Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Halktan koptular

Sanırım AKP’nin İstanbul seçimlerindeki yenilgisinin önemli nedenlerinden biri de türbanlı bir kadının partili yetkililere yönelik , “Halk ile aranızdaki barikatları kaldırın”   sözlerinde karşılık bulan ifadedir.

Partili kadının uyarısı, 17 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin giderek halktan uzaklaştığına, iktidar gücünün oluşturduğu kibre, şımarıklığa, israfa ve tepeden bakmaya karşı gösterilen tepki aslında.

Gençliği, heyecanı, coşkusu ve toplumda yarattığı umutla iki seçimi de kazanan Ekrem İmamoğlu’nun başarısı elbette gölgelenemez.  Aday gösterildiğinde kimilerinin burun kıvırdığı, CHP tabanının “Nereden çıktı bu?” diye kaygılandığı Ekrem İmamoğlu, kuşkusuz kendini iyi anlatmanın, halkın gönlünü kazanmanın, içtenlikli konuşmalarının ve vaatlerinin, neredeyse her gün İstanbul’un altını üstüne getirerek seçmenin ayağına gitmenin karşılığını iki kez Belediye Başkanı seçilmesi ile aldı.

CHP tarafından aday gösterildiğinde ben de burun kıvıranlardan, “acaba tutar mı?” diyenlerdendim. Ancak, çalışmalarını izledikçe, halkla birebir gönülden iletişim kurdukça, dahası alçakgönüllü ve hoşgörülü tavırları ile benim gibi kuşkulu yaklaşanların sevgisini, saygısını kazandı. Siyasete uzlaşmayı, mütevaziliği, nefret yerine sevgi dilini egemen kıldı.

Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde başarılı çalışmalara imza atan Ekrem İmamoğlu, bileğinin hakkı ile gasp edilen İstanbul Belediye Başkanlığı mazbatasını geri aldı. Bu başarıya, çalışkanlığa hiç kimsenin söz söyleme hakkı olamaz zaten.

Asıl değinmek istediğim Cumhur İttifakı’nın iki kez seçimi yitirmesindeki nedenler.

Önceki yazılarımda da sürekli vurguladığım gibi ekonomik sorunlarla boğuşan alt ve orta gelirli insanların reaksiyonun yanı sıra, seçim çalışmalarında kullanılan nefret ve kutuplaştırıcı dil seçmeni AKP’den uzaklaştırdı.

Hele terörist başının mektubunun seçime üç gün kala kamuoyuna açıklanması, kardeşinin TRT ekranlarında görünmesi siyasi iktidara var olan tepkiyi daha da artırdı. Yurttaş, sert, kırıcı, ötekileştirici, küçümseyici dilden bıktı ve duymak istemiyor. Nitekim bu sözlere hoşnutsuzluğunu sandıkta 800 bin oy farkı ile gösterdi.

Türbanlı kadının dile getirdiği gibi, 17 yıldır iktidarı elinde bulunduran AKP ile halk arasındaki iletişim, bağ giderek koptu, aralarında barikatlar oluştu.

Halk, aldığı üç beş kuruşla burnundan solurken, iktidar yetkililerinin ve yandaşlarının gösterişli, abartılı lüks yaşamları,   aşırı harcamalar ve israflar sandığa yansıdı.

Pazarda 8-10 liraya satılan soğan ve patatesi almaya gücü yetmeyen dar gelirli kitle, israfı, şatafatı görünce isyan etti, bedelini oyları ile ödetti. Ocak ve temmuz ayında maaşlarına yapılan yüzde 4,5, 6 gibi son derece düşük ve komik zam hayat pahalılığı ile baş edemedi milyonlar.

Siyasi iktidar, halkın çektiği ekonomik sıkıntıyı doğru okuyamadı, göremedi. Aralarındaki bağ giderek koptu. Umarım, halkın verdiği mesajı doğru okur ve kendini sorgularlar.  Kadının sözleri ve seçmenin verdiği mesaj anlaşılmaz, barikatlar kaldırılmazsa gelecek seçimin sonucu da bundan farklı olmayacak kuşkusuz.

Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı genelge ile belediye şirketlerine yönetici atama yetkisinin belediye başkanlarından alınarak belediye meclislerine verilmesi, iktidarın CHP’li Belediye Başkanlarını çalıştırmamak, elini kolunu bağlamaktan başka bir şey değil.

Aslında bu tür tutumlar ve kararlar belediye başkanından çok, halkı cezalandırmak, iradesine saygı göstermemektir.  Bırakın başkanlar çalışsın, kente, yurttaşa hizmet götürsün.  Niye bunu önleyecek kararları hayata geçiriyor siyasi iktidar? Anlamak mümkün değil.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar