Ordu
DOLAR15.8769
EURO16.8435
ALTIN942.55
Sezai KESKİN

Sezai KESKİN

Mail: [email protected]

reader

FUTBOL KULÜPLERİ SATILSIN

Dünya futbol pastasının büyüklüğünü düşünecek olursak artık futbolun bir endüstriye dönüştüğü gerçeğini görmemiz gerekiyor. Çağımızın gereği bu. Sektörün şirketleri, tesisleri, çalışanları, hatta ihracatı var. Üstelik turizm, tekstil, ulaşım ve elektronik gibi birçok sektörü de doğrudan etkiliyor. Kitlesel iletişim araçlarının gelişimiyle beraber yerkürenin her noktasında popülerliğini arttırarak sürdüren futbol, ekonomi olarak diğer sporları geride bırakıyor.

Tüketim boyutlarını fark eden yabancı kulüpler dünyanın her yerinden taraftar kazanmanın yolunu keşfettiler. Futbol artık sadece spor değil, bir ticarettir. Taraftar ise artık ’müşteri’. Bugün Avrupa’nın dev kulüplerinin formaları, logolu ürünleri dünyanın dört bir tarafında satılıyor. Futbol ekonomisinin 'yelkenlerini' en fazla sponsorluk gelirleri, yayın gelirleri, gişe gelirleri ve forma satışları şişiriyor.

Avrupa’daki takımların neredeyse tamamı şirkettir. Oysa Türkiye henüz emekleme çağında bile değil! Ülkemizde futbol kulüplerinin şirketleşmemesi, Avrupa kulüpleriyle aradaki sportif ve ticari alandaki farkın kapanmasını imkansız kılıyor. Dernek statüsünde faaliyetlerini sürdüren kurumsallaşamamış kulüplerin rastgele koltuğa oturmuş şark kurnazı başkanlarca iyi yönetilmemesi iflaslara neden olabilmektedir. Çok ciddi aksaklıklara yol açan bu çarpık yapı değiştirilip kazanç amaçlı şirketleşmeye uygun bir zemin oluşturulmalıdır. Bu kabuk değişiminin takımlarımızı, bir kulüpten öte bir turizm elçisi misyonuna kavuşturacağına şüphe yoktur.

Ülkemizde stadyumların spor kulüpleri yerine devlete ait olması nedeniyle, satışa konan temel değer kulübün markası olmaktadır. Endüstriyel rekabette Batılı rakiplerinin oldukça gerisinde kalan kulüplerimizin gelişen piyasada daha etkin rol alabilmeleri, dış pazar pastasından pay kapabilmeleri köklü yapısal değişime bağlıdır. Bunun ilk adımı sahipli şirket modelidir.

Buna en güzel örnek İngiltere’dir. Ana Lig (Premier League) takımlarından Southampton, Manchester City, West Bromwich Albion yanı sıra ikinci ligde mücadele eden Aston Villa, Wolverhampton Wanderers ve Birmingham City’nin hisselerinin çoğunluk hissesi Çinli yatırımcıların elinde bulunuyor.

İtalya Seri A ekipleri Milan ve Inter’in çoğunluk hisselerini Çinliler satın aldı. Çinli şirketlerin, İspanya La Liga’da yer alan Atletico Madrid, Espanyol, Valencia ve Granada kulüplerinde ortaklıkları var. Çinliler, Fransız temsilcileri Nice ve Sochaux'nun bir kısım hisselerine sahip. Birçok örnek sayabiliriz…

 

Şirketleşmenin önemini sıralayalım. Birincisi şirket yönetim kurulu üyeleri yaptıkları veya yapmadıkları sebebiyle sorumludur. Şirket ortakları ve yöneticiler sistemin bir parçası olduğundan hisselerini devredecek yeni hissedar bulamadıktan sonra çekip gidemezler, hadi birini buldular devrettiler kendi dönemleriyle ilgili sorumluluklardan kurtulamazlar. Ömür boyu kendi dönemlerinin yükümlülüğünü çekerler. Yani, biri gelip kasayı boşaltıp, diğeri gelip cebini dolduramaz.

Avrupa'nın en borçlu beşinci ligi konumundaki Süper Lig'de kulüplerin kendi imkânlarıyla ekonomik sarmaldan çıkma imkânları yok. Borç batağında yuvarlanan kulüplerin mevcut haliyle sportif başarıyı yakalaması mümkün değil. Satış izni sadece Süper lig değil, her kategorideki Anadolu kulüplerini de kapsamalıdır. Toparlarsak, tek çare satış. Aksi takdirde kapısına kilit vurulmuş kulüp görüntülerine alışmalısınız. 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar