Ordu
DOLAR13.1175
EURO14.9402
ALTIN753.19
Hüseyin Ağaoğlu

Hüseyin Ağaoğlu

Mail: [email protected]

Has Bahçeli Devletin erken seçim günleri

Maalum bir zamanlar milliyetçi cephenin büyük bir inançla attığı bir slogan vardı. “Devletin başına Devlet gelecek”bu sloganla yeri göğü inleten, devletin güvencesi Devlet Bahçeli fikriyatını sürekli ön plana süren,partinin kurucusu merhum Başbuğun ardından,Milliyetçi Hareket partisinin şu an ki liderine sırf kafiye olsun diye mi, söylenmişti bu sözler...
Yoksa gerçekten bu inancın bu idealin gerçek olma ümidimiydi bu hareket...

Bunun böyle olmadığınını 17 haziran seçimlerinde görmüş olduk. Bu seçimde,koalisyon hükümetinin kurulması kararı alan seçmenin bu kararı sonucu ana muhalefet partisi liderinin, kurulacak olan koalisyon hükümetinin başbakanı olmasını Devlet Bahçeliye teklif etmiş, fakat Bahçeli bu teklifi elinin tersiyle iterek seçimlerin yenilenmesini istemişti.

Bahçelinin bu kararının sonrasında tekrar seçime gidilmiş MHP bu seçimlerde hem oy oranını hemde mevcut sandalye sayısını kaybetmişti. 

Bu haliyle;Devlet Bahçeli kurulacak olan koalisyon hükümetinin başbakanı olma şansını elinin tersiyle iterek, MHP seçmeninin ve bu davaya ömrünü veren ülkücülerin de iktidar olma heveslerini kursakların da bırakmıştı.

Devletin başına Devletin gelmek istemediğini anlayan ülkücü camianın ileri gelen yöneticileri biran evvel olağan üstü genel kurultayın yapılması için harekete geçmiş,yasal prosedürleri yerine getirerek bu kurultayın olağan üstü toplana bilmesi için yeter imza sayısına ulaşılmış fakat hareketin lideri Devlet Bahçeli bu başvuruyu görmezden gelerek mahkeme yolunu göstermişti. Kurultayın normal zamanın da yapılacağını erken bir kurultayın söz konusu olmadığını açıklamıştı...

Geçmiştede bir çok kez erken seçim kozunu öne süren hareketin lideri Devlet Bahçeli, kendi partisinde ki erken kurultay çağrısına adeta kulaklarını tıkamıştı.

Bu durum milliyetçi cepheyi ikiye bölmüş,hareketin lideri devlet bahçeliyi deestekleyen ülkücü camiayla, harekete geçmek lazım sloganıyla harekete geçerek MHP’nin iktidar olması için bu harekete yeni bir lider gerektiği düşüncesiyle olağan üstü kurultay talebiyle üst kurul delegelerinden imza toplayarak genel başkan adaylıklarını açıklayanlar Koray Aydın,Meral Akşener,Sinan Oğan ve Ümit Özdağ ın öncülüğün de,hareke geçmek lazım sloganıyla ayağa kalkan bu adaylar ve onların peşinden giden ülkücü camia...

Sonuç;kurultay yapmakta kararlı muhalif kesimin yeter sayısıyla birlikte  kurultay kararı almaları sonucu ilan edilen kurultay tarihin de ve saatin de orada toplanan partilileri polis,kurultay salonuna girememeleri için tomalarıyla salonun önüne barikatlar kurarak kalabalığa göz dağı verme çabaları demokrasiye inanmış insanların direnciyle karşılaştı.
Bu dirençle o kalabalık istese o salona her şeye rağmen girerdi. Fakat orada başka bir şey vardı. Oda sağduyuydu. 
Tomaların önünde,demir parmaklıklara sıkı sıkıya tutunarak o tarihi konuşmayı yapacak olan kişi Meral Akşenerden başkası değildi.”Eski bir içişleri bakanı olarak, Polisim le karşı karşıya gelmek istemem onlar benim evlatlarım”diyecek ve o alandan o kalabalığın olaysız dağılmasını sağlayacaktı.

Ne yazık ki! Bu azim ve kararlılıkla verilen demokrasi mücadelesi,üfürükten tayyare sebeplerle engellendi...

Bu sürecin sonun da yeni bir parti kurarak yollarına devam ederek tekrar harekete geçen, Türkiyenin neredeyse tamamında teşkilatlanarak kongre sürecine girmiş, bu süreçte tüm il ve ilçe kongrelerini yaparak,Ankarada yapılan büyük kurultay, yüzbinlerin ilgisine maruz kalınca olan oldu.
Bunu gören hareketin lideri harekete geçerek,erken seçim kozunu yine öne sürerek,dikkatleri bir anda üzerine çekmeyi yine başarmıştı...

Hareketin liderinin bu teklifi, ertesinde iktidar tarafından hemen kabul edildi.
Sanki daha önce provası yapılmış gibiydi.
Oysa ki aylardır yıllardır bu erken seçim söylentileri ortalıkta dolanırken iktidar sahipleri ne diyordu! Asla böyle bir şey gündemimizde yok! Hatta daha daha keskin ifadelerle buna rıza göstermenin mümkün olmadığını söyleyerek gayet net bir tavır ortaya koyuyorlar bu söylentileri şiddetle yalanlıyorlardı,milletin ve ülkenin gündemini bu tür gereksiz mevzularla işgal edilmemesi konusunda da tavsiye ve telkinler de bulunuyorlardı. Bugün bu erken seçim kararının ,ap ar topar alınması, bu milletin milli iradesine karşı yapılmış bir baskı ve bu baskıyla birlikte alınmış olan bir baskın seçim kararıdır...

Seçmek milletin tercihidir.
Demokrasi bu seçimin adil olması için ortam sağlayan sistemdir.
Cumhuriyet rejimin adı, bu ülkenin yönetim şeklidir.
Seçmenin oyuyla 24 haziran da yapılacak olan seçimlerin sonuçlarıyla iktidara gelecek irade bu konuda üzerine düşen sorumluluğun bilinciyle hareket etmeli ve bu dengeyi her zaman korumalı ve gözetmelidir.

Millet milli iradeyse eğer! Bu vatan; Bu iradeyi zamanın da canı pahasına göstererek muhafaza etmiş Atalarımız dan bize kalan bir emanettir. Emanete sahip çıkmak bu aziz milletin ve bizi yönecek olanların birinci vazifesidir.

Saygılarımla.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar