Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

Hor görme garibi…

Salgın döneminde sağlık emekçilerinin ardından halk için kelle koltukta koşuşturandan biri de onlar.

Her gün sokakta, caddede motorları ile siparişleri bir an önce yetiştirmek için slalom yaparak adeta zamanla yarışıyorlar. Öyle ki gidecekleri yere geç kalmamak,  patrondan fırça yememek için ekmek parası uğruna motorları ile neredeyse uçuyorlar. Yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen, evlere ve işyerlerine paketleri tez ulaştırmak için koşuşturan motosikletli kuryelerden bahsediyorum.

Onların ne denli önemli hizmeti yerine getirdiği bir yılı aşkın süredir dünya ile birlikte Türkiye’yi esir alan salgın döneminde net olarak görüldü. Zor dönemde kendilerine olan gereksinim giderek artıyor. Hem ihtiyaçtan hem de iş yokluğundan ötürü motokuryelerin sayısı 900 bini aştı. Ancak 100 bini kayıtlı, sigortalı. Geriye kalanı kayıt dışı emek harcıyor. Çoğunun da mesleki yeterlilik belgesi yok. Sektöre çeki düzen vermek için bu belgenin zorunlu olması şart.

Ağırlıklı olarak yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren motokuryelerin çoğunluğu sigortasız, asgari ücretin altında ücretle ve bahşişlerle çalışıyor. Büyük bölümünün bu işle ilgili ne deneyimi, ne bilgisi, ne sertifikası var. İşsiz gezen her genç kolaylıkla bu mesleği yerine getirebiliyor. Sektörde disiplin, denetim,  kural ve yaptırım yok.  

Salgının başladığı Mart 2020’den bu yana karıştıkları 63 bin kazada  193 motokurye siparişleri tez yerine ulaştırma kaygısı ile yaşamını yitirdi. Oysa salgından önce 19’u trafik kazalarında hayatını kaybetmişti. Bu da gösteriyor ki salgın ile birlikte motokuryelere yönelik talep arttı. Artan talep üzerine deneyimsiz kişiler sektörde çalışmaya başladı. Kuryelerin üzerinde teslimatlarla ilgili hız baskısı ortaya çıktı. Sonucunda ölümlü kazalar arttı. Kendilerine yönelik bir yasa ve düzenleme olmadığından sektör başıboş halde. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı geçen yıllarda  gerekli yasal çalışmaların başlatılması amacıyla çalıştay düzenledi. Ancak arkası gelmedi, unutuldu garibanlar.    

Motokuryeler zor görevi yerine getirmeye çalışırken ne yazık kapsını çaldıkları bazı yurttaşlar tarafından çirkin tutumlarla da karşılaşıyor. Öyleleri var ki, kapıyı bile açmadan siparişi eşiğe bıraktırıyor. İnsanlık dışı tutumlarını gayriahlaki boyuta taşıyanlar bile var. 

Salgın döneminde Adana’da bir apartmanın kapısına “Motokuryeler giremez” diye yazılar bile asıldı. Medyada haber olmuştu bu ucubelik. Kim bilir bunun gibi daha ne kadar yanlışlıklar yapıldı onlara. O denli korkuluyor, o denli çekiniliyorsa paketleri kim getirecek? Maskeni takar, mesafeni korur, siparişini alırsın. Karşısındakinin de insan olduğunu bilmeyecek kadar vicdan yoksunu bazıları. Aslında empati yapıp, kendilerini bu emekçilerin yerine koyup bir düşünseler. Kendi  çocukları da işsizlik ortamında motokurye olabilirdi. Nerede o anlayış ve empati onlarda.

Bırakın hor görülmeyi, bahşişi hak ediyor salgın emekçileri. Virüse yakalanma, trafik kazalarında yaşamlarını yitirme riskine karşı halka hizmet götürüyorlar. Bahşiş vermiyorsan bile hor görme garibi. 

 Ekmek parası uğruna kelle koltukta oradan oraya koşuşturan kuryeleri kayıt altına alacak, mesleki eğitimi zorunlu kılacak, sosyal güvenceye kavuşturacak, sektörü disipline edecek düzenlemenin yaşama geçirilmesi kaçınılmaz.

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar