Ordu
DOLAR12.369
EURO14.0093
ALTIN713.05
Av. Cansın ÖZEL

Av. Cansın ÖZEL

Mail: [email protected]

HERKES BİR GÜN 15 DAKİKALIĞINA “HUKUKÇU” OLACAK (!)

Bildiğiniz üzere, ünlü sanatçı Halil Sezai, yaşlı bir vatandaşı darp ettiği gerekçesiyle tutuklanmış; hakkında hapis cezası istemi ile savcılıkça iddianame düzenlenmişti. Diğer yandan Kadir Şeker isimli genç, Özgür Duran isimli bir vatandaşı,( kız arkadaşına hakaret ettiği ve onu darp ettiği gerekçesiyle durdurmaya çalışırken çıkan arbedede) kalbinden bıçaklamak suretiyle öldürmüş ve bu sebeple yerel mahkemece 12.5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Her iki dava da, sadece ulusal basında değil; sosyal medyada da takip edilmekte olup; henüz kesinleşmemiştir.

Bu bağlamda, benim esas itibariyle dikkat çekmek istediğim husus, hukuki bilgiye sahip olmayan, dava dosyasını bilmeyen ancak sosyal medya hesabı bulunan herkesin yargılanan kişiler lehine ya da aleyhine yaptığı çağrı ve kampanyaların adeta “sosyal bir linç” malzemesi olmasındaki riski ortaya koymaktır.

Evet, özellikle mağdur olup; sesini soruşturma ya da kovuşturma aşamasında duyuramayan, adalet arayan kimseler için sosyal medya önemli bir mecra konumunda. Bu bağlamda, esasında unutulmaya yüz tutmuş, sümen altı edilmeye çalışılmış dosyaların, toplumsal baskı ile tekrar incelendiğine üzülerek tanık olmaktayız. Üzülmeliyiz, çünkü iddia konusu suçların araştırılması ve şüpheli şahıslar hakkında kuvvetli delillerin mevcudiyeti halinde tutukluluk da dahil, gerekli tedbirlerin alınması, sosyal medya kampanya ve çağrılarına gerek kalmaksızın kolluk, hakim ve savcılıklarca takip edilmelidir.

Diğer yandan, özellikle de ulusal basına konu olmuş davalara ilişkin her sosyal medya kullanıcısının kafasından çıkan bir sesin, yorumun, yapılan çağrı ve kampanyaların da “makul” olmadığı görüşündeyim. Keza, bir hukukçu bile, dosya içeriğini bilmediği bir dava hakkında yorum yapmamalı iken; hukuk bilgisi ve formasyonuna sahip olmayan, dosya içeriğindeki delil ve ifadelerden bihaber olan birilerinin dosyaya veya mahkeme kararına ilişkin çağrı ve kampanya yapmaya kalkışması, bu kampanya ve çağrıların büyüyerek mahkeme ve savcılıklar üzerinde psikolojik manada baskı oluşturması, hukuka, hakkaniyete ve adalete ulaşmada önemli bir engeldir.

Bu bağlamda, mağdurların sesini duyurma noktasında, konuyu basına ve sosyal medya kampanyaları aracılığı ile adli makamlara taşımayı gerekli ve faydalı görmekle beraber;  bir dosyanın adli makamlarca incelenmeye başlanması akabinde, hukuk eğitimi almamış, alsa dahi dosya içeriğinden bihaber kimselerin, adli makamlara müdahale mahiyetinde baskı oluşturmaları sosyal linçe ve bu linç neticesinde objektif ve tarafsızlıktan uzak, dolayısıyla da adil olmayan kararların alınmasına sebebiyet verebilecektir.   Sadece medyatik olduğu için, doğru ve objektif değerlendirmeden uzaklaşılarak verilen yanlış hükümlerin yalnızca ülkemizde değil; bilhassa ABD olmak üzere diğer ülkelerde de vuku bulduğu herkesin malumudur.

O sebeple, bırakalım, adli makamların verdiği kararlara ilişkin eleştirileri, dosyayı bilen taraf avukatları yapsınlar. Diğer türlü, Andy Warhol’un ünlü: “Herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak” sözünü; “Herkes bir gün 15 dakikalığına hukukçu olacak” şeklinde uyarlamak mümkün görünecek.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar