çevresiyle ilişkileri azalan emeklinin hayata katılımları sınırlandığından yaşam kalitesi düşüyor. Belediyeler, cefakar Türk emeklisinin sosyal yaşamını canlı tutmayı teşvik edici kütüphane, televizyon ve dinlenme hizmeti sunan emekli konağı açmalıdır. Bu lokal projesi, ideal bir rehabilitasyon ve sağlıklı yaşam merkezi görevi yürütür. İktidar da iş dünyasından birdenbire sıyrıldığında ‘’sudan çıkmış balığa dönen’’ emekli vatandaşın, yeni hayatına uyum sağlaması konusunda destek alacağı birimler kurmalı. Onların rahat yaşamlarını sürdürmeleri için maaşlarını ekonomik koşullara uygun olarak düzenlemeli, aylıkların alt sınırı asgari ücretle eşitlemeli ve zam oranlarını buna göre düzenlemelidir. Bütçesi zam zıpkınıyla vurulan emeklinin maaşlarından sağlık kesintilerinin kaldırılması, en önemli gider kalemleri elektrik, su, doğalgaz ve telefon gibi temel ihtiyaç faturalarında indirim yapmalı. Ayrıca özel hastaneler dahil tüm sağlık kuruluşlarında her türlü teşhis ve tedavi hizmetlerinin ücretsiz olmasını sağlamalıdır.

Emeklinin derdiyle dertlenen, emekli dostu belediye yok. Çünkü emekliler mutfak kapısının arkasına asılı ekmek torbasından farksız. 'Mutluluk' kelimesiyle tanışmayan emeklinin cebinin deliğinin genişlemesine bir çare üretilmezse dert toplumsal bunalıma dönüşebilir. Emekliye mutluluk lazım; sınırsız çay ve bitmeyen kitap, bir de deniz manzarası… Kıymetli emekliler; aradığınız hayata şu an ulaşılamıyor, lütfen özlediğiniz hayatı rüyalarda arayın! Sizler kenara atıldınız. Kaldırım kenarına, sokağın ortasına, fakat hiçbir zaman bir kalbin köşesine değil!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar