Ordu
DOLAR9.4309
EURO10.9595
ALTIN546.41
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

İflah olmayanlar…

Kadın cinayetinde son günlerdeki artış toplumu kaygılandırmaya başladı.

Koronalı günlerin ardından yeni normale dönülmeye başlanılması ile birlikte psikopatların kadınlara yönelik saldırıları ivme kazandı. Yurdun her yanından gelen kadın cinayetleri ve şiddet haberleri yeniden gazetelerin üçüncü sayfalarını doldurmaya başladı.

Karşılıksız sevgi ile bağlandığı kadını sokak ortasında bıçaklayarak öldürenden tutun da arkadan gelip sessizce tabanca ile ateş ederek gencecik kızları hayattan koparan, evinin içine kadar girip boşanma aşamasında olduğu eski eşini saatlerce felç edene dek döven katiller arzı endam etmeye başladı.  Bozuk ruh yapısına sahip canilerin her an patlayacak saatli bomba gibi aramızda elini kolunu sallayarak dolaşması ürkütüyor, korkutuyor.

Kadın cinayetini işleyenlerin çoğunun 14 Nisan’da çıkan infaz düzenlemesi ile bir süre önce cezaevlerinden salıverilen sabıkalılardan oluşması dikkat çekici. Siyasi iktidar, virüsün yayılmasını da göz önünde bulundurarak ağzına kadar dolu olan hapishanelerin boşaltılması  için infaz düzenlemesinde değişikliğe gitti.  Adına her ne kadar “af “ denilmese de düzenleme ile 90 bine yakın mahkum salıverildi.

İnfaz düzenlemesinden yaralama, dolandırıcılık, hırsızlık, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, taksirle ölüme neden olmak gibi suçlardan hüküm giyenler yararlanarak tahliye oldu. Adi suçlu diye nitelendirilen kişiler özgürlüğüne kavuşurken,  sırf yazdığından ve düşüncesinden ötürü cezaevinde olan gazeteci, yazar ve bilim insanı düzenlemeden yoksun bırakıldı. Terör suçlaması ile hapiste tutulan yazan, çizen, okuyan ve araştıranların özgürlüklerine kavuşamaması toplumda burukluk yarattı.

Oysa, bu kişiler diğer teröristler gibi eline silah alıp adam öldürmedi, bir yeri bombalamadı, katliam yapmadı. Böylesi iğrenç eylemleri gerçekleştirseydiler hiç kimse onlara sahip çıkmaz, korumazı zaten.  Düşün insanlarının çeşitli suçlamalarla içeride tutulması hoş durum değil.   

CHP, ana muhalefet partisi olarak infaz yasasından tutuklu ve mahkum  olan gazeteci, yazar ve bilim insanlarının da yararlanması amacı ile Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Önümüzdeki  günlerde Yüksek Mahkeme’nin başvuruyu sonuçlandırması bekleniyor. CHP, başvurusunda adam öldüren, bombalayan teröristlerin infaz düzenlemesinden yararlanmamasına yönelik  dilekçe hazırladı. CHP’nin temel amacı fikirlerinden ötürü hapis olanların salıverilmesi.

Asıl değinmek istediğim, kısa süre önce özgürlüğüne kavuşan kadın katillerinin, hırsızların, dolandırıcıların, gaspçıların ve insan öldürenlerin yeniden suç işleyerek cezaevinin yolunu tutması. Devlet, onlara “iyi insan olun”, “bir daha suç işlemeyin” diyerek babalık yaptı, özgürlüğünü verdi.  Ama, yine bildiğini okudular, suç dosyalarını kabartmaya devam ettiler. Yani iflah olmadılar.

İflah olmayan gözü dönmüş katiller hapisten çıkınca acımasızca kadını dövüyor, sokak ortasında ve evde öldürüyor. Ruhlarına işlemiş canilik, kadın düşmanlığı, hırsızlık, gaspçılık. Ne kadar affedersen et, hoşgörü gösterirsen göster anlamıyorlar. Yürek burkan kadın cinayetleri iflah olmayanların insanlıktan sıyrılmalarından kaynaklanıyor.

Kadınlar, cinayetlere ve saldırılara karşı , “artık yeter” diyerek haykırıyor, sosyal medyada örgütleniyorlar. Başka kadınların sokak ortasında öldürülmemesi için daha sert önlemler hayata geçirilmeli. İflah olmayanların anlayacağı dil bu çünkü.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar