Ordu
DOLAR12.5044
EURO14.1156
ALTIN722.13
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

Enis Ayar! (2)

Enis Ayar’dan bahsettiğim bir önceki yazımda onun başka bir özelliğine dikkat çekeceğimi yazmıştım ya, anlatayım:

Onun giriştiği işlerde başarılı olmasının en önemli nedeni; işi çok iyi biliyor olmasından ziyade, bilenlerle iş tutmasıdır.

Diğer önemli bir neden de yapacağı işe inanması; zaten inanmadığınız hiçbir şeyi ısrarla savunamazsınız, yüreğinizi koyamazsınız ve de başaramazsınız!..

O, inandığı, işi bilenlerle dayanıştığı ve ayrım yapmaksızın her kesimi kucakladığı için başarılı oluyor. İşte size tek bir örnek ve Enis Ayar’ın başarı öyküsünün sırrı:

Yıl 1994, Karadeniz’i boydan boya geçecek Sahil Yolu projesi için tüm hazırlıklar yapılmıştır.

Diğer illerde olduğu gibi yolun Ordu ayağı da deniz doldurularak yapılacaktır. Bu, denizin ikinci kez doldurulması ve bir hilal gibi denizle kucaklaşan Ordu’nun denizden uzaklaşması demektir.

Bu doğa katliamı, daha çok kaza, daha fazla gürültü ve görüntü kirliliği demektir. Enis Ayar bunu duyar duymaz, arkadaşlarıyla bir araya gelir ve büyük bir miting düzenleme kararı alırlar.

Bir heyet oluşturup dönemin valisine gider ve desteğini alırlar, ne kadar gazete ve televizyon varsa tümünü tek tek dolaşıp yardım isterler. Hatta eyleme omuz vermeleri için birbiriyle küs gazetecileri bile barıştırırlar.

20 bin bildiri bastırıp dershanelere dek gidip öğrencilere dağıtırlar, bir ay boyunca. Üstelik hiçbir ayırım yapmadan tüm sivil toplum kuruluşlarını, tüm siyasi partileri, hatta dini dernekleri bile ziyaret edip destek isterler.

Miting günü gelip çatar, rıhtımda toplanan kalabalık, bir kilometreye yakın bir yolu yürüyecek ve eylem belediyenin karşısındaki meydanda sonlanacaktır.

Kalabalık slogan atarak değil, şarkılar türküler eşliğinde yürüyecektir. Hatta Enis’in vosvosuna monte edilen org ile şarkılar çalınacaktır.

On bine yakın Ordulu rıhtımda toplanır ve yürüyüş başlar, coşku artar. Taşkınlık yapmaya kalkışanlar engellenir, sahildeki yürüyüş yolu takip edilecektir ama kimileri, “araç yolunu keselim, trafiği durduralım,” diye bağırır.

Enis ve ekibi bunu da engeller, hatta gürültü olmasın diye vosvosun motorunu çalıştırmaz, arkadan itilerek yürütürler...

Ve miting büyük bir başarıyla olaysız bir şekilde sonlanır. Ertesi gün de, bir tepsi baklava ve bir demet çiçekle yolu yapacak olan firmanın Efirli’deki şantiyesine gidilir. “Sizi suçlamıyoruz, siz görevinizi yapıyorsunuz ama biz de kentimizi korumaya çalışıyoruz,” denir.

Miting başarıya ulaşır ve Ordu, Karadeniz’in sahilinden otoban geçmeyene tek kenti olur...

Eğer hiçbir ayırım gözetmeksizin tüm Orduluları kapsayacak bir çalışma yapılmasaydı, 10 bin kişi eyleme katılır mıydı?

Eğer yol kesilip trafik engellense, sağa sola saldırılsa, polisle kavgaya girilse, sağ sol yakılıp yıkılsaydı bu eylem başarılı olur muydu?

Başarının sırrı, ayrım yapmaksızın tüm insanları kucaklamaktan, yakıp yıkıp bağırmak yerine, şarkı ve türkülerle her yana neşe saçan eylemlerden geçmiyor mu sizce de?

Umarım bir türlü başaramayanlar bu örnekten ders almayı bilirler.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar