Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Hekimlerin kaygısı…

Geçen ay gerileyen virüslü hasta sayısının yeniden tırmanışa geçmesi hekim ve bilim insanlarını kaygılandırmaya başladı.

İlk olarak İngiltere’de görülen, son günlerde Türkiye’de 23 ilde saptanan mutant virüs “üçüncü dalga mı geliyor?” sorusunu tartışmaya açtı. Diğer salgın hastalıklarda olduğu gibi, COVİD-19’un da değişime  (mutanta) uğrayacağından endişe ediliyordu. Ve korkulan oldu, dünyayı esir alan korona belası bu kez insanlığın karşısına kendini yenileyerek çıktı. Bu tablo karşısında aşılamanın hızla sürmesi bir kez daha kendini gösteriyor.

Bilim insanları ve hekimlerin açıklamasına göre, daha kolay bulaşabilen, hastalığın seyrinin uzun ve ağır seyretmesine yol açan mutant virüse karşı dünya aşamalı olarak ek önlemlerini hayata geçirmeye başladı. Ne var ki İngiltere’den yayılan değişime uğrayan virüs giderek her yerde etkisini gösteriyor, canlar alıyor. Sıkı önlem ve kısıtlamalara karşın,  Türkiye’de de değişim vakalarına rastlandı. Sağlık Bakanlığı, 23 ilde bu virüsün görüldüğünü duyurdu.

Mutant virüsün Türkiye’de olması salgının başından bu yana özveriyle çalışan, 350’yi aşkın arkadaşları hastalığa yenilen sağlık emekçileri ile hekimleri kaygılandırmaya başladı.  Hasta sayılarında yukarıya doğru bir hareketlilik olduğunu, sömestr tatilinden dönüşlerin başlamasıyla vaka sayılarının daha da artacağına işaret eden hekimler, okulların açılmasıyla hareketliliğin canlanacağına vurgu yapıyor.

Gerek okulların açılacak olmasından gerek toplumda bazı kesimlerin vurdumduymazlığından  gerekse mutant virüsten ötürü  mart ve nisan aylarında yoğun bakımların dolacağı endişesi egemen. Hatta, buna ilişkin İstanbul’daki hastanelere “Hazırlık yapın” mesajının iletildiği ileri sürülüyor. Nitekim İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu’nun kentte pozitif koronavirüs sayısının son hafta yükselme eğilimine girdiğini belirterek, Twitter’ dan “ Aman dikkat” paylaşımında bulunması kaygıları haklı kılıyor.

Çin’den aşamalı gelen aşı ile birlikte yaşlılar ve sağlık emekçilerinden başlanarak insanlar aşılanıyor. Virüse karşı bağışıklık kazanılması için toplumun en az yüzde 70’inin aşı olması gerekiyor. 84 milyona yaklaşan nüfusa mültecileri de kattığınızda 90 milyon kişiden en düşük 65-70 milyonun aşılanması gerekiyor. Her kişiye 2 doz aşı yapıldığı dikkate alınırsa, 120-130 milyon aşının gelmesi kaçınılmaz.

Yapılan anlaşmalara göre, bir aksilik olmazsa Çin’den 50 milyon aşı getirilecek. Bu sayı toplum bağışıklığı açısından yetersiz. Devlet yetkililerinin yapacağı görüşmeler sonucunda diğer ülkelerden getirilecek ve yerli üretimin piyasaya sürülmesiyle en az 70 milyon kişinin hızla aşılanması gerekiyor. Hele, mutant virüsün giderek yayıldığı ortamda.

Karşıtlar dikkate alınmadan sırası gelen her birey aşısını yaptırmalı. Bir yıldır dünyayı baskılayan, ekonomide, sosyal yaşamda ve sağlık alanında büyük aşınmalara yol açan salgının önlenmesi ancak önlemlere aksaksız uymak ve aşı olmak ile olası.

Bakmayın ve ciddiye almayın bazı sorumsuzları, tutumları ile toplumu tehlikeye atan, maske takmayan, kısıtlı günlerde sokağa çıkarak yürüyen ve eğlenen, temizliğe özen göstermeyen, mesafeyi koruyamayanlara. Onlar da zerre kadar vicdan olsa yanlışta ısrar etmez.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar