Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Ali KUTLU

Ali KUTLU

Mail: [email protected]

Haydi büyükler aşıya

Hiç şüphesiz aşılar insanlık tarihinin en etkili ve faydalı buluşudur.

 

Aşı karşıtlığı ve korkusu ilk uygulanan çiçek aşılarından itibaren, günümüzde sosyal medyanın da etkisiyle artan bir şekilde var olagelmiştir.

 

İki asır önce ineklerden elde edilen çiçek aşısına karşı olumsuz propagandalar yapılmış, gazetelerde yayınlanan vücudundan inek boynuzları ve toynakları çıkan insan karikatürleri büyük tereddütlere yol açmıştır.

 

Rusya'da çiçek aşısını ilk önce kendisi ile çocuklarında uygulatan II. Katerina, cesaretiyle salgının ülkesinde daha az kayıp vererek atlatmasını sağlamıştır. Bugün 30 çeşit hastalık aşılarla önlenebilmekte, yılda 15 bin çocuğun 13 farklı hastalıktan ölmesi engellenmektedir. Etkili bir COVID aşılamasıyla on binlerce insanın hayatının kurtulacağı ve pandeminin sonlanmasıyla ciddi ekonomik kayıpların önleneceği kesindir.

 

Aşı karşıtlığı sadece ülkemizin sorunu değildir. Aşı retleri sonrasında Avrupa'da bile yıllardır görülmeyen kızamık salgınları patlak vermeye başlamıştır. Kızamık deyip geçmeyin; Amerika yerlilerinin neredeyse kökünü kazıyan bu hastalık 80’lerde yılda 2,6 milyon ölümden sorumluyken son yıllarda dünya çapında aşı kampanyalarıyla ölümler yüzde 90'nın üzerinde engellenmiştir.


 

Günümüze benzer şekilde çocuk felci aşılarının kısırlık yapacağına dair olumsuz propagandalar 40 yıl önce de bazı çevrelerce yapılmış, ülkemizdeki yaygın aşılama faaliyetleri sonrasında çocuk felcinin kökü kazınırken, nüfusumuz neredeyse 2 kat artmıştır.

 

Özellikle Corona gibi etkili bir ilaç tedavisi olmayan viral enfeksiyonlarla mücadelede en etkili cevabı virüse duyarlı lenfositler ve antikorlarla güçlü immün sistem vermektedir.  Fakat bu yanıtın etkili bir şekilde ortaya çıkması için en az 10-14  günlük süre gerektirmektedir. İmmün sistemimiz virüsleri tanıyıp yanıt verinceye kadar maalesef birçok kişi mücadeleyi kaybetmektedir.

 

Zayıflatılmış veya ölü virüslerden hazırlanmış aşılar ihtiyacımız  olan süreyi ve silahları hastalık başlamadan önce savunma hücrelerini uyararak bizlere kazandırır.

 

Ocak 2021 itibariyle Sinovac firması tarafından üretilmiş zayıflatılmış Corona virüs aşısı ağırlıklı olarak aşılama faaliyetleri başlatılmıştır. Bu aşıların erken faz çalışmalarında diğer aşılar gibi güvenli olduğu ve güçlü bir antikor yanıtı oluşturduğu gösterilmiştir.


 


 

Özellikle Brezilya'da koruyuculuğun düşük çıkması çalışmaya büyük oranda sağlık çalışanlarının alınmasıyla açıklandı. Sağlık çalışanlarının yoğun enfeksiyon tehditti altında olması ve semptomsuz ve hafif semptomlu hastalara sık PCR bakılması sonuçları etkiledi. Türkiye' deki yüksek koruyuculuk oranı ise katılımcı sayısının azlığına bağlandı.

Firmanın faz III çalışmalarını açıklamaması, ülkelerin kendi çalışmalarını açıklamasına ve tüm bunlar kamuoyunda tereddütlere yol açtı.

 

Yüzde 50-91 aralığında farklı koruyuculuk rakamları bildirilmesine rağmen eldeki veriler aşının yüksek oranda  ağır hastalıktan koruyuculuğunun olduğu yönündedir.

 

Gönül isterdi ki ülkemiz daha yüksek koruyuculuğa sahip mRNA (Biontech, Moderna) aşıları alternatiflerine de sahip olabilseydi. Lakin kullandığımız zayıflatılmış virüs aşılarının olası bir mutasyonda etkinliğinin daha yüksek olması ihtimali  de bir avantajdır.

 

Söylenmek yerine elimizdeki imkanlarla bir an önce toplumumuzun büyük kesimini aşılamak zorundayız.

 

Zira pandeminin sönmesi için toplumun %65'inin virüse karşı bağışıklık kazanması gerektiğinden bahsedilirken şimdilerde %90 oranları telaffuz edilmektedir.

Yaşadığımız 2 dalga sonrasında toplumun yaklaşık %25'inin doğal bağışıklık kazandığını düşünürsek bu şekilde 3-4 dalga daha yaşamaya tahammülümüz kalmamıştır.

 

Aşı konusunda yapılan itirazların çoğunluğu katkı maddeleri konusundadır. Artık aşılarda koruyucu olarak civa kullanılmamaktadır. Aynı zamanda hayvansal jelatinin (domuz kaynaklı) ve yumurtanın Coronovac'ta kullanılmadığı açıklanmıştır.

Üretim safhasında kullanılan alüminyum ve formaldehit gibi katkı maddelerinin kat ve kat fazlasını zaten doğal çevreden ve gıdalardan alıyoruz. Aşılara yönelik bu endişelerle alakalı Türk Tabipler birliği hiçbir şüphe bırakmayan açıklamalarda bulunmuştur.

Aşılara bağlı ciddi yan etkiler ve alerjik reaksiyonlar çok nadirdir.

 

Alerjik yapımız ve ilaç alerjilerimiz olsa bile problem yaşamama ihtimalimiz çok yüksektir.

 

Pandemide herkesin 2 görevi vardır; Hasta olmamak, hastalığı yaymamak. Maske, mesafe, sosyal izolasyon da bir yere kadar.

 

Özet olarak elimizde güvenli ve etkili bir aşı var. Haydi büyükler aşıya.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar