Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Hakları ödenemez…

Doğrusu böylesine zor bir mesleği yapmak herkesin harcı değil.

 

Ekmek parası uğruna adeta ölüme meydan okuyarak, yerin yüzlerce metre altında karanlık dehlizlerde yorulmadan kazma sallarlar.  Beklenmeyen grizu patlaması, göçükler sonucu ya yaşamını yitirir, ya da yaralı olarak saatlerce toprak altından umutla kurtulmayı beklerler. Bir avuç kömür uğruna canlarını verenlerdir onlar.

 

Yaptıkları son derece zor ve o denli tehlikeli işlerine rağmen düşük ücretleri aylarca ödenmez, sosyal hakları verilmez, sendikaya üye oldukları anda patronun iki dudağından çıkan sözle kendilerini kapının önünde bulur. Hem ölümü göze alarak çalışırlar hem de maaşları aksatılır, evine ekmek parası götüremezler.

 

Oysa, maden emekçilerinin parası anaların ak sütü gibi helaldir. Asgari ücretle çalışan yüzü kömür karası ile kaplı madencilerin haklarını ödemekten kaçınmak, işten çıkarılanların tazminatlarını ödememek ayıpların en büyüğü, kul hakkı yemektir. Tıpkı Çanakkale Yenice’de özel bir maden ocağında çalışan, ücretleri ve sosyal hakları keyfiyetten ödenmeyen, tazminatları verilmeyen maden emekçileri gibi.

 

Sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan arkadaşlarının işe iadesi, paralarının ödenmesi amacı ile kendilerini madene kapattı Çanakkaleli 33 emekçi. Bir hafta süren eylemleri, üye oldukları sendikanın desteği ve medyada yer alan haberler üzerine başarı ile sonuçlandı. Patron sonunda kabul etti taleplerini. Aslında, bağışta bulunmadı işveren. Emekçiler, direnerek aldı alın terlerinin karşılığını.

 

Buna benzer madenci eylemlerine Zonguldak’ta, Soma’da, Kütahya’da, Yeniçeltek’de ve diğer maden bölgelerinde zaman zaman tanık oluyoruz. Yasal ocakların yanı sıra kaçak işletmelerde emek sömürü üst düzeyde İşsizlik ve yoksulluktan ötürü yerin yüzlerce metre altında, saatlerce gün yüzü görmeden kazma sallayan garibanlar asgari ücretin altında kalan ücretle kaçak çalışıyor. Ne sigortaları ne de sağlık hizmetinden yararlanma olanakları var. Ölümü göze alarak sırf ekmek parası uğruna her türlü zorluğu ve tehlikeyi kabulleniyorlar.

 

İş cinayetlerine kurban olduklarında ıskalanan denetimler ve önlemler birden anımsanıyor, gündeme geliyor. Ne var ki, bir süre sonra yine unutuluyor. Oysa madencilerin iş cinayetlerinde yaşamlarını yitirmemeleri, haklarının zamanında ödenmesi için daha sıkı denetim ve önlemlere gereksinim var. Özellikle kaçak ocaklara göz yumulmamalı.

 Çalışma yaşamının en zor mesleğini yapan madencilerin sorunları bir
türlü bitmiyor, bitecek gibi de değil.
 

Çok kötü koşullarda  çalışmalarının tek nedeni evine para götürmek, çocuğuna okul harçlığı vermek. Kaçak olsun, kayıtlı olsun sorun çıkarmadan “ iş bulma” sevinciyle iniyorlar ilkel koşullardaki ocağa. Çünkü bölgelerinde yapacak başka iş yok.


Kömür emekçilerinin onarılamayan çalışma koşulları, ücretlerinin aksaması veya eksik ödenmesi, kayıt dışı çalıştırılma gibi sorunlar kâğıt üzerindeki yasalara karşın çözüm bekliyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün madencilerin çalışma koşullarını düzenleyen maddelerin  20 yıl sonra kabul edilmesine karşın denetimler yine savsaklanıyor, kaçak işyerleri hala faaliyette, kural dışı fazla mesai devam ediyor. Yani  ocaklar eski tas eski hamam. Nedense hep öteleniyor gariban emekçiler.
Ölümle her an burun buruna emek harcayan kömür işçiliği en zor ve saygı duyulması gereken meslek. Onların hakkı kolay ödenemez.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar