Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Evde tut…

Koronovis salgınına karşı alınan önlem ve kararların yeterli olup olmadığı tartışılıyor.

Hükümetin, artan hasta ve ölüm sayısına karşı hayata geçirdiği tedbirler de genişliyor. Şehirlerarası seyahatin kısıtlanması, illerde pandemi kurullarının oluşturulması, yasağı delmeye çalışanlara polis ve jandarmanın daha katı davranması virüs belasına karşı vatandaşı evde tutmaya yönelik. Ne var ki, hala kendini sokağa atan, balık tutan, sahillerde ve parklarda yürüyüş yapanlar var. Düşündürücü görüntüler daha çok megakent İstanbul’da. Gerçi Anadolu’nun birçok yerleşim biriminden de benzer ihlal görüntüleri geliyor. Genelde kurallara ve çağrılara uyulsa bile sorumsuz kişilerin ayrıksı tutumları son derece tehlikeli. Kendilerinin yanı sıra yakınlarına, temas ettikleri kişilere hastalığı bulaştıracaklarının ayırdında değiller. Hem evde tavanı izlemek, karantina odasında solunum cihazına bağlı tavan izlemekten yaşam adına akıllıca değil mi?         

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iktidarın salgına karşı aldığı tedbirlerin yetersiz olduğu görüşünde. Kemal Kılıçdaroğlu, gelinen aşamada genel sokağa çıkma yasağı ve karantinaya gereksinim olduğunu açıkladı. Kılıçdaroğlu, “Artık sorun ‘evde kal’ aşamasından ‘evde tut’ aşamasına geçmiştir” diyerek hükümete “ sokağa çıkma yasağı getirilsin” çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkanı gibi, çoğu bilim insanı da salgının önlenebilmesi için sokağa çıkma yasağının zorunlu olduğu görüşünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sağlık Bakanı Koca ise sürekli, “Herkes kendi OHAL’ini uygulasın” diyerek vatandaşa “evinde kal” çağrısında bulunarak, şimdilik genel yasağın uygulanmayacağı mesajını veriyor. Ancak, hala işin ciddiyetini, tehlikesini anlamayanlar, görmezden gelenler mevcut. Hatta öyleleri var ki, söyledikleri ile adeta çıldırtıyor. Zor koşullarda görev yapan gazeteci meslektaşımız Galata Köprüsü’nde balık tutan vatandaşa “neden evde değilsiniz?” diye soruyor, bilmiş eda ile “Çok abarttılar” diye yanıt veriyor. Bu söz karşısında ne denilir bilemem.

Eğer böyle sürer, sokakta olmaması gerekenler balık avlar, spor yapar, kurallara  uyulmazsa sonuçta genel yasak gelir. Gidişat onu gösteriyor zaten. Bilim insanları ve hekimler salgının kontrol altına alınabilmesi için bu haftanın çok önemli olduğunu sürekli dile getiriyor. Ya kontrol altına alınacak ya da daha da yaygınlaşacak. Kontrol altına alınması önleyecek olan da vatandaşın kendisi.

Bu arada, kamuda esnek çalışma sistemine geçilmesine karşın özel sektörde kalabalık ortamlarda yakın temasta çalışanlar var. Maden ocakları, tekstil atölyelerinde toplu çalışmalar sürüyor. Emekçi, “ya iş, ya hastalık” ikilemi arasında. Evine ekmek götürmek, işinden olmamak için riski göze alıp çalışan emekçiler var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı son tedbirler arasında özel sektörde de esnek çalışma modeline geçilmesine ilişkin madde var. Ancak,  uygulanabilmesi için sıkı denetim şart.

Tehlikeli dönemin atlatılmasında işe son verilmesini yasaklayan, zor durumda olan vatandaşa belirli tutarda yardımın yapılmasına olanak sağlayan, temizlik işçisi, market çalışanları ve kuryeler gibi zorunlu çalışanlara ilişkin koruyucu tedbirlere,  kısa çalışma ödeneği süresinin uzatılmasına ve miktarının artırılmasına yönelik yeni ekonomik pakete ihtiyaç var. Krizi gerekçe göstererek işçini kovan işverene kesinlikle göz açtırılmamalı.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar