Ordu
DOLAR9.767
EURO11.4151
ALTIN563.37
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Enseyi karartmayın…

Olağanüstü bu günlerde kurallara uymanın yanı sıra karamsarlığa kapılmamak, her daim umudu korumak sağlığımız adına en iyi tutum olacak.

Eğer umudun yerini, karamsarlık alırsa daha fazla insanlığın başına bela olur musibet virüs. Bilim insanları tehlikeli sürecin en hafif yara ile atlatılması için kurallara uyulmasını, sokağa çıkılmamasını, mesafenin korunmasını sürekli yineliyor.  Yapılan çağrılar son günlerde bazı kural tanımazlara karşın amacına ulaşmış görünüyor.  Arada kaçak yapanlar var. Kural ve yasa tanımazlar İstanbul’da daha fazla. Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, salgının merkezi kentte sokağa çıkma yasağının ilan edilmesini ısrarla talep ediyor. Siyasi iktidardan Başkanın çağrısına olumlu yanıt yok.

Hekimler, son günlerde artan hasta ve ölü sayılarının düşüşe geçmesi için 15 günlük sürenin yaşamsal önem taşıdığını belirtiyor. Nisan ayının Türkiye adına kritik olduğuna dikkat çeken bilim insanları, bu sürede “Evde kal” çağrısına  kesinlikle uyulması gerektiğini vurguluyor. Eğer 15 günlük sürede evde kalırsak, önlemleri sıkı şekilde uygularsak, hastalığın bulaşma ve pozitiflik hızının kırılıp eğri sağa doğru büküleceğini söylüyor hekimler. Yapılacak tek şey, uyarıları eksiksiz yerine getirmek. Yurttaşın sağduyusu ve disiplinli tutumu ile nisan ayı iyi geçirilir, mayısta eğri kırılır. Elbette, tehlike mayısta tümü ile ortadan kalkmayacak. Tedbirlerin devamı ile en az 3-4 aylık bir süre söz konusu rahat  nefes alabilmeye.

Sıkıntılı ve zor süreçten geçiyoruz. Eve hapsolduk, sosyal yaşamımız kısıtlandı, baharın kendini göstermeye başladığı güneşli günlerde sokağa çıkıp gezemiyoruz, aileler iç içe günlerce bir arada. Hepsine eyvallah. Ama dünyada her gün yüzlerce can alan, binlerce kişiyi sağlığından eden bela ile karşı karşıya olduğumuz unutulmasın. Öyle bir düşman ki, zengin yoksul, genç yaşlı, kadın erkek, Müslüman Hristiyan ayrımı yapmaksızın herkesi vuruyor. Dünyanın tek derdi ortak düşmana daha fazla yenilmemek, alt edebilmek. Kesinlikle insan zekası ve bilim son derece tehlikeli virüsü yenecek. Her zaman ki gibi kazanan akıl ve bilim olacak.

Bu günler de gelip geçecek. Önemli olan zor günlerde karamsarlığa kapılmamak, umudu diri tutmak. Zaten, gözle görülmeyen dünyayı esir alan virüsün en hoşlandığı da insanları umutsuzluğa düşürerek yenmesi. Bu illetin isteğini yerine getirmemesi için güzel düşünmek, geleceğe umutla bakmak şart. Çetin Altan’ın yazılarında sık kullandığı gibi “Enseyi karartmayın”, düşmanı sevindirmeyin. Tek yapılacak, dişlerin bir süre daha sıkılarak kurallara ve çağrılara ödünsüz uyulması.

Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinin yardıma muhtaç yurttaşlara yönelik başlattığı yardım ve bağış kampanya hesaplarının İçişleri Bakanlığı tarafından yasa gerekçe gösterilerek bloke edilmesi hiç doğru olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulan “Biz Bize Yeteriz Türkiye” kampanyasının hemen ardından belediye kampanyalarına yasak getirilmesi yurttaş tarafından hoş karşılanmadı.  Amaç maddi durumu yetersiz olanlara erzak ve para yardımı yapılması. Hem devletin ve belediyelerin birlikte yürüteceği kampanyalarla daha çok yoksul vatandaşa dokunulmaz mı? Umarım yasak kaldırılır, vatandaş kime istiyorsa ona yardım eder.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar